• $8,5128
  • €10,2752
  • 499.334
  • 1441.33
14 Mayıs 2016 Cumartesi

Kadın seyyahlar

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Son yıllarda kadınlar da erkekler kadar çok seyahat ediyor. Hatta kendini seyyah olarak tanımlayan kadınların varlığını biliyoruz. Gerek gruplar eşliğinde, gerekse güvenlik tedbirleri alınmış halde, tek başlarına seyahatlere çıkıyor kadınlar... Öyle ki, uzaya turist olarak giden dördüncü kişi de Müslüman bir kadın. Yani kadın seyyahlığının sınırları dünyayı da aşmış durumda.
Kadınların tek başına seyahati söz konusu olduğunda, güvenlik, finans ve dini hükümler ilk akla gelen konular oluyor. Her şeyden önce Kur’an’da ‘Yeryüzünü dolaşın’ girizgâhıyla başlayan nice ayet olduğunu biliyoruz. (Bkz. Mülk, Enam, Ankebut Sureleri) Ve bu ayetler, kadın ve erkek ayrımı yapmadan insanı muhatap alıyor. Öte yandan İslam Peygamberi’nin kadınların seyahatiyle ilgili yaklaşımına dair şöyle bir rivayet mevcut; ‘Adiy b. Hâtim anlatıyor: Ben Peygamber'in (s.a.) şehrinde iken ona birisi gelip yokluktan yakındı, sonra bir başkası gelip haydutluklardan yakındı. Bunun üzerine Hz. Peygamber bana dönerek sordu:
- Adiy, Hîre şehrini gördün mü? (Hîre, Irak'ta, Kûfe'ye üç mil mesafede eski bir şehir).
- Hakkında bilgiler aldım ama onu görmedim.
- Eğer ömrün uzun olursa, devesine binmiş bir kadın yolcunun, Allah'tan başka hiçbir kimseden korkusu olmaksızın Hîre'den kalkıp, Kâbe'yi tavaf etmek üzere yolculuk edeceğini kesin olarak göreceksin!
Bu diyalog, İslam Peygamberi’nin kadınların yalnız başına seyahat edebileceği adil, huzurlu ve güvenli bir toplum var etme yolundaki öngörüsünü göstermektedir.
Fakat elbette gerek yaşadığımız çağda, gerekse tarihte bu ufka zaman zaman yaklaşılmış, zaman zaman ondan uzaklaşılmıştır. Ne yazık ki, bugün öyle yolculuklar var ki, kadınlar bir yana, erkekler için dahi tehlikeli tuzaklarla dolu…
İslam tarihinde varlığını bildiğimiz kadın seyyahları, müstakil bir yazı konusu olmak üzere şimdilik bir kenara koyalım ve 19.yy’da Batılı kadın seyyahların varlığına bir bakalım. Lady Montagu, Julia Pardoe, Sophia Lane bunlardan ilk akla gelenler… Sophia Lane, Arapça-İngilizce sözlük yazarı, 1001 gece masallarının mütercimi Edward Lane’in kız kardeşi olup, bir süre Kahire’de yaşamıştır. Edward Lane’ın giremediği yerlere girebilmiş, Mısır haremini gözlemleme fırsatı olmuştur. Keza Julia Pardoe iki yıl babasına eşlik etmek suretiyle Osmanlı topraklarına seyahatlerde bulunmuştur. Lady Montagu ise, diplomat olan eşine refakat etmiştir. 19.yy. İngiltere’sinde kadınların hakları için mücadele ettiği, hatta Virginia Woolf’un ‘Kadının Kendi Odası’nı yazdığı bir dönemde Osmanlı kadınlarının sahip olduğu haklar, özgürlükler yer yer onları şaşırtmıştır. Bu yönüyle kadın seyyahların anlatıları, daha çok erkekler tarafından kaleme alınan oryantalist anlatıları sarsan imgelerle doludur. Kadınların sahaya çıkmasıyla Doğu’ya bakış yeni bir soluk kazanmıştır. Gündelik hayatta kadınların yaşamına, toplumsal izdüşümüne dair farklı şahitlikler olmuştur. Öte yandan kadın gözlemciler, pek çok alanda kültür ithal etmişlerdir. Erkek kardeşini çiçek hastalığına kurban veren Lady Montagu, Osmanlı hekimlerinin kullandığı çiçek aşısını ülkesine taşımıştır.
Daha pek çok örnekle zenginleştirebileceğimiz seyahat tarihçesi de gösteriyor ki, yeryüzü, kadın ve erkeğin birbirini tamamlayarak okuyup yorumlayacağı kapsamlı bir kitaptır.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı