• $7,5251
  • €9,0223
  • 410.424
  • 1538.04
19 Nisan 2011 Salı

Hasta hakkını savunmak hekimliğin gereğidir

Başbakan, demokrasinin vazgeçilemez 'örgütlenme ve grev hakkını' kullananları, 'ideolojinin deli gömleği giyen zihniyetleri' diye tarif etse de 19 ve 20 Nisan'da Türkiye'nin 'Beyaz Gömlekli Sağlık Çalışanları' toplumun sağlık hakkı için greve gidiyorlar.
Çünkü 'hasta haklarına dayanan kamusal sağlık hizmeti anlayışını' piyasacı sağlık sistemine karşı savunmak hala hekimlik etiğinin gereği...
2011 yılında 40 milyar dolar büyüklüğüne ulaşan özel sağlık sektörünü cansiperane destekleyen devlet, özel sektörün toplam cirosunun yüzde 40'ını sağlarken, sağlık çalışanlarının iş onurunu ve mesleki özerkliğini korumak kendilerine düşüyor.
Küresel tekellerin pazarda katlanamadığı, bireysel özerk işletme 1800 muayenehane sahibi doktoru diline dolayan Sağlık Bakanlığı'nın destekleriyle 'esnek ve güvencesiz' 190 bin çalışanın doldurulduğu 40 milyarlık pazar önümüzdeki yıl da yüzde 15 büyüyecek...
Sağlık Bakanlığı'nın güdümünde toplanan güvencesiz, kadrosuz hekimler, sadece 118 bini kamuda çalışan 'taşeronlaştırılmış' sağlıkçılar, kamu hastane ve üniversiteleriyle özel sektöre devredilecek 'kaynak aktarımına' dahiller...            .                         
Eğer siz de önümüzdeki on yıl içinde 'genel tababet bilgisinden yoksun, yüksek puanlı cerrahi girişimlerin ve tetkiklerin 'gerçek tıp tedavisi' olduğuna inanarak yetişmiş doktorun önünde, yetersiz ve güvenilirliği kuşkulu tedavi hizmetini satın almak istiyorsanız bu grevi desteklemeyin...
Ama 'sağlık hizmetinin ertelenemez ve çoğu zaman 'yenilenemez', ikame edilemez dramatik niteliğini idrak etmişseniz,  Beyaz Gömleklilerin 'sizin ve çocuklarınızın sağlık hakkını' savunduğunu anlamışsınızdır...
Çünkü hekimliğin değerini hastaya yapılan işlemlerin kayıtlardaki pahasına göre bir işlemler toplamı belirliyor yoksa işletme 'kar edemiyor'...
Performans sisteminin devreye girmesiyle 2002'de 1.5 milyon olan operasyon sayısı, 2009 yılında 4.5 milyona yükselmiş!
Ve ilaç tüketiminin yine aynı yıllarda 750 milyon kutudan 1.5 milyar kutuya çıktığını görünce, ilaç tekelleri ve küresel sağlık zincirleri için neden cazibeli bir tüketim pazarı olduğumuzu anlayalım...
Bu yüzden Kartal Özel Hastanesi'ndeki sağlıklı bebekler, prematüre servisinde üst üste yığılıp yatak maliyetlerine eklenip sonra hemşire lojmanına kaçırılıyorlar.
Afyon'da gezici özel hastanenin köylerden toplayarak ameliyat ettiği yeşil kartlı kataraktlı yaşlılar topluca kör oluyorlar.
Bu arada 'halk sağlığı ve koruyucu hekimlik', dönüşen sisteme uyumsuzluğundan tıp tarihimizin eskimiş ders notlarında kalırken, her aşaması 'topluma dayanan tıp eğitimi', işletmeleşen üniversitelerde ikinci sırada bir etkinlik artık...
Ve sizler araştırma yapmamış, makale okumamış, klasik hekimlik geleneğinden uzaklaşmış, meslektaşlarından daha fazla hasta bakma yarışına girmiş hekimlerin acaba kaçıncı sıradaki hastası olmayı istersiniz?  
Ya da paranızın yettiği 5. sınıf bir hastaneden bütün katkı payı cebinizden çıkarak birkaç dakikalık bir 'sağlık malı' almayı mı istersiniz...

<p>Ermenistan üzerindeki küresel güç mücadelesinin uzun süreceğini söyleyen Altınbaş Üniversitesi Öğ

Ermenistan'daki durum kimi, nasıl etkileyecek?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi