• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
15 Ekim 2013 Salı

Esed de kurban kesiyor olabilir mi?

Müslümanlar tüm dünyada Allah’a yakınlaşmanın, sahip olduklarını ona bağlılık yolunda feda etmenin provasını yapıyorlar, aslı Mekke’de yaşanan büyük bir buluşmaya kendi şehirlerinden katılarak. 
Mekke, her kısmı sembolik anlamlar taşıyan hac ibadeti vesilesiyle her yıl insanların hayatın gerçek anlamını yeniden keşfettiği bir meydana dönüşüyor. Bu meydandaki herkes tek tek Allah ile mecazi bir buluşmanın, onunla yakınlaşmanın zirvesine çıkıyor. Buluşmanın önemli bir parçası da dünyadaki tüm bağlarımızdan vazgeçişi simgeleyen kurban. Vazgeçerek yakınlaşma, adeta kurbanla tescilleniyor. Zaten kurban, ‘yakınlaşma’ demek. Dünyanın farklı köşelerindeki Müslümanlar da kendi kurbanlarıyla bu büyük buluşmaya dahil oluyorlar. Böylece bu ruh tüm dünyaya yayılıyor. 
Büyük buluşma Müslümanlar için aynı zamanda pusulasını kaybeden dünyada onlara yön verecek bir arınmayı da temsil ediyor. Zira Allah ile böylesine derin bir ilişki kuran insan artık eskisi gibi olmuyor, olmamalı. 
Kurbanla yakınlaşma, insana çocukluk masumiyetine geri dönme, hırslarıyla kanatıp kirlettiği temiz fıtratını yeniden kazanabilme imkanı veriyor. 
Zira insan bu bağlılık sözleşmesiyle dünyayla kurduğu ilişkiyi başkalaştırıyor. 
Hayatın gündelik rutinleri artık yeni bir anlam ve estetik kazanıyor. 
Tabiat artık insanın gözünde hükmetmek için değil, korunması gereken bir yaşam alanına dönüşüyor. 
Bize emanet çocuklar özlerindeki masumiyeti kaybettirmeme dikkatiyle yaklaşacağımız muhataplarımız oluyorlar. 
Fakirler, kendimiz için istediğimizi başkaları için de isteyerek elimizdekini paylaştığımız hissedarlarımıza dönüşüyorlar. 
Bu sözleşme; toplumsal hayatımıza da yeni bir soluk katıyor. Başkalarının haklarının başladığı yerde kendi hazlarımızdan vazgeçebilme farkındalığını kazandırıyor. 
Özgürlük taleplerimiz, ihtiyaçların sınırsız olduğu bir dünyada aslında sınırlar içinde yaşamak zorunda olduğumuz gerçeğiyle yüzleştiriyor bizi. Ve buna uygun yaşamanın ahlakını işaret ediyor. 
Tüm canlılarla kurduğumuz ilişkiye yeni bir bakış getiriyor. Hatta Yaratıcı’ya bağlılığımızı ifade etmeye vesile kıldığımız hayvanın hakkına bile riayet sorumluluğu yüklüyor. Verdiğimiz bağlılık sözüne sadakatimiz, artık yalnızca bizim kararımız olmaktan çıkıp, tabiattaki bir başka canlının hakkını korumayı da sorumluluğumuza dahil ediyor. 
Yani kurban bize kaybettiklerimizi kazanmak ve insan kalabilmek için bir imkan sunuyor. 
Peki biz bu imkanı kullanabiliyor muyuz? 
Kurban hayatımıza gerçek anlamıyla ne getiriyor? 
Mesela insan sormadan edemiyor; 
Esed de acaba kurban kesiyor olabilir mi? Allah ile kul arasında bir ibadeti sorgulamak kuşkusuz hiçbirimizin haddi değil. Ancak 100 binden fazla insanın ölümüne sebep olan ve ülkesindeki çocukları acımasızca katleden birinin kurbanın gerçek anlamından nasıl istifade edebileceğini merak ediyor insan. Hangi kurbanın kanı yüz binlerin kanını temizleyebilir? 
Bu ironik kıyas aslında bizler için bir sorgulama vesilesi. 
Kurban ve bayramın getirdikleri hayatımızda bir değişikliğe, dünyaya bakışımızda yeni bir perspektife 
vesile olmuyorsa bırakalım Allah ile yakınlaşmamızda haklarına girmiş olduğumuz koyunlar da meralarına geri dönsün! 
Herkese gerçek bir bayram diliyorum. 

 

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!