• $8,4047
  • €10,1808
  • 506.756
  • 1460.86
03 Haziran 2013 Pazartesi

Suriye muhalefetinin Cenevre kararı

Geçen perşembe Suriye muhalefeti Rusya ve Amerika’nın inisiyatifi ile düzenlenmesi planlanan Cenevre konferansına katılmayacağını duyurdu. Muhalefet lideri George Sabra, Suriye-Lübnan sınırındaki Kuseyr kentinin rejim tarafından kuşatılması durdurulmadıkça Suriye muhalefetinin hiçbir uluslararası inisiyatifin parçası olmayacağını söyledi.
Suriye muhalefetinin verdiği bu kararı anlamak güç değil. Suriye Ulusal Konseyi, Esad’ın gitmesini şart koşmayan Cenevre toplantısına katılırsa Suriye muhalefeti içinde meşruiyetini yitirebilir. Ayrıca muhalefet politik, diplomatik ve askeri olarak zayıflamış durumda. Böyle bir dönemde müzakere masasına oturursa Esad’ın şartlarını kabule zorlanabilir.

MUHALEFETİ ZAYIFLATAN FAKTÖRLER
Son haftalarda muhalefetin askeri kolu Esad rejimi karşısında mevzi kaybetti. Kuseyr’de yaşananlar bunun en son örneği. Hizbullah’ın resmen Esad tarafında savaşacağını duyurması, Rusya’nın Esad rejimine gelişmiş silahlar göndermeye devam etmesi sahadaki askeri durumun muhalifler aleyhine gelişmeye devam edeceğini gösteriyor. Ayrıca muhaliflerin Batılı müttefiklerinin askeri yardım konusunda gönülsüzlüğü de Suriye muhalefeti için kötü haber. Avrupa Birliği, Suriye’ye uygulanan silah ambargosunu kaldırdı fakat muhaliflere silah yardımını en çok destekleyen İngiltere ve Fransa bile diplomatik girişimlere şans vermek için ağustosa kadar silah yardımı yapmayacağını duyurdu. Muhalifleri silahlandırma konusunda zaten gönülsüz olan Amerikan yönetimi de benzer bir tutum izleyeceğinin işaretlerini verdi.
Muhalefeti politik olarak zayıflatan faktör ise bölünmüşlük. Suriye Ulusal Konseyi, Suriye içinde savaşan gruplarca muhalefeti temsil etmemekle suçlanıyor. Muhalefetin içinde çatışmanın seyrine, çözüme nasıl ulaşılacağına ve Esad sonrası Suriye’ye dair farklı fikirlerin olduğu irili ufaklı bir çok grup var. Hal böyleyken Suriye Ulusal Konseyi Cenevre’ye katılsa bile toplantıda alınan kararları Suriye içindeki askeri muhalefete kabul ettiremeyebilir.
Muhalifler diplomatik olarak da zayıfladılar. İran ve Rusya, Esad rejiminin arkasında sapasağlam dururken muhaliflerin Batılı müttefikleri askeri ve diplomatik yardım konusunda geri adım atmış durumdalar. Amerika meseleye müdahil olmamakta kararlı ve Cenevre’de Rusya’nın pozisyonuna yaklaşmış görünüyor. Suriye muhalefetine azalan diplomatik desteğin göstergelerinden bir diğeri iki hafta önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Esad’ı kınayan oylama. Bu oylamanın bağlayıcılığı yok fakat sembolik olarak önemli. Geçen yıl aynı oylamada 133 ülke Esad rejimini kınar ve Suriye muhalefetinin yanında yer alırken bu yıl bu sayı 107’ye düşmüş. Tüm bu faktörler göz önüne alındığında Suriye muhalefetinin Cenevre’ye katılmama kararı yerinde bir karar gibi görünebilir. Fakat maalesef ikinci yılını tamamlayan Suriye iç savaşında artık hiç bir denklem bu kadar kolay ve net değil. Cenevre’ye katılmama kararı Suriye muhalefetini uluslararası alanda daha da yalnızlaştıracak, Esad’ın elini güçlendirecektir. Esad bu kararı muhalefetin siyasi çözümden yana olmaması olarak gösterip muhalefeti, askeri yardımın konuşulduğu bir dönemde, Batılı müttefikleri nezdinde zor durumda bırakabilir. Bu da muhalefet içindeki radikal İslamcı grupların elini güçlendirecek bir gelişme. Kısacası Suriye krizi yeni bir sarmalın içine girme arifesinde.

<p class='MSONORMAL'>'DÜNYADA 2 MİLYAR İNSAN BÖCEKLERİ BESİN OLARAK TÜKETİYOR'</p><p class='M

Gelecekte nelerle besleneceğiz?

Bakımı yasak maymun koruma altına alındı

Milli Savunma Bakanı Akar, Libya Görev Grup Komutanlığını ziyaret etti

Sümela Manastırı'nın saklı şapeli için restorasyon çalışması başlatılıyor