• $13,4445
  • €15,2923
  • 769.847
  • 1857.4
8 Temmuz 2013 Pazartesi

Obama’nın gözünden Mısır darbesi

Mısır önemli bir ülke. Arap dünyasının kalbi, Pan-Arabizm’in doğum yeri,  pek çok fikri akıma ev sahipliği yapmış ve 85 milyonluk nüfusuyla Ortadoğu’nun en dinamik ülkelerinden bir tanesi. Bu yüzden Ortadoğu’daki ayaklanmalar Kuzey Afrika’daki diktatörlükleri devirmeye başladığında bölgeyi yakından takip eden pek çok uzman Mısır’a özel bir önem atfetti. Mısır’ın demokrasi testini başarıyla geçmesi halk ayaklanmalarının yaşandığı diğer ülkeler için de örnek teşkil edecek ve bir anlamda diğer ülkelerin kaderini belirleyecek. Bu nedenle tüm dünya Mısır’da ordunun Mursi’yi devirip anayasayı askıya almasını konuşuyor. Obama yönetimi ise darbe haberine cılız bir tepki verdi ve dikkatle hazırlanmış kısacık bir bildiride Mısır’da olanlar için ‘darbe’ nitelemesi kullanmadı. Obama yönetiminin tepkisini irdelemek hem ayaklanmalarla değişen bölge dinamiklerini hem de Mısır’ın Amerika nezdinde değişen bölgesel önemini anlamak bakımından önemli. 
Mübarek devrilinceye kadar Mısır Amerika’nın Ortadoğu politikasının ana ekseni oldu. Camp David’le birlikte kurulan düzende Mısır, İsrail’in güvenliğinin sağlanmasında ve İran’ın bölgesel gücünün dengelenmesinde önemli bir rol oynadı. 11 Eylül’le birlikte Mübarek’in istihbarat örgütü ve CIA terörle mücadelede yakın işbirliğine girdi. Karşılığında ise Amerika Mısır’a her yıl iki milyar dolara yakın askeri yardım sağladı ve Mısır İsrail’den sonra en fazla Amerikan askeri yardımı alan ülke haline geldi. 

ASKERİ YARDIM KESİLMEDİ 

Mübarek’in devrilip yerine Müslüman Kardeşler’den Mursi’nin gelmesi yeni yönetimin Amerika ile ittifakına ve İsrail ile imzaladığı barış anlaşmasına ne kadar sadık kalacağından emin olamayan Washington’ı endişelendirdi. Buna rağmen Obama Mursi ile angajman politikası güttü, askeri yardımı kesmedi. Fakat Mursi’nin gittikçe otoriterleşen politikaları Obama yönetimini özellikle son aylarda ağır eleştirilerin hedefi haline getirdi. Obama’nın Mursi’nin devrilmesine verdiği cılız tepkiye bu çerçeveden bakmak lazım. 
Fakat bundan daha önemli bir faktör var: Mısır’ın azalan jeostratejik ağırlığı. Mısır hâlâ Amerika için önemli bir ülke, fakat Camp David düzeninde olduğu kadar kilit önemi yok. Halk ayaklanmaları başladığından beri İran’ın bölgedeki gücünün dengelenmesinde Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar gibi ülkeler önem kazandı. Çatırdayan ekonomisi, siyasi çalkalanmaları, güvenlik sorunları ve toplumsal bölünmeleriyle boğuşan Mısır İran’a karşı güç odağı olamayacak kadar sorunlarına gömülmüş durumda. ABD’nin terörle mücadelesinde kilit rol oynayan Mübarek’in istihbaratı da çözülme aşamasında. 
Mısır İsrail’in güvenliği açısından, bu yüzden de Amerika için hâlâ önemli. Fakat Kahire’de artık Mübarek gibi halkına hesap vermek zorunda olmayan Amerikan dostu bir diktatör yok. Mısır’da yönetime kim gelirse gelsin seçimle geldiği sürece halkın özellikle Filistin meselesindeki hassasiyetlerine saygı göstermek zorunda. Yani yüzde yüz Amerika ekseninde bir İsrail politikası eskisi gibi kolay değil. Mübarek’in devrilmesiyle oluşan yeni dinamiklerde Mısır ordusu Amerika’nın Kahire’de kalan son kalesi. İşte bu yüzden Obama Mısır darbesine darbe demekten ısrarla kaçındı. Çünkü Amerikan kanunlarına göre Washington askeri darbe olan bir ülkeye askeri yardım yapamaz. Obama yönetimi askeri yardımın Washington’ın elindeki son kozu olduğunu biliyor ve Mısırlı generalleri yardımı keserek zayıflatmak istemiyor.

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı