• $7,3848
  • €8,977
  • 442.974
  • 1549.02
13 Ağustos 2011 Cumartesi

Oruç -2

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Misafirle sohbetime kaldığım yerden devam ediyorum. 'İbadetler beden diliyle yazılmış kitabelerdir' cümlesi, diğer birçok derin anlamlar içeren cümlesi gibi, bana çok çarpıcı geldi ve o cümlesini açmasını rica ettim. 'Oruç nasıl bir kitabedir, nasıl okunur?' Gene ufka baktı ve tane tane konuşmaya başladı:
'Evet oruç da Hakk'ın beden diliyle müminler üzerine yazdığı kitabelerdendir. O müminlerin bedenlerine açlıkla yazmıştır kelimelerini. O yazının mürekkebi müminlerin gönüllerinden akan muhabbet kanıdır. Ebediyete durmadan akar. Bedenleri açlık ve susuzlukla gümüşten heykellere dönmüştür. Asalet ve temizlik şiarları olmuştur. Gönülleri taa varlığın nihayetine (sidret'ül- müntehaya) kadar genişlemiştir de sığdıramadıkları kimse kalmamıştır. O yüzden herkes akraba olmuştur onlara. Her türlü ayrımcılıktan geçmişlerdir. 'İnsanlar Hakk'ın ailesidir' sözünü O oruçlular sultanının dilinden duy. Onların sözleri, tutumları ve davranışları hep o yakınlıktan belirir. Sürekli merhamet ve bağışlama üzeredirler. Hakk bela kalemini hep onların kanına batırır ve hayat levhalarına sadece rıza amellerini yazar. Onları görenler varlıklarından utanırlar. Onları seyredenlere tertemiz hayatlarından muhabbet akar. İşleye durduklarından dolayı görenlerin yüzlerine pişmanlık ve utanma yayılır. Ahdi misaklarını hatırlarlar, tövbelerini tazelerler. İşte onlar Hakk'a veli olmuşlardır. Kıymetleri bedelsizdir. Bunu Hz. Peygamber'in dilinden duy: 'Benim velilerimle bir saatlik beraberlik yetmiş yıllık ibadetten hayırlıdır' dedi sustu. Anladım ki oruçlu imsak ile iftar arasında sadece aç susuz durmaktan ibaret değilmiş. Oruçlu tüm varlığı ile kendini Allah'a, dolayısıyla varlıkla karşılıklı rızaya adanmış, bunu nefsinin tüm karşı çıkışlarına rağmen başarmış kişidir. Oruçluya 'Gümüş bedenli' benzetmesinin ne kadar yakıştığını hissettim. Ne kadar asil ne kadar vakarlı bir duruşu betimliyor. Onu açlıkla, susuzlukla ve bilmem kaç türlü haz hatırlatmaları ile onu kendi içinden amansızca sıkıştıran kendi öz nefsine karşı bu nasıl bir asil ve vakur duruştur. Kendi öz nefsine karşı bu başarıyı sağlayan tek bir duygu var o da iyiye, güzele, kısacası Hakk'a sevgi ve adanmışlık. Bu duygular müthiş bir hüzünle içimi istila ederken aklıma Hz. Peygamber'in: 'Oruçlunun ağız kokusu miski amberden daha hoştur' sözü geldi. Bunun bir benzetme olduğu belli de acaba o hoşluktan kinaye nedir? Merak edip sordum. 'Bunu zahir koku sanma dedi. Mümin temiz kişidir. Güzellik semasından beslenir. Tabii ki açlıktan meydana gelecek kokuya da tedbirleri vardır. Ama bu bir benzetmedir. Bak ki Hz. Peygamber o hoş manayı kendi zıddı olan kötü kokudan nasıl çıkardı. Allah da lezzetine doyamadığımız sütü kanla irin arasından çıkarmıyor mu?
Oruçluların ağızları hakikatin kapısı, dilleri bülbülü Şeyda zikridir. Dinleyenleri doğruluk ve iyiliklerle şad eder. Hakk onların ağızlarından yayılan kokuyu misk-i amberden güzel saydı. Zira dillerinden Hakk'ı tespih ve tasdikten başka ses duyulmaz.'

<p>Fiziksel şiddetin kadının bedeni üzerinde geçici ve kalıcı hasarlar bıraktığının altını çizen Der

Kadına şiddete dur de!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi

Caddebostan Sahili kırmızıya bürüdü