• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
19 Ekim 2013 Cumartesi

‘Bugün ömrümüze işaret koyacağımız gündür’

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, arefe günü Arafat’ta etkili ve anlamlı bir dua yaptırdı. 
Duanın kullukla ilgili kısmını bir kenara bırakıp, metnin satır aralarında yer alan bazı küresel ve toplumsal atıflardan ve iletişim dilinden söz etmek istiyorum. 
Dua gündelik hayatımızla sıkı bağları olan bir arz-ı hal idi. Kelimeler sorunlarımızın tam ortasından seçilmişti. Öyle ki kısa bayram sohbetlerimize de girmiş bazı toplumsal sorunların ardındaki anahtar kelimeler duanın dokusunu oluşturuyordu; ‘Irkçılık, ayrımcılık, kimlik, sömürgecilik’ gibi kavramlar, 
İslam dünyasındaki zihniyet sorunlarına dair önemli atıflardı. Suriye demeden Suriye’yi, Mısır demeden Mısır’ı, ülkemizdeki kimlik tartışmalarını işaret etmeden bir arada yaşayabilme çabalarımızı hatırlattı. 
Dua bu yönüyle, yeni bir din dili için atılmış özgün ve zarif bir adımdı. Zira şimdiye kadar dinin hayatımıza dahil oluşu 
herşeyin direkt söylendiği bir iletişim/iletişimsizlik dili ile gerçekleşiyor, derin hakikatler günah ve sevap şeklinde mazbut 
bir dini terminolojiye sıkıştırılıyordu. Oysa tefekküre davet eden bu sanatkarane iletişim dili ve üslubu, çağımız insanının din ile kurduğu ilişkiyi onaracak mahiyette. 
Duanın ezber bozan bir diğer tarafı, dini yaşantıyı, özellikle de Haccı hep yaşlılıkla özdeşleştirmiş yaygın toplumsal anlayışı ters-yüz eden ‘Hayatının baharını yaşayan gençlerimizle Sana geldik’  ifadesi idi. Haccı insanın hayatla bağının zayıfladığı yaşlılık dönemine ait bir ‘ritüel’ olmaktan çıkarıp, hayata adeta kılavuzluk edecek bir milad olarak gören tutkulu bir sözleşmeyi ifade ediyordu bu cümle; ‘Bugün artık, bugünden önce ve bugünden sonra diye ömrümüze işaret koyacağımız gündür’. 
‘İktidar, güç tutkusu, hırs, ihtiras ve kibir’ gibi nefsani kavramların da altının çizildiği dua, gösteri  toplumunun temel sorunlarına da atıfta bulundu. İhtiras ve kibrin toplumsal hayatımıza bulaştırdığı hastalıklara dair sarsıcı hatırlatmalar yaptı. Başkan Mehmet Görmez’in Mekke’de yaptığı bir başka açıklamada da dile getirdiği ‘lüks Haclar çoğaldıkça Haccın ruhunun zayıfladığı’ yorumuna bir arka plan çerçeve çizildi. 
Aslında duaya konu olan tüm nefsi temayüller, gündelik hayatımızı istila eden zaafların Hac’daki tezahürleriydi. 
Zira gündelik hayatta beş yıldızdan aşağı inmeyen özlemlerimiz Hac’da da doğal olarak beş yıldızlı bir tercihe dönüşüyordu. Gündelik hayatta dozunu ayarlayamadığımız teknoloji bağımlılığımız orada da Rabb ile aramıza giren bir araç haline geliyordu. 
Bu noktada, duaya amin demiş insanlar olarak hepimize özeleştirinin kapısını aralamak düşüyor. 
Zira Arafat’ta yapılan duanın yakarışa konu olan tüm başlıkları hepimizin gündelik fiillerinin toplamından oluşuyor. Arafat duası bir anlamda hayatımızın aynası. ‘İnsanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı, şerrin kilidi olma’ duası, ancak bu gündelik tercihleri yeniden düzenleyerek gerçekleşebilir. Küresel sorunlarımız ancak arkasındaki derin zihniyet boşluklarını doldurmakla hafifleyebilir. 

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!