• $7,3822
  • €8,9795
  • 442.255
  • 1547.38
23 Ocak 2011 Pazar

Gümrüksüz satısta yabancıya kıyak

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Gümrüksüz satış mağazalarında (free shop) pek çok tür ürün satılır. Özellikle iç piyasada vergiler nedeniyle yüksek fiyattan satılan ürünler, bu mağazalarda son derece ucuz olarak satışa sunuluyor. Bu mağazalar gümrük antrepo rejimi kapsamında yer alan 'özel antrepo' niteliğinde olduğu için buralarda yapılan satışlar üzerinden vergi alınmıyor. 'Free shop' ismi de buradan geliyor. Vergi alınmadığı için bu mağazalar 'tax free shop' olarak adlandırılıyor.

SATILACAK MALLARIN TEDARİKİ
Gümrüksüz satış mağazalarının vitrinlerini süsleyen malların yurtiçi veya yurtdışından alınması mümkün. Bu mağazaları işletenler, fiyat, kalite, kar oranı gibi kriterleri dikkate alarak malların nereden alınacağına kendileri karar veriyorlar. Cari açığın ciddi bir sorun olduğunun yetkililerce kabul edildiği ülkemizde, söz konusu malların iç piyasadan alınması son derece önemli.

Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere alınan mallarda, malın alışı sırasında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulanmıyor. Sadece ÖTV değil, Katma Değer Vergisi (KDV) de söz konusu değil. Alış sırasında vergi ödenmediğinden mallar satıcıya görece ucuza geliyor. Bu malların satışında da vergi uygulanmadığından, özellikle alkollü içkiler, sigara gibi yüksek oranda vergi uygulanan ürünlerin satış fiyatı iç piyasaya göre ucuz oluyor. Yapmış olduğumuz açıklamalar, gümrüksüz satış mağazalarının yurtdışından tedarik ettikleri ürünler için geçerli.

MALLAR TÜRKİYE'DEN ALINIRSA
Yukarıdaki açıklamaları okuduğunuzda, bu mağazaların iç piyasadan yapacakları tedarik için de benzeri bir ayrıcalık uygulandığını düşünebilirsiniz. Ancak, durum düşündüğünüzün tam tersi...
Normal koşullarda, free shopları işletenlerin satışa sunacakları malları iç piyasadan almaları beklenir. Alıştaki kolaylık, lojistik ve bunların da ötesinde 'ulusal bilinç' bu beklentinin sebepleri arasında gösterilebilir.
Gümrüksüz satış mağazalarında satışa konu olacak mallar iç piyasadan alındığında ÖTV ödenmesi gerekiyor. Ödenen ÖTV'nin satıcıya iadesi de söz konusu değil. Olay sadece ÖTV ile de sınırlı değil. Gümrüksüz satış mağazalarının satışa sunmak amacıyla iç piyasadan aldıkları mallar için KDV de ödemeleri gerekiyor. Ödenen bu vergiler doğal olarak satış fiyatına yansıyor ve mal nispi olarak pahalı hale geliyor.

NE YAPILMALI?
Ticaret yapanların temel amacı kazanç elde etmektir. Bir satış işleminde kazanç elde edilmesinin yollarından birisi de, satışa sunulacak malı ucuz almak. Siz free shop işletmecisi olsanız bu şartlarda vergiler nedeniyle pahalıya mal olan iç piyasa malı mı, yoksa vergi uygulanmayan ithal malı mı alırsınız? Tahmin ettiğiniz gibi, tercihler doğal olarak ithalattan yana oluyor. Bunun tek sebebi de vergiler. Bir ülkenin vergi yasalarında, koruma anlamında bir ayrımcılık yapılacaksa bu iç piyasa lehine olmalı. Korumadan da vazgeçtik, en azından eşitlik ilkesinin uygulanması gerekmez mi?
Gözden kaçtığını düşündüğümüz bu duruma ilgililerin kayıtsız kalmayacağına en küçük bir kuşkumuz yok. Bu tuhaf durumun düzelmesi için basit bir yasal düzenleme yapılması yeterli. Üstelik önümüzde bir fırsat da var. Önümüzdeki günlerde TBMM'de görüşülmesi beklenen 'Torba yasa' görüşmelerinde verilecek bir önerge ile ÖTV ve KDV kanunlarında yapılacak değişiklikle çifte standart uygulaması giderilebilir.

Ölen sigortalının primlerinin iadesi
Kız kardeşim 30 Kasım 2009'da vefat etti. Emekli olmasına 8 ay vardı. İsteğe bağlı sigortalı olarak primlerini aksatmadan ödemekteydi. Toplam 13 bin liranın üzerinde prim ödendi. Bu paranın bize, yasal varislerine geri ödenmesini istiyoruz. Kardeşimin varisleri ben ve annemdir. Ben Bağ-Kur emeklisiyim. Annem ise kendi annesinin Emekli Sandığı maaşını almaktadır. Kardeşimin primlerini annem ödüyordu, kardeşimin bir geliri yoktu. Lütfen nereye ve nasıl başvurmak gerekiyor, bu parayı nasıl geri alabiliriz? SSK Unkapanı'na müracaat ettik, paranın ödenmeyeceğini, Bağ-Kur'dan cenaze yardımı alabileceğimizi söylediler. İnternetten paranın iade edilmesi gerektiğini belirten bilgiler buldum. l Banu Ergüder

İnternetten ulaştığınız bilgi, bizim 12 Mayıs 2009 tarihli AKŞAM'da yazdığımız 'Ödenen primler hangi durumda geri alınabilir?' başlıklı yazımız.
Yazımızda da belirttiğimiz gibi ölüme bağlı toptan ödeme; sigortalının ölümü halinde, ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda söz konusu oluyor. Yani ölen sigortalının sigortalılık süresinin ve prim ödeme gün sayısının ölüm aylığı bağlanması için yeterli olmaması halinde, hesaplanan ölüm toptan ödeme tutarı, hak sahiplerine (sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına) kanunda belirtilen hisseler oranında paylaştırılıyor.

Anneniz Emekli Sandığı'ndan, siz Bağ-Kur'dan emekli aylığı aldığınızdan, hak sahibi olamıyorsunuz. Zaten hak sahibi olsaydınız, toptan ödeme yapılmayıp, aylık bağlanması gerekirdi. Ancak cenaze yardımı alabilirsiniz. Bunun için kardeşinizin isteğe bağlı sigortalı olduğu SGK Müdürlüğüne başvurmanız gerekiyor.


Yarar yoksa tespit davası açılamaz

Tespit davasına ancak hukuki ilişkiler konu olabilir. Tespit davasının açılabilmesi için hukuki yarar şarttır. Hukuki yarardan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması ve halihazırda hukuki korumaya ihtiyaç duyulması şartlarının birlikte bulunması gerekir. Eda davası açmanın mümkün olduğu durumlarda tespit davası açılamaz. (Yargıtay 7. H.D. E: 2009/7998, K: 2010/1637)


GÜNÜN SÖZÜ

'Cahil insan kendisine bile düşmanken başkasına dost olması nasıl eklenir.' (Sokrates)

<p>Dünyanın pek çok yerinde şehir yönetimleri marka olabilmek için birbirleriyle yarışıyor. Gastrono

Taşradan Türkiye'ye açılan bir edebiyat penceresi: İkindi Yazıları...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Şentop'u ziyaret etti

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında