• $12,4032
  • €14,0152
  • 713.114
  • 1776.41
28 Şubat 2017 Salı

Hükümet kurma krizleri tarihi ve referandum

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin öngördüğü en önemli husus, siyasi iklimin değişimidir. Siyasi iklimin öznesinin aracısız, doğrudan millet olmasıdır. Yasamayı da, yürütmeyi de doğrudan halkın seçmesi, iradenin milletin uhdesinde kurumsallaşmasıdır. Sözün de, kararın da, denetimin de millet de olmasıdır.

Bu değişen iklimi doğru anlayabilmek için önce millete güvenmek esastır. Millete güven duymayanın bu değişimin ruhuyla, iklimiyle uyumlu olması mümkün değildir. Vesayet kurumlarıyla millet iradesini kontrol edenlerin, milletin kararlarına güven duyması da çok güçtür. Bu mahfillerin yeni sistemden çok rahatsız duymalarının nedeni budur.

Yeni sistem önerisinde tüm erklerin meşruiyet kaynağı doğrudan millettir. Bu nedenle yeni sistemde millete güvenmek şarttır. Bu nedenle de millete güven duymayanların bu değişime evet demesi zordur. Bu durum esasen bir zihniyet değişimini gerekli kılar. Millet iradesine ayar verebilecek, kontrol edebilecek mekanizmaların sistemden sökülmesine destek olmayı zorunlu kılar.

Türkiye’nin siyasi yaşamında aslında “hükümet kurma krizleri tarihi “ başlıklı bir bölüm vardır. Bu durum, seçim sandığından tek başına iktidar olunamama durumunda ortaya çıkar. Hükümet kurmanın sancıları başlar ve bu durum çoğu zaman bunalımlı geçer. Bu durumda zorlamalar öne çıkar, kriz koşulları yaşanır. Bu noktada koalisyon formülleri devreye girer. Bu formüllere ilgi duyan, üreten ve takip eden çok olur. En çok da siyaset dışı aktörlerin, çıkar çevrelerinin pozisyon almaları, formül üretiminde etkin olmaları dikkati çeker. Pazarlıklar başlar. Bakanlık sayıları ve onun uzantıları, bürokrasi üzerinden paylaşım öne çıkar. Bu arada ülke ve millet menfaatleri tamamen unutulur. Halk unutulur, millet iradesi unutulur. Pazarlıklarda, paylaşımda sorun yaşanmaması için bakanlık sayıları ülke ve millet çıkarına göre değil paylaşım tatmini için artırılır. Bu noktada siyasi mühendislik projeleri ve kapalı kapalı arkası aktörler işbaşı yaparlar. Türkiye’yi içeride idare edip dışarıdan yönetebilmenin esasına göre zayıf, kırılgan, ürkek koalisyon adıyla kontrolü başkalarının elinde olan sözde hükümetler kurdururlar. Çoğu kısa ömürlü olur. Zira zorlamalarla, millet iradesine dayanmayan yapay formüllerle üretilen bu hükümetlerin uzun soluklu olması doğası gereği zaten mümkün olamaz. Millet dışı senaryoların hükümranlığında, pazarlıklar güdümünde sağlıklı, istikrarlı hükümetler hayal hale gelir. Parlamento bu amaç için oyun alanına çevrilir. Kısacası ölümü gösterip sıtmaya razı edebilmenin stratejisi uygulanır.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, hükümet kurma bunalımlarını, krizlerini ortadan kaldırıyor. Doğrudan milletin belirlediği hükümet kuruluyor. Cumhurbaşkanı ekibiyle geliyor. Ekibiyle halka hesap veriyor. Ekibiyle gidiyor. Millet iradesine bağlı olmayan hiçbir kadro hareketi, çıkar grubu, derin/paralel gizli yapılar devlet bürokrasisine çöreklenemiyor.

Sık sık vurguladığım gibi yeni modelde yürütme tıpkı bir orkestra gibi işlev üstleniyor. Cumhurbaşkanının yönetiminde bir büyük orkestranın tüm enstrümanları ve onun en mahir icracıları yer alıyor. Orkestranın tüm enstrümanlarının yetenekli icracılarının ürettiği çok sesliliğin, ahenkli, disiplinli, herkesi kucaklayan, akortlu ortak sesini orkestra şefi, geleceğe taşıyor, başarıyı süreklileştiriyor, kalıcılaştırıyor, yön veriyor, vizyon belirliyor.

Cumhurbaşkanı tıpkı orkestra şefi gibi, tüm ekibiyle değer buluyor, tüm ekibiyle başarıya imza atıyor. Önderlik, liderlik meziyetlerini ekibinin liyakatıyla taçlandırıyor.

Millet olarak bize de bu tabloyu kıymetlendirmek, sınava tabi tutmak düşüyor… Ne sözü, ne kararı ne de denetimi hiç kimseye kaptırmadan, ortak etmeden…

Kısa bir not: Ordu üzerinden hiç kimsenin oyun tezgâhlamaya kalkmamasını, 15 Temmuz direnişinden dirilişe doğru millet olarak dimdik ayakta olduğumuzu 28 Şubat’ın utanç dolu mazisinin yıldönümünde hatırlatmak isteriz…

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Fenerbahçe'ye İzmir'de coşku seli

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor