• $7,4459
  • €9,0248
  • 421.51
  • 1468.79
01 Nisan 2011 Cuma

İkilemler arasında dış politika

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Dünyada bu kadar hızlı değişimlerin olduğu bir dönemde, uzun vadeli stratejiler belirlemek ve kendi kendisiyle çelişmeyen politikalar üretmek hayli zor. Bundan yalnızca biz değil, birçok devlet yönetimi de mustarip durumda. Türkiye'nin de gerek küresel gelişmelerden, gerekse kendisinden kaynaklanan belli açmazları var. Kısaca özetleyelim.

1 Değişim dönemlerinin sancılı ortamında tüm devletler açısından temel problem, değişime karşı takınılan tutumun etik/ilkesel çerçeve içerisine mi, yoksa belli pragmatik çıkar hesaplar içerisine mi oturtulacağı. Nitekim 'göz önünde bulundurulması gereken iktisadi, askeri, siyasi çıkarlar varken, bunları bir kenara itip etik değerleri ön plana çıkartmak mümkün mü?' sorusu tarihsel bir ikileme işaret ediyor. Soru şu: Devlet adamı ilkelerin mi, çıkarların mı bekçisidir? Kendi halkının menfaatleri hilafına, başka halkları savunmak etik midir? Sırf kadim müttefiklerinizin yanında yer almak için, inanmadığınız halde desteklemek ya da karşı çıkmak zorunda kaldığınız siyasetçilerle nasıl bir ilişki kurarsınız? Türkiye bugün hangi pozisyondadır? Kendi pratik çıkarlarını mı, evrensel etik ilkeleri mi; kendi vatandaşlarını mı, tüm halkları mı; güçlü ittifak ilişkilerini mi, bireysel özgür tutumunu mu sahiplenecektir? Hepsinin kesiştiği bir nokta bulmak mümkün müdür; alternatifler çatıştığı zaman ne olacaktır?

2 Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi büyük bir değişim dalgası ile sallanıyor. Halk farklı sebeplerle sokaklarda. Bazı değişimler önümüzü açacak gibi görünürken, diğer bazıları ise ciddi sorunlar çıkartabilecek potansiyele sahip. Suriye'de, Yemen'de, Bahreyn'de S. Arabistan'da, Irak'ta, Mısır'da, İran'da veya İsrail'de ortaya çıkabilecek değişimlerden memnun olur muyuz? Herkesin değişmesini mi yoksa sevmediğimiz yönetimlerin değişip, diğerlerinin sabit kalmasını mı isteriz? Başka ülkelerde halk sokaklardayken, kendi ülkemizde sokaklara dökülmeye niyetlenenleri nasıl karşılarız? Başka ülkelerde demokrasi mücadelesi olarak tanımladığımız eylemlere kendi ülkemizde ne ad vereceğiz?

3 Arap Yarımadası yakın zamanda ciddi bir Sünni-Şii gerginliğine girecek gibi görünüyor. Suudi Arabistan ve Katar ile İran'ı aynı anda dostça idare etmenin bir yolunu bulabilecek miyiz? Bu iki devlet birbirine girerse nerede duracağız? İran'ın bölgede yalnızca Şiileri değil, tüm Müslümanları kapsayan bir liderlik sergilemesine nasıl yaklaşacağız? Sünni kimlikli bir liderlik mi, tarafsız bir üçüncü yol mu sergileyeceğiz? Herkesin dini inançları bakımından tanımlandığı bir ortamda laik yapımızı bir güç unsuru olarak koruyabilecek miyiz? Arap dünyasında ortak düşman figürü olarak her zaman öne çıkan İsrail'in görüntüden çıkması halinde, Arap halklarının gönlünde kalabilmek için kimi hedef seçip de, 'one minute' diyeceğiz?

4 A. Davutoğlu'nun ok ve yay benzetmesinden hareketle, 'yayı Doğu'ya doğru gerdikçe, oku Batı'ya doğru fırlatmak paradigması' giderek daha karmaşık hale gelirken, hem Doğulu hem de Batılı olmayı nasıl başarabileceğiz? NATO bu bol çatışmalı dönemde sık sık müdahale noktasına gelirse, bir kez 'orada NATO'nun ne işi var' diyebilecek miyiz? İttifaka bağlı olmayan bir müttefik olmayı tercih edecek miyiz? BM'de Güvenlik Konseyi'ne yeniden seçilirsek İran konusunda gösterdiğimiz tavrı diğer konularda sürdürebilecek miyiz?

Kısaca zor bir dönemdeyiz ve ikilemlerdeyiz.

<p>ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatı ile Suriye'deki İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlend

ABD'den Suriye'ye hava saldırısı: Suriye'deki İran destekli gruplar vuruldu

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı