• $13,4621
  • €15,2634
  • 800.499
  • 1945.07
28 Ocak 2017 Cumartesi

Yeni sistem tartışmalarında gerçeği çarpıtanlar…

Anayasa değişikliğinin referandum süreci başlamak üzereyken, değişikliğin özüne ilişkin hepimizin son derece titiz ve ayrıntılı bilgi ve bilinç sahibi olmamız gerekiyor. Zira değişikliğin ruhunu, anlamını, doğasını anlamadan sadece şekli hususlar üzerinden yeni sistem önerisini anlamak ve anlamlandırmak mümkün değildir. Üstelik yeni sistem önerisine karşı olanların önemli bir kısmı meseleyi; ideolojik saplantılar, “Erdoğan düşmanlığı”, küresel baronların maşalık görevinin gereğiyle ele almaktalar.

Bu davranışla yaklaşanların dilinden düşürmedikleri vurgu; yeni sistemde rejim değişikliği yaşanacak yani cumhuriyet yıkılmış olacak, tek adam saltanatına geçilecek, hiçbir şey hiçbir şekilde ne sorgulanabilecek, ne denetlenebilecek, böylece sistem adeta monarşiye dönüşmüş olacak. Değişimi bu biçimde takdim etmek, özellikle strateji derslerinde okutulacak düzeyde tam bir algı yönetimidir. Olmayanı varmış gibi göstermek, neyin doğru olduğu değil halkın neye inandırıldığı anlayışını benimsemek, halkı bilerek yanıltmak, kara propagandanın tekniklerine bel bağlamak ve böylece algıyı gerçeklerin önüne koyarak halkı aldatmaktır.

Önerilen değişimin bırakınız cumhuriyetten kopuşu, aksine tam da cumhuriyetten beklenenlerin yani halkın iktidarını, milletin hükümetini, gerçek anlamda, kurumsal düzeyde ve süreklilik içinde kimsesizlerin kimsesi olacak bir cumhuriyetin inşasıdır. Önerilen değişim; devleti; bürokratik oligarşinin elinden alıp, halkın denetimine ve iradesine bağlayan bir mekanizmanın adıdır.

Yeni sistemde; yürütme, yasama ve yargı arasındaki ilişki, değişim karşıtlarının iddia ettiğinin aksine kuvvetler birliği değil, her kuvvetin kendi içinde daha fazla güçlendiği bir değişim anlayışıdır. Örneğin yasama 3 konuda yürütmeyi kuvvetli bir biçimde denetleyecektir. Birincisi; yürütmenin bugünkünün aksine bütçe dışında kanun tasarısı sunma hakkı olmayacaktır. Böylece Meclis gerçek kimliğine kavuşarak özgürce kanun yapma işlevine kavuşarak, cumhurbaşkanını denetleme, sınırlama gücüne kavuşacaktır. İkincisi; yürütmenin yani cumhurbaşkanın bütçe konusundaki kanun teklifini reddetme hakkına sahip olacak, geçici bütçe önerisini de reddederse cumhurbaşkanının yürütme gücünü, geçen yılın bütçesiyle sınırlı hale getirecektir. Böylece yasama yürütmeyi bu yolla da denetim altında tutabilecektir. Üçüncüsü ise; bugünkünün aksine cumhurbaşkanının suçlanması ve yargılanması mümkün hale gelecektir. Bu konuda yasama yani Meclis’in; cumhurbaşkanı ve bakanlar hakkında Meclis araştırması yapması, görüşmesi, soruşturması, yazılı soru sorması mümkün olacak ve böylece yasama yürütmeyi bu yolla da denetleyebilecektir. Unutmamak gerekir ki, bugün cumhurbaşkanı hakkında vatana ihanet suçu dışında soruşturma ve yargılama yapılamamaktadır. Kısacası, yeni sistem de cumhurbaşkanının bugüne kıyasla yetkileri daha fazla artırılmamış ama hukuki sorumluluğu genişlemiştir.

Yargı ise yeni sistemde; yasama ve yürütmenin doğrudan halk tarafından seçilmesiyle ortaya çıkan çifte meşruiyeti tamamlayan bir nitelik kazanacaktır. Yargı konusunda atama yetkileri doğrudan millet adına güçlü meşruiyet temelinde gerçekleşecek.

Milletin en azından %51 inin oyunu, onayını almış olmak, çoğulculuğun yaşanması anlamına gelir. Böylece yargıda da yürütmenin çoğulculuğa dayalı iradesi ve meşruiyeti doğrudan yansıyacak ve böylece iradesini milletten almayan dar kadro hareketleri, çıkar odakları, vesayet unsurları yargıda yer tutamayacak, yargıyı ele geçiremeyecek. Bu durum bireysel liyakat esasının uygulanmasına imkan tanıyacak, yargının bağımsızlığının yanı sıra tarafsızlığının da pekişmesine zemin hazırlayacak.

Sonuç olarak yeni sistemde; halkın siyasetini esas alan, ülkenin tüm sosyolojik birikimini kıymetlendiren, devleti bürokratik hantallık ve oligarşik karakterden kurtarıp kerim devlet anlayışını kurumsallaştırmak esas olacaktır.

Ve herkes millet iradesine saygı göstermeyi öğrenecek, millet dışında onun iradesine kilit vuracak, memleket ve millet çıkarlarına aykırı millet dışında hiçbir kontrol, denetleme mekanizması hayat bulamayacak.

Söz de, karar da, denetimde millette olacak…

<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uzmanı  Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı araç içinde

Yolda kalan sürücüler araç içinde ne yapmalı?

256 yaşında ölen adamın sırrı açıklandı!

Rusya'nın en korkutucu köyü! Kimse gitmeye cesaret edemiyor

Akbabalar evcil köpeklerin peşine düştü! Korku dolu anlar