• $9,2665
  • €10,7341
  • 525.547
  • 1414.21
6 Mayıs 2015 Çarşamba

Başkanlık sistemi cumhuriyetçidir

Seçim gündemi, gündelik siyasetin ateşli söylemleri ve polemiklerince belirlenirken, seçimin “gündelik” olmayan, sisteme dair boyutlarını konuşmaya koyulalım. Bu şekilde hem seçimden kopmamış, hem de temel sorunları gözden kaçırmamış oluruz.

“Başkanlık sistemiyle padişahlık hedefleniyor!”
Bu iddiayı çokça duyduk. Seçim çalışmalarında da vatandaşların bu iddiayı ciddiye alıp sorduklarına şahit oluyoruz.
AK Parti’nin seçim beyannamesinde hükümet modeli olarak başkanlık sisteminin öngörüldüğü bilinmekte. Hatta 2011 seçimleri sonrasında Meclis bünyesinde oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunulan metinde de başkanlık modeli esas alınmıştı. Ancak bugün yeni metin ve öneriler hazırlamış durumda. Beyannamenin temelinde bu yeni metin ve öneriler yer almakta.
Beyannamede “devlet başkanının halk tarafından seçilmesi” esası kabul edildiğine göre, başkanlık sistemiyle padişahlığın hedeflendiğini söylemek çok mümkün görülmüyor. Çünkü hanedanlıkta (padişahlık, krallık, şahlık vs) devletin başı seçimle değil, bir hanedana mensup olmayla belirlenir.
Dolayısıyla başkanlık sistemi doğası gereği cumhuriyet olmayı gerektirir. Zira devletin başında bulunan ve devleti temsil yetkisini haiz kişinin seçimle işbaşına gelmesi, doğası gereği hanedanlığı imkansız kılar. ABD İngiltere’ye karşı bağımsızlık mücadelesi verirken, İngiltere parlamenter bir hükümet modeline sahipti. Bunun gereği olarak da iki başlı yürütme uygulaması yerleşmiş durumdaydı. Savaşın kazanılmasının ardından, ABD’de, kral gibi güçlü olmakla birlikte yetkilerini halktan alan ve halkın seçeceği bir devlet başkanına ihtiyaç duyulmuştu.
Yine bilindiği gibi, parlamenter sistemin tarihsel kökeni, şahsı manevisi kutsal ve sorumsuz olan kralın varlığıydı. Yani kral hesaba çekilmeyeceğine göre, onun yerine yetkisini halktan alan birilerinin yetkilendirilmesi, ardından hesaba çekilebilmesi gerekiyordu. Bu da 16. yüzyıldan itibaren “kabine” olacaktı. Bu kabine de tabii ki parlamentonun içinden çıkacaktı. İşte ABD’liler İngiltere’ye karşı bağımsızlık savaşını kazandıktan sonra, geleneksel olarak hanedanlığın varlığının zorunlu sonucu olan kabine sistemine de ihtiyaç duymadılar. Başkan halk tarafından seçildiği için hanedana ihtiyaç duyulmamış, hanedan olmayınca, kabineye de ihtiyaç duyulmamıştı. Bu mantık sistemi parlamenter sistem yerine daha özgün, ABD’nin ihtiyacına en uygun bir hükümet modelinin doğmasına yol açtı. Bu başkanlık sistemiydi.
Yani başkanlık sistemi aslında hanedanlığa, yani padişahlığa karşı duyulan tepkinin ifadesiydi.
Padişahlık ile yönetilen ülkemizin 1923 sonrasındaki tercihi olan cumhuriyet yönetimi, bu yüzden başkanlık sistemiyle çatışma ihtimali bulunmayan tek hükümet modelidir.
Parlamenter sistemlerin büyük bir kısmı monarşiyle yönetilirken, başkanlık sistemlerinin tamamı cumhuriyettir.
Şöyle de diyebiliriz: Başkanlık sistemi isteyenlerin cumhuriyetçi oldukları kesin ama parlamenter sistem talebinde bulunanlar için aynı kesinlik söz konusu değil.

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi