• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
05 Nisan 2011 Salı

Zehirli 'ticari sırlar da' hukuken açıklanamaz

Latin Amerika'da askeri cunta dönemlerinden sonra yapılan anayasa değişikliklerinin merkezine 'toplumun gerçekleri öğrenme' ve 'bilgi edinme hakkı' alınarak, kirli yakın tarih temize çekilmeye çalışılmıştı.
Türkiye ise son anayasa değişikliğinin 'demokratikleşme','şeffaflaşma' vaatlerini olumsuzlarcasına vatandaşın 'bilgi edinme hakkını' ustalıkla yeni metne adeta gömdü.
Üst kurullara devredilmiş yeni model 'yönetişim' devleti, ülke sınırları içinde 'kapitalist aktiviteyi' kollamak, 'sırları' kendinden menkul 'ülke güvenliğimiz' adına vatandaşa 'bilgi edinme hakkını' teslim etmemişti... 
Anayasanın 'Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı' diye tanzim edilen 74. maddesinde kupkuru bir ifadeyle 'bilgi edinme hakkının' geçmesi yeter de artardı bile...
Geçen hafta gazetelerdeki bir haber 'bilgi edinme hakkının' sınırlarını aşikarca önümüze koydu.
Zaten vatandaş olarak ne katliam tarihimiz ne de cunta tarihimizin derinliklerine ilişkin 'bilgi edinme hakkımız' mevzubahisti...
'Devlet vatandaşa hesap mı verir kibri büyütülürken' bu defa konumuz yediğimiz içtiğimizle ilgili 'zehirli sırlardı'. 
Avukat Erol Çiçek, Tarım Bakanlığı'nın 2009'daki gıda denetimlerine ilişkin haberler üzerine 'ürünleri sağlığa zararlı çıkan firmaların isimleri ve ürünlerini' bilgi edinme hakkını kullanarak öğrenmek istemişti.
Tarım Bakanlığı ise Erol Çiçek'e 'Mahkeme kararı olmadan firma isimlerini veremeyeceğini, bakanlığın yetkisi bulunmadığını' bildirmişti. Çiçek de 'Bakanlığın bilgilerini açıklamamasının halk sağlığını olumsuz etkilediği' gerekçesiyle dava açtı.
Ve Ankara 6. İdare Mahkemesi, 'halk sağlığını ilgilendiren hususların ticari sır olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığına' karar verdi. Mahkeme kararı gereğince bakanlık 'bu zararlı ürünleri ve üretici firmaların listesini'
Çiçek'e 'kişiye özel' gönderdi...
24 sayfalık 'zararlı ve zehirli' liste şimdi Erol Çiçek'in elinde ama biz bu listeyi öğrenemiyoruz.
Çünkü firmalardan izin alınmaksızın yayınlanamıyor.
Bu 'sağlığa zararlı ürünlerin' üreticileri ve isimleri 'ticari sır' kapsamına alınarak, bu ürünlerin ne olduğundan habersizce satın alıp tüketenlerden saklanıyor.  
İçeriğinde 'bakteri, kükürt dioksit, domuz ve tek tırnaklı hayvan eti, zirai ilaç kalıntısı, metil alkol, aflatoksin, benzoik ve sorbik asit' gibi zehirli, kanserojen, kimyasal madde taşıyan ürünlerin ticari itibarı devlet sırrına denk gözetiliyor...
24 sayfalık 1.171 gıda örneğinin 'ölüm listesi' uzayıp gidiyor.
Yoğurt, tavuk eti, beyaz peynir, dondurma, kırmızı et, tereyağı, pekmez, pul biber, Antep fıstığı, tuz, armut, çilek, domates, kurutulmuş meyve, rakı ve balda yok yok...
Gazetelerin büyük reklamverenlerinden olan gıda devlerinin baskısı ile sağlıksız ürün üreten firmaların ticari itibarını koruyarak her türlü kirli gıda haberini ve raporunu 'sırlaştıran' devlet gizliliğiyle, ülkemiz tam bir temiz gıda cenneti gibi sunuluyor.
Artık devletin birincil ödevi, kamu sağlığının yerini alan tüketici algısı ve pazarını korumak...
Bizler de sözde 'açık toplum' gerçekte 'tüketici' kimliğimizle şeffaf devletin kararlarına katılım sürecimizi 'soru sormadan', 'bilgi edinme hakkını' fazla kurcalamadan 'zehirli sırları' tüketerek sürdürelim.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı