• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
29 Ağustos 2011 Pazartesi

Algıda birlik mümkün mü?

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Bazı sohbetlerde bazen söz  siyasete bir şekilde gelir. Ben de kadim meseleleri konuşup manaya dair derinlemesine bir sohbet yapıyorum. Ama rahat duramıyorum ve  bir şekilde sözü aklımın hep bir köşesinde olan mevzulara taşımaya çalışıyorum. Konularımız reel politik meselelerden uzak dahi olsa, arada bir sormadan edemiyorum. Misafirim gene böylesi bir sohbette baktı ki sözü güncel bir meseleye çaktırmadan taşıyıp ülkedeki gerilime dair ondan bir yorum bekliyorum, kısa ama özlü bir yorum yaptı.
'(...)Madem bir nehir gibi akan şu ülkenin mevcut geriliminden bahsediyorsun (ki ileride kısmetse daha etraflıca da konuşuruz) sana o nehrin içindeki hercümerce, çatışan unsurlara  birlikte bakalım'' dedi. Dış yüzden baktığında  insanlar birbirlerine benzerler. Suretleri yani görünümleri aynıdır. Herkeste iki göz, iki kulak, bir ağız var ve bu organlarda iş gören duyuların cevherleri aynı değil mi? Oysa insandaki algı en temelde ikiye ayrılır. İlki suretin manayı belirlediğini düşünenler, ikincisi de suretlerin manayı belirlediğini düşünenlerdir. Mana mı atadır? Suret mi atadır? Bu temel algı farkı insanları ikiye böler.
Önce manayı görenler indinde  suretler mananın çocuklarıdır. Kısacası suret farkları aynı mananın farklı çocukları olurlar. Bu durumda biz mananın çocuklarıyız. Onun için biz birbirimize akrabayız, biz kardeşiz derler. Her fırsatta kardeşliğin hakkını vermeye koyulur, bundan kendilerini mesul tutarlar. Hatta bunu Kuran'dan işitelim: Hepiniz Adem'in çocuklarısınız hepiniz kardeşsiniz. İşte bu hitap hem onların kulaklarında çınlar da yeri geldiğinde dillerinden de dökülür. Burada hem bir  haber veriş var hem de bir şart koşuş. Atasını Adem gören tüm insanları kardeş görür.
Adem'e yüklenen mana nedir?
Adem kendisine esma üretilen bir şahs-ı manevidir. Onun kişiliğidir tüm kadim değerleri toplayan ve onun hayatıdır tüm kadim değerlere tarla olan. Allah'ın o güzel isimleri (Esmaül Hüsna) Adem'in söz, fiil ve davranışlarından belirir. Hz.Peygamber, 'Kim bu güzel isimleri (Esmaül Hüsna'yı) hazmederse; hayatına yerleştirirse ona ismi azam verilir'' buyurmuştur. Ve yine 'Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim' buyurmuştur. İşte O ve onun mana yolunu tutanlar dünyaya geliş maksadını tamamlamış olanlardır. Onlar ademlik ağacının olgun meyveleri ve insanlığın gözbebeğidirler. Kim o hayatla onlara ortak olursa o Adem'dendir. İşte biz Adem'in çocukları, bu yüzden manayı evvel suretleri çocuk görürüz. Biz hiçbir suret görmeyiz ki aynı adem ağacının goncaları olduğumuzu hatırlamayalım.
Adem şahsı manevidir. İğreti her şeyden arındırılmış ve kişilik çemberi içine o güzel isimler yerleştirilmiştir. O şahs-ı maneviden olup bu manaya erişen kişinin görüşü bu yüzden değişir. Her mimi eliften görür, eliften sayar.(...)
Ben hemen atıldım, 'Orada dur! Mim ve Elif dedin ve sanırım gene çok kıvamlı bir örneğe gireceksin. Bir dur da bir sonraki yazımda anlatayım Elif ne Mim ne!''

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sivas'ta 388 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı

Balıkçıların buz tutan nehirdeki zorlu mücadelesi