• $7,4149
  • €8,9831
  • 437.707
  • 1467
24 Ağustos 2011 Çarşamba

Neden bu sıkıntı?

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Peyami Safa, 'Yalnızız' romanında 'olmak dramı' diye bir kavram kullanıyor. Yaşamda varlaşma kadar yoklaşma hamlesinin de olduğunu anlatıyor. Manaya dair hakikate dair arayışta bu bir anlamıyla sahiden de 'dram'...
İnsanlık sahnesinin bu tarihi evresinde olmak; farkındalık ıstırap verici. Misafirimle oruç vesilesiyle konuşurken söz memleket meselelerine; bölgemizde yaşananlara geldi. Zamanın insanlığa öğrettiği kadim değerler süzgecinden; evrensel bir bakışla, hiç sıfatlara ve öznelere dokunmadan sancımı anlayarak konuşmaya başladı.
'Madem güncel sancılardan bahsediyorsun. Bu sancıları yaşayanlar coğrafyamızın (Doğu'nun) insanları. Bir anlamda esaret altındakiler... Esaret ne ile sürer bilir misin? Esaret yozlaşma ile sürer... Gel sana bir oruç hikayesi anlatayım.'
Bir an güncel siyasi meseleler ve orucu bağdaştıramayıp, 'Açar mısın?' dedim. İslamiyet'in, ibadetin; olan biten siyasi gelişmelerle alakasını bir an kuramadım.
Bir bildiği var elbet deyip kulak verdim.
'Esarete itiraz bulunduğun hale itirazdır. Esaret altındakilerden her biri itiraz edip itirazın hakkını veriyor olsa o hal sürdürülemez.
'Sen neden esir oldun? Ve neden hala esirsin? Yozlaştığın için, kadim değerlerden uzak yaşadığın için esirsin. Geleceği düşünmediğin için esirsin... Zira günü birlik yaşıyorsun. Statün değişmiyor ki. Mesela işçi grev yapıyor. Ne oluyor? Pazarlık... Hadi aylıklar yükseldi. Sorun bitiyor mu? Karar verenlerle üzerinde karar verilen ayrımı devam ediyor.
Bak şimdi sana Kur'an'dan duyalım.
İsrailoğulları Babil'in işgali altında... İnliyorlar... İşaya peygamberden 'Sen bize Allah'tan bir kurtarıcı iste' diyorlar. O da diyor ki, 'Emin misiniz? Allah bir kurtarıcı yollarsa uyacak mısınız? İsrailoğulları ısrar ediyorlar. Aradan zaman geçiyor ve İşaya 'Allah size bir önder tayin etti. O Talut'dur. Talut'un peşinden giderseniz Allah sizi esaretten kurtaracak.' Diyor. Onlar bakıyorlar ve 'Bizim içimizde güçlü, olgun, mal mülk sahibi insanlar varken bu mu diyorlar.' Duygu, birikim tarafına bakmadan başka şeylere bakıyorlar. Esareti onaylıyorlar.
İşaya, 'Ben size söyleyeceğimi söyledim. Artık siz bilirsiniz.' diyor.
İsrailoğlulları, 'Madem önder o takip edeceğiz.' diyorlar.
Talut İsrailoğullarına, 'Nehrin öbür tarafında Calut var. Üç gün yol gideceğiz. Bu yolu giderken acıkıp susayacağız. Tek isteğim nehre varınca nehirden su içmeyin. Çok susayan ihtiyacı olan bir avuçtan fazla içmeyecek. İhtiyacınız kadar. Fazla içen nehri geçemez. Nehri geçen Calut'u ve ordusunu yenecek.'
Kur'an der ki: Onlar suya saldırdı. Çok az bir kesim suya dokunmadı. Onlar geçti karşıya... Biri Davut'tu...
Geçenler Calut'un ordusunu yendi. Gerisi helak oldu gitti.
Davut, Calut'u öldürdü ve Talut'tan sonra hükümdar olup İsrail devletini kurdu.
Şimdi o su ne? Akıp giden dünya menfaatleri... Ben onurlu bir toplum olacağım diyorsun.  Zafer kınadığı şeyi yapmayanlarındır. Ne istiyorsun adalet? O zaman zulümle alakan kalmayacak. Yardımlaşma istiyorsun... O zaman menfaatperestlikle aranda ilişki kalmayacak.
Şimdi bugünkü içini sıkan manzarayı bu aynadan gör de öyle yorumla bakalım... dedi.
Sustum. Bir dahaki yazıya inşallah dedim.

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...

Eren-5 operasyonunda 53 sığınak ile 62 depo kullanılamaz hale getirildi