• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
29 Haziran 2021 Salı

İstihbaratta yumuşak güç

Üzerinde etki kurma yöntemleriyle bir kişi ya da topluluk üzerinde söz sahibi olma, dediğini yaptırma yeteneğine "yumuşak güç" denir. Bu tanımın ötesinde günümüzde yumuşak güç kapsamına aslında milletlerin sahip olduğu tarihsel, kültürel, medeni zenginlikler ile oluşturdukları kadim uygarlıklar da girer. Yumuşak güç maddi ve zorlayıcı gücün aksine manevi ve kabul görücü etkilerle hareket eder. Dolayısıyla aslında insanların gönüllerine ve ruhlarına hitap eden yaklaşımlardır. Ve istihbarat faaliyetlerinde teknolojinin aciz kaldığı yerde yumuşak güce sahip olan unsurlar asimetrik üstünlüğü elde etmede çok önemli avantajlara sahip olurlar. Örneğin 13 Haziran 2021 tarihinde Irak'ın Süleymaniye kentine bağlı Kaladize ilçesinde nokta operasyonuyla etkisiz hale getirilen kırmızı kategorideki ulaş kodlu teröristin tespit ve takibinde Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünün etkisini görmekteyiz. Üst düzey teröristler arasında yer alan barbarlıkta mahir bu teröristin bölge halkını Türkiye aleyhine örgütlemek, Türk vatandaşları hakkında bilgi toplamak ve etkisiz hale getirilen üst düzey teröristlere karşılık amacıyla eylem yapmak üzereyken, bölgedeki MİT ajanları tarafından tespit edilerek etkisiz hale getirildiği ifade ediliyor. Benzer durumları MİT'in bölgedeki diğer operasyonlarında da görmemiz mümkün. Devletin bütün istihbarat ve operasyonel unsurları faaliyet alanlarında Türkiye'nin yumuşak gücünü etkili bir şekilde kullanmaktalar. Böylece başta PKK ve FETÖ olmak bölgedeki bütün şer odakları içeriden ve dışarıdan Türkiye ile gönül bağı olan yumuşak güç unsurlarıyla kuşatılmakta, her adımları izlenmekte ve teknolojik kapasitelerle birleştirilerek en uygun yöntemle, en uygun yer ve zamanda etkisiz hale getirilmekteler. Artık kalıcı çöküş yaşayan PKK/PYD'yi ABD'nin vereceği dolarlar da kurtaramayacak gibi görünüyor.

O zaman bir ülkenin yumuşak güç sınırları nerelerdir diye soracak olursak, yumuşak gücün sınırlarının o ülkenin medeni sınırlarından geçtiğini söyleyebiliriz. Türkiye'nin siyasal sınırları bellidir ama medeni sınırları siyasal sınırları aşan çok geniş coğrafyalara kadar uzanabilmektedir. Dolayısıyla teknolojiyle medeniyeti birbirine karıştırmamak gerekir. Her teknolojik güce sahip olanın medeni gücünün yani yumuşak gücünün olduğunu söyleyemeyiz. Örneğin dünyanın dört bir tarafında askeri üsleri bulunan ABD'nin Vietnam'da, Afganistan'da kalıcı olamamasının bir nedeni de medeni gücünün olmaması, buralarda yaşayan insanların ABD'yi dost olarak görmemeleridir. Aynı durum Avrupa ülkeleri için de geçerlidir. Ne Ortadoğu'da ne Afrika'da ne de başka bir yerde sömürgeci Avrupa'nın yumuşak gücü olduğunu kimse söyleyemez. Bu nedenle emperyalizmin varlığı için şiddet tek seçenektir. Bu gün Osmanlı'nın tarihsel varlığından korkulmasının ana nedenlerinden biri de Osmanlı bakiyesi olarak Türkiye'nin Osmanlı'nın yumuşak gücünü kullanarak etki alanını genişletme ihtimalidir. Çünkü Osmanlı aynı zamanda bir medeniyetin adıdır ve emperyalizm eninde sonunda biter ama medeniyet asla ölmez.

Ülkemizin gelişimine bağlı olarak etki alanının genişlemesinde medeni sınırlarımızın bulunduğu coğrafyalardaki yumuşak gücümüzün büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim. Öyle ki günümüzde Türk dış politikasının oluşturulması ve uygulamasında Türkiye'nin yumuşak güç kuşaklarının esas alındığını görmekteyiz. Bu kuşakların en önemlilerinden biri de Kafkas kuşağıdır. Bütün Türk dünyasını kucaklayan kadim Türk kültürünün ana ekseni olan Kafkaslarda, küresel güçlerin aksine sevgi ve dostluk bağlarıyla ilişkilerimizi güçlendirmek bizim için son derece kolaydır. Aynı şekilde Azerbaycan, Pakistan ve Afganistan'da Türk varlığının güçlendirilmesi ihtiyacı olduğunu da görmemiz gerekir. Yeni oluşmakta olan küresel düzende yerimizi alabilmemiz buna bağlıdır.

Sonuç olarak başta dış politika ve istihbarat olmak üzere ülkemizin imkân ve kapasitesi oranında Türkiye'nin yumuşak gücünün kullanılarak milli politikalarının geliştirilmesi esas alınmalı, medeni coğrafyamızdaki dost ve kardeş unsurlarla ilişkilerimizi daha da ileriye götürülmesi amaçlanmalıdır. Medeni coğrafyamız derken Somali'den Libya'ya neredeyse bütün Afrika'dan, Karabağ'dan Afganistan'a bütün Kafkasya'dan, bütün Balkanlardan ve Ortadoğu'nun tamamından bahsediyorum. İşte gelecekte emperyalizmin panzehri bu olsa gerek.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan yoğun bir mesaiyi  geride bıraktı. Devletin zirvesi önce savunma sana

Külliye'de savunma toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de Din Eğitimi Sempozyumu'na katılarak konuşma yaptı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ekim 2021)

Kumanda görünümlü tabanca, polisi yaraladı