• $7,3757
  • €8,9854
  • 443.195
  • 1551.57
25 Ocak 2011 Salı

Defterlerin kapanış tasdikini unutmayın!

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Ticari işletmelerin tutmak zorunda oldukları defterler ve bunların tasdikine ilişkin hükümler hem Vergi Usul Kanununda (VUK), hem de Türk Ticaret Kanununda (TTK) yer alıyor. Tutulması gereken defterler için açılış tasdiki, ara tasdik ve kapanış tasdiki olmak üzere üç tür tasdik söz konusu...

Açılış tasdiki, defterler kullanılmaya başlanılmadan önce yaptırılan tasdik olup hem VUK hem de TTK açısından zorunlu...

Ara tasdik, VUK'da düzenlenmiş olup, tutulmakta olan defterlerin ertesi yılda da kullanılacak olması halinde, defterlerin kullanılacağı dönemin ilk ayı içinde yaptırılan tasdik işlemi...

Kapanış tasdiki ise TTK'ya göre defterlerin kullanıldıkları dönemin sonunda yaptırılan tasdik işlemidir.

Defterlerin açılış tasdikinin yaptırılmaması, hem vergi hem de sosyal güvenlik uygulamalarında idari para cezası uygulanmasını gerektiriyor. Kapanış tasdikinin yaptırılmamış olması ise başta defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmemesi olmak üzere birçok olumsuz sonuç doğuruyor. Bu nedenle de kapanış tasdiki, en az açılış tasdiki kadar önemli.

KAPANIŞ TASDİKİ
VUK'a göre zorunlu olmayan kapanış tasdiki, TTK'da yer alan bir zorunluluk olup, sadece yevmiye ve envanter defteri için söz konusu.

TTK'ya göre, yevmiye defterinin yeni senenin Ocak ayı sonuna kadar notere ibraz edilerek, kapanış tasdikinin yaptırılması gerekiyor (TTK md. 70). Buna göre, 2010 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin, içinde bulunduğumuz Ocak ayı sonuna kadar yaptırılması gerekiyor.

Envanter defterinin ise Mart ayının sonuna kadar envanter işlemleri tamamlanarak, notere ibraz edilmesi ve kapanış tasdikinin yaptırılması gerekiyor (TTK md. 72).

KAPANIŞ TASDİKİNİN ÖNEMİ?
Defterlerin kapanış tasdikinin yaptırılmamasının doğuracağı olumsuz sonuçları şöyle sıralamak mümkün;

- TTK, Kanuna uygun olarak tutulan ve birbirini teyit eden ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılmasına imkan tanıyor (TTK md. 85). Kapanış tasdiki de kanuni bir zorunluluk olduğundan, kapanış tasdikinin yaptırılmaması halinde söz konusu defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılması mümkün olmaz.
- TTK'da, Kanunda sayılan defterleri hiç veya Kanuna uygun şekilde tutmayanların ağır para cezası (adli para cezası) ile cezalandırılmaları öngörülmektedir (TTK md.67/3). Kapanış tasdiki de Kanunda öngörülen bir zorunluluk olduğundan, bu zorunluluğa uymayanların adli para cezası ile cezalandırılmaları söz konusu olabilecek.
- İcra İflas Kanununa (İİK) göre, ticari defterlerini hiç ya da Kanuna uygun olarak tutmayanlar, iflas ettiklerinde, 'taksiratlı müflis' sayılmakta ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılmaktadırlar (İİK md.310/5). Dolayısıyla söz konusu hüküm, gerekli defterlere kapanış tasdiki yaptırmayanlar açısından da geçerli.
- İİK'nın 285. maddesine göre, konkordato talep eden borçlunun İcra Tetkik Merciine vereceği konkordato projesine ekleyeceği cetvelde, TTK'nın 66. maddesi gereğince tutulması zorunlu defterlerin hepsinin tutulmuş olup olmadıkları gösterilir. Defterlerine kapanış tasdiki yaptırmayan tacir, defterlerini Kanuna uygun tutmamış sayılacağından, konkordato talebi reddedilebilir.

Sekiz yılık yetim aylığı alınabilir mi?
Dedem 2002 yılında vefat etti. Yaptığımız araştırmada SSK'dan 302 gün, Bağ-Kur'dan 5 yıl 11 ay sigortası olduğunu öğrendik. Bağ-Kur'a 500 lira borcu var. Ayrıca 4 yıl askerlik yapmış. Annem dul olduğundan, müracaatımızı yaptık. Anneme bu şartlarda hangi kurumdan maaş bağlanır ve 8 yıllık alınmayan maaşı toplu olarak alabilir mi? Server Aybek
Dedeniz son defa hangi kurumda (SSK, Bağ-Kur) sigortalı idiyse, annenize o kurumdan aylık bağlanır. Sorunuzdan son defa Bağ-Kur sigortalısı olduğu anlaşılıyor. Ancak aylık bağlanabilmesi için annenizin sigortalı bir işte çalışmıyor veya kendi çalışmasından dolayı emekli aylığı almıyor olması, bir de dedenizin Bağ-Kur borcunu ödemeniz gerekiyor. Askerlik borçlanması yapmanıza gerek yok.
Bağ-Kur Kanununa göre aylık bağlanma hakkının doğduğu tarihten beş yıl geçtikten sonra talepte bulunulması halinde ölüm aylığı talep tarihini takip eden aybaşından itibaren başlar. Ancak 5510 sayılı Kanuna göre hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenilmeyen kısmı zaman aşımına uğruyor. Bize göre başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık aylığın alınması mümkün.

GÜNÜN SÖZÜ
'İnsanlar aya benzer; kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır.'  Mark Twain

<p>Iraklı yetkililer intihar saldırılarının art arda gerçekleştiğini ve saldırganların Tayaran Meyda

'Bağdat'taki saldırıda DEAŞ ihtimali güçlü'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler