17 Haziran 2013 Pazartesi

Muhalifleri silahlandırma kararı

WASHINGTON 

Obama geçen haftaya kadar Kongre’nin, müttefiklerinin ve yakın danışmanlarının Suriye muhalefetini silahlandırma taleplerine şiddetle direndi. Çok değil 10 ay önce, dönemin Dışişleri Bakanı Clinton’ın, CIA başkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın muhalifleri silahlandıralım önerilerini Suriye muhalefetini iyi tanımadığını, silahların radikal İslamcıların eline geçebileceğini söyleyerek reddetti. Nihayet geçen hafta Beyaz Saray, CIA’in Esad’ın kimyasal silah kullandığına dair kesin kanıtları olduğunu ve Obama yönetiminin Suriyeli muhaliflere hafif silah yardımı yapacağını açıkladı. 
Peki Obama’nın fikrini değiştiren neydi? Öncelikle CIA’in Esad’ın kimyasal silah kullandığını kanıtlayan raporu. Obama defalarca kimyasal silahların ‘kırmızı çizgisi’ olduğunu söyledikten sonra CIA raporu karşısında pasif kalamazdı. Fakat Obama’nın kararının arkasında yatan başka faktörler de var. Amerikan yönetimi Suriye askeri muhalefetini 10 ay önce olduğundan daha iyi tanıyor. CIA bünyesinde yeni kurulan bir birim, Suriye askeri muhalefeti içindeki ılımlı gruplarla yakın çalışıyor ve ölümcül olmayan teçhizat yardımını bu gruplar üzerinden yapıyor. Suriye Yüksek Askeri Konseyi Başkanı General Salim İdris hem Kerry’nin hem de Amerikan askeri bürokrasinin güvenini kazandı. CIA artık yapılacak silah yardımını kimler üzerinden yapacağı konusunda net. 
Ayrıca bugüne kadar Suriye muhalefetinin silahlandırılmasında en büyük rolü Katar oynadı ve El-Kaide bağlantılı radikal gruplar Katar sayesinde Suriye’de güç kazandı. İstanbul’da yapılan Suriye’nin Dostları Toplantısı’nda muhalefetin silahlandırılmasının koordinasyonu Suudi Arabistan’a devredildi. Suudiler de en az Amerika kadar İslamcı grupların Suriye muhalefeti içinde güçlenmesinden rahatsız ve Amerika’ya, silahların ılımlı gruplara verileceği konusunda güvence vermişe benziyor. 

SALİM İDRİS ENDİŞELİ 
Obama’nın muhalifleri silahlandırma kararının arkasında yatan bir başka faktör Esad’ın muhaliflere karşı kazandığı askeri başarılar. Bunlardan en önemlisi hem Esad hem de muhalifler için stratejik önemi büyük olan Kuseyr kentinin rejim güçlerinin eline geçmesi. Kuseyr’in Esad’ın kontrolüne geçmesi Halep gibi muhaliflerin güçlü olduğu yerlerin düşmesini de hızlandıracak bir gelişme. Alevi milislerden oluşan binlerce kişilik rejim gücünün şehri kuşattığı söyleniyor. Salim İdris durumdan endişeli. Geçen hafta Senatör Bob Casey’e telefon edip Halep’in düşmesinin devrimin sonu olacağını söyleyerek Amerika’dan acilen askeri yardım talep etmiş. 
Tüm bunlar Ortadoğu’dan elini eteğini çekme konusunda kararlı Obama’yı yaka paça Suriye’nin içine çeken faktörler. Fakat asıl sorulması gereken, Washington’ın askeri yardımının Suriye içindeki askeri dengeyi değiştirip değiştiremeyeceği. Gelinen noktada siyasi bir çözümün mümkün olabilmesi için askeri dengenin muhalifler lehine değişmesi şart. Obama’nın sözünü verdiği hafif silahların rejim ve muhalefet üzerinde psikolojik etkisi olabilir ama askeri dengeyi değiştirmesi güç. Esad’ın savaş uçaklarının şehirlerin üzerine bomba yağdırdığı bir savaşta muhaliflerin tüfeğe değil uçaksavara ihtiyacı var. Fakat Obama bunu riskli buluyor, İsrail’de kendi hava kuvvetlerine tehdit oluşturacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Kısacası Obama’nın kararı gönülsüzce atılmış, bir hayli gecikmiş ve sorunun çözümü açısından oldukça küçük bir adım. 

<p>Avrupa sevdalısı aydınların asıl derdi ne? Neden bir  Avrupalı'dan daha 'Avrupa'cılar'? Avrupa öz

Avrupa'yı bize ışıltılı tablolar gibi çizenler kimler?

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları

NATO tatbikatına katılacak askerler yola çıktı

Demirspor, Süper Lig'e çıktı; Adanalılar çıldırdı!