• $7,3591
  • €8,9083
  • 410.537
  • 1528.82
12 Nisan 2011 Salı

12 Nisan: Askeri harcamalara karşı hayır

NATO'nun Libya'ya düzmece 'insani müdahale' ya da 'sivilleri kurtarma' gerekçeli 'askeri operasyonu' aslında 1 trilyon 531 milyar doları aşan silah harcaması yapan küresel sisteme 'havalı bir gösteriydi'.
Nitekim hava saldırısı başladıktan bir gün sonra dünya silah devlerinin kağıtlarını piyasalarda kimseler tutamıyordu.
Askeri uçak, helikopter ve savunma sistemlerinin tartışmasız silah devi Boeing'in hisseleri kalkışa geçmiş, yüzde 6.14 değer kazanarak, piyasa değerini 2 milyar 695 milyonluk artışla 55 milyar dolara çıkarmıştı.
30 milyar dolarlık cirolu İngiliz BAE Systems'in hisseleri yüzde 6.36 yükselişle en karlı kağıtlardı. İtalyan 20 milyar dolar cirosuyla Finmeccanica ve Lockhead Martin ile tedarikçileri Honeywell, Northop Grumman değerlerini katlayıvermişti.
Operasyondan bir hafta sonra 15 silah şirketinin değerleri toplam 10.8 milyar dolar artmıştı. 
Elbette Libya semalarında 195 sorti gerçekleştiren savaş uçakları ve füze sistemleri üreticilerinin kendi aralarındaki amansız rekabet sır değildi. Mesela ne yapıp yapıp acel tecel harekata katılan Fransa, Rafale uçakların performansını küresel müşterilerine tanıtma imkanı buldu.
İsveç SAAB'ın İngiliz BAE ile ortak ürettikleri Gripen savaş uçakları ise 'sabırsızlıkla' NATO'nun kendilerine görev vereceği zamanı bekliyorlar. Ayrıca Libya'nın silah ihracatçıları İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya 600 milyon dolarlık pazarlarına bomba yağdırarak karlarını bir de böyle katlıyorlar.
Geçen ay silah ambargosu başlayana kadar Kaddafi, bu ülkelerin en kalantor müşterisiydi.
Ve Kaddafi'yi şimdi 'deli, cani, diktatör' diye suçlayanlar ya da 'halkına katliam' yaptı diyen 'demokrasi kumkuması' ülkeler, bir ay evveline kadar takır takır satış yapıyordu.
ABD Kongresi'nde Libya'ya 'liste başı uçak olmak üzere silah satma' görüşmelerine de harekat dolayısıyla ara verilmişti.   
Libya'yı ' performatif silah fuarına' çeviren silah endüstrisi, 2000 yılına göre askeri harcamalarını yüzde 50 artıran dünyadaki müşterilerini de etkilemiş olmalı.
İngiliz, Alman, İtalyan, İspanya ortak yapımı Tornado'lar ile F-15 ve F-16 belli ülkelerde muhakkak ya 'modernizasyon' ihtiyacı ya da 'talep' yarattılar.
NATO güçlerinin silahları, SIPRI'nin (Uluslararası Barış Araştırmalar Enstitüsü) son raporuna göre, 1 trilyon 531 milyarlık dev pazarın 2011 model mallarıydı.
Ve Ortadoğu, Asya, Kuzey Afrika ve Latin Amerikalı ülkelerin siparişlerini kesinleştirmiş olmalılar. Özellikle Brezilya ve dünyadaki silahın yüzde 9'unu alan Hindistan'a savaş uçağı satmak için Eurofighter grubu (İtalya, İspanya, İngiltere ve Almanya) Fransa, ABD ve İsveç'le kıran kırana mücadele ediyorlar.
Diğer taraftan 11 Arap ülkesinin SIPRI raporuna göre en çok silahlanan ilk 20'de yer alması, herhalde Arap coğrafyasındaki gelişmelere bakınca kimseyi şaşırtmamıştır. 
Sonuç olarak karşımızda özünü savaş endüstrisiyle kuran kapitalizmin savaş teknolojisinin ardına saklamış 'barbarizm' duruyor.
Hala ahlaki bir zafer kazanamayan dünyanın adaletsizlikler tarihine günümüzün taşeron kavramları 'demokrasi' ve 'özgürlük' ziyadesiyle hizmet veriyor.
Daha fazla saflığın alemi yoktur, 'askeri harekatları' yani savaşı savunmak, küresel silah endüstrisinin gönüllü propagandistliğinden başka bir şeye tekabül edemiyor.

<p>'Yıl 1908... Osmanlı topraklarında ikinci Meşrutiyet ilan edilmişti ve Meclis'i Mebusan o günkü a

Bunlar kimin milletvekili?

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik