• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
22 Mart 2021 Pazartesi

Güneş Hakkari'den doğuyor

Dr. Eray Güçlüer
Dr. Eray Güçlüer
YAZARIN SAYFASI

Geçtiğimiz hafta içerisinde Hakkari ve sınırın Irak tarafındaki bazı üs bölgelerini ziyaret ettim. Yıllardır terörle anılan Hakkari'de güvenliğin sağlanmasından sonra nelerin değiştiğini, hayatın olağan akışı içerisinde yaşamın nasıl devam ettiğini gözlemleme fırsatı buldum. Herkesin merak ettiği soru Hakkari'de terör var mı? Baştan cevap vereyim, Hakkari'de terör kalmamış. İnsanlar gece gündüz çok rahat bir şekilde istedikleri gibi gezebiliyorlar, istedikleri gibi özgürce yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Özellikle yeni jenerasyonun hafızalarında terörün izleri bulunmuyor. Elbette bu durumun oluşturulmasında sınır ötesinde milli ve yerli savunma teknolojileri sayesinde alınan tedbirlerin önemli etkisi var. Özellikle yurt içine terörist geçişlerinin son derece azalmış olması memnuniyet verici. Güvenlik ortamının kalıcı şekilde sağlanmasıyla bir süredir ekonomik ve sosyal alanlarda halkın ihtiyaçlarının karşılanmasına ve toplumsal gelişime yönelik çok sayıda proje hazırlanmış durumda. Başta alt yapı olmak üzere pek çok sektördeki bu projelerin hayata geçirilmesi için büyük çaba harcanıyor. 2019 yılında Hakkari ilinde tamamlanan projeler için toplam 100 milyon liranın üzerinde bir kaynak kullanılmış. 2020 için devletin ayırdığı kaynak ise 145 milyon lira. Kayak tesislerinden üniversitesine, havalimanından hastanelerine kadar gurur verici projeler ve yatırımlar birer ikişer halkın hizmetine sunuluyor. Hakkari'deki halkımız da son derece memnun yaşanan bu gelişmelerden. Artık devletine güvenen bir halk ve halkına inanan bir devlet var. Hakkari'de hayat var.

Peki bu anlattıklarım nasıl gerçekleştirilmiş şimdi kısaca buna değineceğim. İşin sırrı inanmak. Öncelikle Hakkari'de kendini ülkesine adamış, işine adamış insanlar var. Başta Hakkari Valiliği olmak üzere devletin bütün birimleri, sağlık, spor, il özel idare, polis, jandarma, adliye, diğer bakanlık temsilcileri durumundaki il müdürleri tam bir ekip ruhu ve adanmışlık içerisinde hareket ediyorlar. Tebrik ediyorum, bu kadar yüksek seviyeli koordinasyon ve iş birliği, hep görmeyi arzu ettiğimiz ama nadiren gördüğümüz çok güzel bir şey. Herhangi bir devlet kapısına herhangi bir temasta/talepte bulunan bir kişi mutlaka talebine ilişkin samimi geri dönüşler alabiliyor. Yıllardır terör örgütünün eziyetlerinden çok çekmiş olan bölge halkının özellikle turizm ve spor alanlarına olan ilgisi dikkatimi çekti. Hakkari Bayan Futbol takımını görünce gözlerime inanamadım. Önümüzdeki yıl tamamlanacak yatırımlarla yaklaşık yedi kilometre pist uzunluğuna sahip olacak Hakkari kayak merkezi büyük küçük herkesin ilgisini çeken önemli bir spor merkezi konumunda. Düşünün sınıra sıfır noktasındaki Derecik ilçesinde kapalı yüzme havuzu var. Yıl boyu düzenlenen raftingler, festivaller ve sanat etkinlikleri bu zorlu coğrafyayı adeta cazibe merkezi haline getirmiş. Bunların yanında ekonomik olarak hayvancılık, arıcılık, tatlı su balıkçılığı, ve keşfedilmeyi bekleyen zengin maden yataklarıyla "Güneş Artık Hakkari'den Doğuyor". Adı üzerinde ova karakterindeki Yüksekova ilçesi, tarıma uygun iklimi ve dümdüz arazi yapısıyla bölgenin gıda ihtiyacını karşılayabilecek bakir bir servet. Hayvancılık ve arıcılık ciddi sermaye istemeyen, bölgede herkesin kolaylıkla yapabileceği ve kısa süre içinde ekonomik karşılığı alınabilecek önemli bir geçim kaynağı. Aynı zamanda balıkçılık ve madencilik gibi diğer yatırımlarla birlikte düşünüldüğünde kentten köye geri dönüşleri sağlayabilecek çok önemli kalkınma araçları. Devletimizin bu süreci hızlandıracak düzenlemelere öncelik vermesi bölgenin kalkınmasını hızlandırabilir.

İşin güvenlik boyutuna değinecek olursak iki önemli faktör karşımıza çıkıyor. Birincisi yüksek teknolojinin sağladığı görüş, tespit ve vuruş imkanları. İkincisi ise bu teknolojiyi kullanacak asker ve sivil yetişmiş uzman personelin mevcudiyeti. Özellikle sınır ötesindeki TSK'ya ait üs bölgelerinin adeta ileri teknoloji üsleri işlevi gördükleri söylenebilir. Yaklaşık 20 km derinlikteki üs bölgelerinin sahip olduğu yakın gözetleme ve keşif sistemleri sayesinde arazinin imkan verdiği yerlerde 15-20 km derinliğe kadar gözetleme ve hedef tespiti yapabiliyorlar. Daha da önemlisi bölgedeki Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) 24 saat devamlı yaptıkları gözetleme ile bütün resmi eş zamanlı olarak hem yurt içindeki hem de Irak'ın kuzeyindeki güvenlik unsurlarına aktarabiliyorlar. SİHA'lar hedefleri tespit ediyor, yerdeki unsurlara aktarıyor ve topçu, SİHA, savaş uçağı vb. uygun şekilde bu hedefler derinlikte etkisiz hale getiriliyorlar. Artık ne yurt içinde ne de Irak'ın kuzeyinde PKK'nın fiziksel olarak saldırı yapabilme kabiliyeti mevcut değil. Mayın, EYP döşeme, uzaktan suikast silahıyla ateş etme gibi olaylar ise son derece azalmış. Dolayısıyla terör örgütünün bir zamanlar güvendiği dağlar artık teröristleri korumuyor. O dağlara karlar yağmış. Özellikle yurt içinde jandarma ve polisin PKK üzerinde sağladığı operasyonel baskı ve vatandaşla teröristin kesin bir şekilde ayrılabilmiş olması, bölgedeki huzur ve güvenin sağlanabilmesinin en temel nedeni. Bu sayede bölgede sağlanan kalıcı güvenlik toplumsal gelişmenin de önünü açmış gibi görünüyor.

Seyahatimiz esnasında bizlere destek veren başta Hakkari Valiliği olmak üzere bütün birimlere ve kıymetli Hakkari halkına teşekkürlerimi sunuyorum.

Dr. Eray GÜÇLÜER

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü