• $8,2836
  • €9,9999
  • 482.826
  • 1427.73
13 Nisan 2021 Salı

Ukrayna-Rusya krizinin Avrasya jeopolitiğine yansımaları

Dr. Eray Güçlüer
Dr. Eray Güçlüer
Dinle
YAZARIN SAYFASI

Yaşanmakta olan Ukrayna-Rusya krizini anlamak için Ukrayan'nın yakın geçmişine göz atmak faydalı olabilir. 1991 yılında Rusya'dan bağımsızlığını kazandıktan sonra günümüze kadar pek de sakin bir süreç yaşayamayan Ukrayna, ağırlıklı olarak Rusya ve Batının en önemli mücadele alanlarından biri haline gelmiştir. 2013 yılındaki Rus yanlısı Ukrayna yönetiminin AB ortaklık anlaşmasını reddetmesiyle başlayan sokak gösterileri, ülkenin büyük bölümüne yayılmış ve Kırım'ın 2014 yılında Rusya tarafından ilhakıyla Ukrayna krizi yeni bir boyut kazanmıştır. Karadeniz kıyısında bulunan Kırım'dan sonra Rusya sınırındaki Dombask bölgesi içinde yer alan Donetsk alanına da sıçrayan silahlı şiddet olayları, Rusya'nın uyguladığı "Hibrit Savaş" yöntemleriyle yaklaşık yedi yıldan beri devam etmekte. Ukrayna devletine karşı 11 Mayıs 2014 tarihinde Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri oluşturulmasıyla meşru bir zemine de oturtulmaya çalışılan bu ayrılıkçı hareketlerin temelinde, bölgede yaşayan Rus kökenli insanları direniş örgütleri şeklinde teşkilatlandıran ve Spetsnatz adı verilen Rusya'nın Gaayri Nizami Harp unsurları olduğunu da söylemek gerekir.

603 bin kilometrekarelik yüz ölçüme sahip Ukrayna nüfusunun yaklaşık yüzde 17'si Rus kökenli insanlardan oluşmakta ve bunlar ağırlıklı olarak Donbask ve güney bölgelerinde yaşamaktalar. Rusya'nın görünürdeki amacı Rusların çoğunlukta oldukları yerlerde özerk bölgeler oluşturmak ve Rus azınlığın haklarını korumak. Ama görünmeyen stratejik amaçlar başka. Öncelikle oluşturulacak özerk bölgelerin, adına "yumuşak ilhak" da denilebilecek bir yöntemle adım adım Rusya'ya katılımını sağlamak, bu sayede Karadeniz'e hakim olmak, Avrupa'yı güneyden çevrelemek ve yakın tarihte NATO'ya üye olmuş olan Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerle doğrudan temas kurmak suretiyle hakimiyetini balkanlar ve NATO üzerinde de devam ettirmek Rusya'nın arka plandaki stratejik amaçları. Yani geçmişteki Rusya neyse, bugün de o. Aynı emperyal amaçlara sahip Rusya ve yayılma stratejisi tıkır tıkır işlemekte. Rusya bu stratejisini desteklemek için Ukrayna sınırına kara ve hava askeri unsurlarından oluşan büyük bir güç yığdı ve Karadeniz'deki donanmasını arttırdı. Dolayısıyla mesele aslında bugünün meselesi değil, neredeyse 20 yıllık geçmişi olan bir mesele.

Buna karşı ABD ve Batı'nın izlediği politikalara bakacak olursak, bugüne kadar 13 binden fazla insanın hayatını kaybettiği bu krizi çözmek ve Rusya'nın ilerleyişini durdurmak için çok da etkili bir stratejinin üretilemediğini görüyoruz. Şu an Rusya, uyguladığı yöntemler ve askeri gücünü baskı aracı olarak kullanabilme kabiliyeti nedeniyle elde ettiği durum üstünlüğünü sürdürmekte. Bu nedenle iki tane ABD gemisinin Ukrayna'ya destek olmak için Karadeniz'e çıkması sadece psikolojik açıdan önemli, askeri açıdan çok bir anlam taşımıyor. Zira bugüne kadar Ukrayna'ya ciddi anlamda silah yardımı yapılmadığı gibi Ukrayna'nın NATO'ya katılma talepleri de hep ertelendi. Ayrıca 2008 yılında Rusya'nın Güney Osetya'ya müdahalesinde Gürcistan'ın NATO'dan yardım talebinin de karşılanamadığı düşünülecek olursa, Ukrayna'nın ABD ve Batı'dan gelebilecek yardım konusunda çok da ümitli olduğu söylenemez. Dolayısıyla bütün bunların ışığında ABD ve Batı'nın stratejisini beklentilerin aksine kontrollü kriz ve dengeli karşıtlık üzerinden istikrarsızlığın sürdürülmesi şeklinde özetlemek mümkündür. Bundan sonra da Ukrayna'nın NATO'ya alınması veya Ukrayna'ya NATO askeri gücünü gönderilmesi, ABD ve AB'nin mevcut şartlarda Rusya'yla sıcak çatışma riskini göze alamayacak olmalarından dolayı çok da mümkün görünmüyor. Ancak Rus ordusunun Ukrayana'ya fiilen saldırması durumu başka, çünkü böyle bir saldırı sıcak savaşın ilanı anlamına gelir ki Ruslar bunu yapmayacaklarını şimdiden deklere etmiş durumdalar. İşin aslına bakılacak olursa ne ABD'nin ne de AB ülkelerinin en azından şimdilik Ukrayna'nın istikrarlaştırılması gibi bir düşünceleri de yok zaten. Ekonomik ve siyasi yaptırımlar gibi yumuşak güç unsurlarıyla Rusya'nın durdurulması amaçlanıyor olabilir ama Rusya nerede durur veya durur mu durmaz mı onu şimdiden söylemek çok güç.

Bir diğer yönüyle de Rusya sınırındaki Ukrayna toprakları içerisinde oluşturulmuş çatışma alanlarının yarattığı istikrarsızlık şimdilik Rusya'ya avantaj sağlıyor gibi görünse de bu durum ekonomik ve siyasi açıdan orta ve uzun vadede Rusya'yı da yıpratabilir. Bu nedenle her an kontrolden çıkabilecek dinamikleri içerisinde barındıran bu çatışma alanları ve istikrarsızlık ortamı, orta ve uzun vadede Rusya için tehlike ve tehdit haline dönüşebilir. Eğer böyle olursa oluşturulan istikrarsızlık ribound etkisiyle Rusya ana karasında da sıçrayabilir/sıçratılabilir. Rusya'yı ekonomik, siyasal ve sosyal açıdan yıpratabilir ve kriz alanı Rusya'ya doğru genişleyebilir. Belki de batının da istediği budur, izleyip göreceğiz.

Dolayısıyla herkes için Karadeniz'deki çözümün adresi Türkiye. Onu ayrıca yazacağım.

<p> Zeytinburnu'nda, daha önce boşaltılan 5 katlı bina çöktü. Alınan bilgiye göre, Sümer Mahallesi'n

Zeytinburnu'ndaki binanın çökme anı saniye saniye kaydedildi

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı