• $8,1172
  • €9,7152
  • 455.298
  • 1378.37
11 Mart 2011 Cuma

Kadınlar ve CHP'nin halleri

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Dün, Hürriyet Gazetesi'nin Vuslat Doğan Sabancı'nın liderliğinde 7 yıldır düzenlediği Aile İçi Şiddet Paneli'nin konuşmacılarından birisiydim. Kötü hava şartları nedeniyle geniş katılım sağlanamamış olması panelin etkinliğini azaltmadı. Aksine, panele katılan yaklaşık 100 kişilik dinleyici kitlesinin hemen hepsinin bu konuda uzun süredir çalışıyor olması dolayısıyla interaktif ve verimli bir toplantı gerçekleştirmeyi başardık. Bu defa konu, 'aile içi şiddetin engellenmesinde iyi erkeklerin rolü' olduğu için, erkek bakış açısını da masaya yatırdık.

Medyanın yalnızca kadına karşı şiddet konusunda değil, genel olarak kadına karşı bakışında bir sorun olduğu konusunda hemfikirdik. Arka sayfa güzelleri, siyasetçileri sarışın/esmer güzel kadın olarak kategorize eden dil, giyim kuşam ve saç eleştirileri vs. gibi konular, medyanın, 'içinden kadın geçen temaları' işlerken nasıl davrandığını gösteren kanıtlardı.

Bu vesileyle, taciz konusuyla gündeme gelen İklim Bayraktar olayının küçük bir değerlendirmesini yapmak istiyorum.

1- İklim Hanım televizyonda görünmeye başladığı andan itibaren ifade edilen görüşlerin neredeyse hepsi, fiziki görünüşüyle, yalancı olup olmadığıyla, ahlaki durumuyla ilgiliydi. Derhal bir Fadime Şahin bağlantısı kuruldu ve iş gırgıra alınmaya başlandı. Konumuz artık sarışın bir kadındı. Türkiye'de siyasi hayatın komplolarla, kasetlerle, dinlemelerle şekillendiği bu dönemin bizi nereye sürüklediği kimseyi ilgilendirmiyordu. Senaryoda bir kadın varsa, o kadının görüntüsü diğer tüm şeyleri örtüyordu. Oysa arkada bir yerlerde ciddi bir siyasi operasyonun izleri vardı ve bu düzene dur demek yerine, düzenin bizi dibine kadar eğlendirmesine, light'laştırmasına izin veriyorduk. Kadın denilen varlık işi eğlenceli bir mecraya sokabildiğine ve işin içinde taciz (seks olsa daha da şahane olurdu) gibi olgular da var olduğuna göre, hepimize 'vur patlasın çal oynasın'dı. Gitsin Fadime gelsin İklim, yarın Ayşe öbür gün Fatma...

2-
CHP bir süredir komplolarla uçkur davalarının arasında yalpalayan bir parti görünümü vermekte. Baykal'ın siyasi hayattan bir lider olarak çekilmesine neden olan kaset skandalından sonra, bu yeni dava, yalan ya da doğru olduğu fark etmeksizin, aslında onu süpürme harekatı. Yanında başkalarını da götürmesi kaydıyla. Seçim sonrası için yeni bir lider adayı denilen Muharrem İnce, CHP başkanına karşı komplo hazırlamakla suçlanıyor. Bir başka lider adayı Gürsel Tekin, Soner Yalçın'a durumu haber vererek şantaj sürecinin başlamasına neden olan kişi olarak lanse ediliyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise olayı reddetmek ve Baykal'a bildirmek ya da durdurmaya çalışmak yerine, İklim Hanım'a 'bu işi kendi imkanları ile aydınlatması için' öneri getiren kişi konumunda. Bunların tamamı yalan da olsa, bu konu çok vahim bir sürece işaret ediyor.

3- Oda TV'den elde edilen belgeler, bir yandan CHP'yi kendisini içeriden vuran bir parti haline getirirken, diğer yandan da ulusalcılarla partinin arasını açıyor. Ergenekon'un avukatlığını yapmaya soyunan Baykal'a, 'asıl dertleri seninleydi' mesajı veriliyor. Muhtemelen Baykal da bunun farkındaydı ki, istifa ederken Pensylvannia'nın masum olduğuna inandığını satır arasında belirtmişti. 

4- CHP son dönemde üzerinde en çok oyun oynanan parti. Bu oyuncuların açığa çıkartılması yalnızca partinin değil, memleketin meselesidir. Muhalefetin ya da iktidarın kasetlerle, dinleme belgeleriyle kontrol altında tutulduğu bir ülke rehindir. Ve bir ülkede komplo sıradan bir hadiseye dönüşür ve kadınlar da bunun örtü malzemesi haline getirilirse, o ülkede ne iktidar, ne de muhalefet gerçek işlevini göremez.

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler