• $7,3634
  • €8,9029
  • 410.397
  • 1528.82
21 Şubat 2021 Pazar

Gara sonrası değişen dengeler

Dr. Eray Güçlüer
Dr. Eray Güçlüer
Dinle
YAZARIN SAYFASI

10 Şubat'ta Irak'ın kuzeyindeki dağlık alanda bulunan Gara bölgesine icra edilen özel operasyon sonrası sahada dengelerin değişmeye başladığını söyleyebiliriz. Artık kendilerini güvende hissetmeyen PKK artıkları 3-4 kişilik guruplar halinde Irak'ın kuzeyinden daha güneye kaçmaya çalışıyorlar ama hareket eden her terörist gibi aynı akıbet başlarına geliyor. Havadan onları izleyen görünmez gözler yani SİHA'lar tespit ettiği teröristleri birer ikişer avlıyor. Şu an Irak'ın kuzeyindeki özellikle Kandil-Gara-Sincar hattının kuzeyinde kalan bölgedeki terörist unsurların birbirleriyle bağlantısı kopmuş durumda. Teröristler sözde ana karargahla da bağlantı sağlayamıyorlar çünkü Gara yerle bir edildi. Sonuçta bölge teröristler içi son derece güvensiz ve sağ kalmayı başarabilenler bir şekilde daha güneye gitmeye çalışıyor. Yani PKK Irak'ın kuzeyindeki dağlık alandan tasfiye oluyor. Tarih boyunca eşkıyalar, haydutlar, teröristler için güvenli bir sığınak olan bu bölge, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gücü ve kapasitesi sayesinde artık temizleniyor. Buranın temizlenmesi sadece Türkiye'ye yönelik değil Ortadoğu'daki neredeyse bütün terörist örgütlere kaynaklık eden önemli bir bataklığın kurutulması anlamına da geliyor.

Gara düne kadar Irak'ın kuzeyindeki terörist faaliyetlerin kontrol ve koordine edildiği adeta PKK'nın komuta merkezi gibi çalışan bir yerdi. Aynı zamanda Kandil'den Sincar'a ve yine merkezi Irak'tan Sincar'a, oradan da Suriye'deki diğer adı PYD olan Suriye PKK'sına giden lojistik hatların da kontrol edildiği kritik bir yerdi. Gara operasyonundan sonra görüldü ki ne Kandil ne Sincar ne de başka bir yer artık teröristler için güvenli değil. Gara'ya operasyon yapan her yere operasyon yapabilir. Gara'nın kontrol edilmesiyle Irak'ın kuzeyindeki dağlık kesimden PKK'nın tasfiyesi başladığı gibi bu bölgeden Suriye'ye giden lojistik hatlar da büyük oranda işlevselliğini yitirmeye başlayacak. Bu durumun hem siyasi hem sahadaki dengeler açısından birtakım sonuçları olacağı söylenebilir. Öncelikle artan baskı Kuzey Irak Özerk bölgesindeki yerel aktörleri Türkiye çizgisine daha fazla yaklaştıracaktır. Bu bölgede rol kapmaya çalışan İran ve ABD'yi dengeleyen yeni siyasal iklim oluşturabilir, zira kuzeydeki dağlık bölgede yaşam alanları kalmayan PKK'nın güneyde ancak sivil halkın arasına karışarak yaşama şansı elde edebileceği, başka da bir alternatifin çok da mümkün olamayacağı biliniyor. O zaman oluşmakta olan yeni askeri ve sosyo-politik denklem Kuzey Irak'ın güney bölgesinde ve Suriye'nin kuzeyinde şekillenecek gibi görünüyor.

