• $7,4167
  • €8,9818
  • 437.826
  • 1467
10 Mart 2016 Perşembe

12 Mart’ın gelişi 9 Mart’tan belliydi

Arka arkaya gelen siyah arabaların kapılarının açılıp kapandığı, inen subayların MGK toplantılarına giriş ve çıkışlarının televizyon haberlerinde baş sırada olduğu, sürekli ‘hükümetin hizaya sokulacağı duyumunun alındığı’, gazeteci kılığındaki muhbirlerin sarı basın kartıyla militarizme zemin hazırlığı türünden haberler yaptığı günlerin uzağındayız şimdi...

Her yönüyle bir mizansenin eksiksiz hazırlandığını, adeta sürekli oynanmakta olan tiyatrodan bir sahneyi hatırlatan o görüntüler nereye kayboldu? Oysa yakın zamana kadar ‘siyasi hayat üzerinde dolaşan bir hayalet’ gibi başta medya olmak üzere kamuoyunun gündemindeydiler.
Genç subaylar sık sık rahatsız olmakta, Silahlı Kuvvetler Birliği bildiriler yayınlamakta, emekli paşalar bu işin böyle gitmeyeceğine dair tehditler savururken, kuvvet komutanları sürekli olarak ülkenin çağdaşlaşma yolunda ilerlemesi için gerekli reformların yapılmadığından şikayet ederek, Atatürk ilkelerinden her nedense her zaman sapma eğiliminde görülen Büyük Millet Meclisi’ne muhtıra vermeye hazırlanmaktaydılar.

9 Mart çetesiyle 12 Mart çetesinin patronu aynıdır

12 Mart darbesinin kaynağı çok tartışılmış bir konudur. Mesela 12 Mart’ta Amerikan parmağı arayanlar, aslında ülkeyi bu müdahale sürecine getiren olaylar zincirinin 9 Mart’ta kendi parmaklarının işin içine sokulmasıyla ortaya çıktığını anlayacak durumda mıdırlar? “1965-1971 yılları arasında yaklaşık yılda %7 büyüyen, düşük enflasyon içinde yine yaklaşık %23’lük bir tasarruf oranıyla temel endüstrilerini kuran bir ülkede, tarımsal toplumdan sanayiye geçme konusunda ciddi atılımların yapıldığı bir dönemde bu darbe nereden çıkmıştır?”
68’olayları dünyanın birçok yerinde daha fazla özgürlük daha fazla bireysel taleplerle ortaya çıkarken, Türkiye’nin 68 kuşağı denilen gençlik hareketlerinin, ilginçtir ‘sosyalizm adı’ altında daha fazla ‘devletçilik daha fazla bireysel özgürlük düşmanı’ bir yöne kaydığı görülmüştür.
Bu sosyalizan hareketlerde sadece kapalı toplumun idealizasyonu yapılmayıp, aynı zamanda demokrasiye, halkın tercihlerine karşı da açık bir düşmanlık sergilenmekteydi. Daha da kötüsü; bu hareketlerin hem mücadele yöntemi olarak hem de söylem olarak militarist bir yaklaşımı benimsemelerinin, onların adeta devrimciliğinin göstergesi olarak görülmesiydi.

Nerede o eski cuntalar!

Bu yapıdaki örgütlenmelerin diğer bir hususiyeti ise askerle kurulan temastır. Türkiye’nin zayıf demokrasisine karşı kullanılan saldırgan dil, militarist söylemin sosyalizan sloganlarla iç içe geçmesi, 27 Mayıs darbesinden sonra başta medya çevrelerinde olmak üzere, aydın-bürokratik zümrelerde yerleşik hale gelen ‘seçimle gelenlerin kötü’ olduğuna dair neredeyse inanç haline gelen düşünceler, en örgütlü kurum olan ordunun içindeki bazı unsurların (devrimciler denilmesinden hoşlanan cunta mensupları veya çete) bu sosyal psikoloji içinde bulunan sol iddiasındaki örgütlere kolayca nüfuz etmesine yol açmıştır.
‘Ordu-gençlik el ele devrimci cepheye’ yürüyüşü başlamıştır. “Bu yürüyüşün hedefi 9 Mart’ta darbe yapmaktır, fakat yürüyüşün içindeki bazı unsurlar darbe tarihini erteleyerek randevuyu 12 Mart’a verirler ki 9 Martçıların örgütsel faaliyetleri adeta 12 Mart’ı hazırlamak, yani Türkiye’nin demokratikleşme sürecine darbe yapılmasına gerekçe olmak üzere planlanmıştır.”
Peki neden? Batı sisteminin patronajı, üstelik Soğuk Savaş ortamı içinde Sovyet Rusya ile ekonomik işbirliği yaparak İskenderun Demir Çelik Fabrikaları’nı kurmayı başaran, ilk büyük alüminyum tesisini Seydişehir’de üretime açan Türkiye’ye karşı tahammülsüz müdür? Tam bu noktada; demokrasi sayesinde hükümet olanlardan Batı’nın neleri istediğine ve 12 Mart Hükümetlerinin ilk icraatlarının ne olduğuna bakmak gerekmez mi? Aynı Batı sistemi şimdilerde Suriye’de Türkiye’yi Rusya ile karşı karşıya getirerek yine bir şeyler istiyor olmasın!

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yıldırım çarpmasının vücutta bıraktığı ilginç izler

Aizanoi Antik Kenti'nde ''Roma'nın sikke koleksiyonu'' bulundu