Bu durumda yeni denklemin parametreleri nelerdir diye bakacak olursak, öncelikle Irak'ın kuzeyinde güvenliğini sağlamış Türkiye'nin daha da güçlendiği bir süreçten bahsediyor olacağız. Irak'ın kuzeyindeki dağlık alandan güneydeki düz bölgelere çekilmek zorunda kalan PKK'nın yerel aktörlerle daha fazla çatıştığı ve daha kaotikleşen Kuzey Irak Özerk bölgesini görme ihtimalimiz fazla. Kaotikleşen ortam nedeniyle ortaya çıkan otorite boşluklarını haşdişabiler üzerinden doldurmaya çalışan İran ve PKK üzerinden doldurmaya çalışan ABD'yi bu bölgede daha fazla görebiliriz. Bugüne kadar PKK'nın kuzeydeki dağlık bölgede bulunması nedeniyle rahat rahat güneyde at koşturan yerel unsurların uykuları kaçmış durumda. Artık PKK içlerine girdi. Artık PKK ile sadece Türkiye uğraşmayacak, hatta çok daha fazla Barzani ve Talabani peşmergeleri uğraşmak durumunda kalacak. 1998 senesinde Washingto'da ABD ile Barzani ve Talabani arasında yapılan gizli anlaşmada PKK'nın söz dinlemesi-KDP ve KYB'ye tehdit olmaması karşılığında Saddam'a karşı ABD operasyonunda yer almaları sağlanmıştı. Şimdi devir döndü, eski sözler unutuldu, artık PKK ile yerer aktörler karşı karşıya. Çünkü PKK'nın Kuzey Irak'ta yaşayabilmesi için bölgeden beslenmesi gerekiyor, başka da alternatifi yok. Bu durumda KDP ve KYB, ekmeklerini PKK ile bölüşmek zorunda kalacaklar. Elbette PKK'nın ekmekten fazlasına göz diktiğini herkes biliyor. İzleyip göreceğiz.

Şayet Türkiye Mahmur'u da içine alacak şekilde Irak'ın kuzeyinde daha fazla etki sağlar ve baskı kurarsa, bir süre sonra Suriye'deki PKK'lıların (PYD) Irak'tan özellikle Sincar'dan lojistik bağlantıları kesilebilir. Bu durumda ABD PYD/PKK'yı besleyebilmek için daha fazla hava yolunu kullanmak zorunda kalacağı için bu yöntem kendisine çok pahaliya mal olacak gibi görünüyor. Bunu ABD ne kadar sürdürür tahmin etmek güç ama Türkiye'nin bölgedeki ağırlığı arttıkça PYD'nin Türkiye sınırından daha güneye inmesi yönündeki etki de güç kazanacaktır. Zaten yeni ABD yönetiminin bölge için eski politikaları sürdürme niyetinde olduğu anlaşılmaya başlandı. Buna göre PKK terör örgütü ama PYD dost şeklindeki ABD politikasına yönelik dayatmaları daha fazla görebiliriz. Ancak şunu belirtmek gerekir ki eski bakış açısına sahip ABD'nin yeni Türkiye'yle sağlam ve yapıcı politik ilişkiler kurması çok da mümkün görünmüyor. Hatta öyle ki bu süreç ABD ile başta NATO olmak üzere uluslararası ortaklıklarımızın olduğu müşterek platformları sorgulanır hale getirebileceği gibi ABD'nin Türkiye üzerinden Ortadoğu'ya açılımını sağlayan, İran'ı kontrol etmek ve Rusya'yı dengelemek amacıyla kullanabileceği pek çok argümanı da riske atabilir. Artık Türkiye açık ve aleni şekilde teröre destek veren ABD'ye karşı ancak bir kriz çıktığında tepki göstermek yerine "Proaktif Karşıtlığı" esas alan bir stratejiye yönelebilir. Böylece ABD ile Türkiye arasında kriz olmasa bile "dost olmayana dostça davranmama" ilkesi çerçevesinde hareket edebilir. Sonuç olarak çok karmaşık ilişkiler örüntülerinin yaşandığı zor bir coğrafyada hangi aktörün ne yapacağını önceden tam olarak kestirmek güç ama Türkiye ne yapacağını biliyor merak etmeyin.

Dr.D.Eray GÜÇLÜER

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı. İnsan Hakları Eylem Planı'nın

Başkan Erdoğan İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik