• $8,1459
  • €9,7047
  • 453.721
  • 1382.29
23 Mart 2011 Çarşamba

Libya nereye?

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Libya'ya askeri müdahale konusu savaş başlatılmadan önce fazla uzun ve derin tartışılmasa da, bugünkü durum, çatışma sürdüğü müddetçe oldukça ciddi uzlaşmazlıkların ortaya çıkacağını gösteriyor. Bir savaşı bitirmek çoğu zaman başlatmaktan çok daha zor oluyor malum. Dünya haritasına bakın, ortalık tamamlanamamış operasyonlar, bitirilememiş savaşlarla kaynıyor. Geçici ateşkesler, kalıcı barışlara dönüştürülemiyor. Bölünenler bölünmeye devam ediyor; sömürenler farklı biçimlerle sömürmeyi sürdürüyor. Libya savaşı da bu resmin bir parçası. Biraz analiz edelim.

1 Libya müdahalesi bir BM Güvenlik Konseyi kararı olsa da, müdahale kararını veto etmeyen üyeler, müdahale başlar başlamaz tepki göstermeye ve seslerini yükseltmeye başladılar. Özellikle Çin ve Rusya'dan gelen sert tepki 'niçin veto hakkınızı kullanmadınız o zaman?' sorusunu sormamıza engel değil. 1973 sayılı karar 10 olumlu, 5 çekimser oyla Konsey'den geçti. Çekimser kalmak, sorumluluğu üstlenmemek anlamına gelmez. Göz yumdunuz demektir. O zaman soralım 'şimdi niye sesler bu kadar yüksek?' Uçuşa yasak bölge uygulamasının daha masum bir şekilde uygulanması mümkün müydü ki? Bir kez saldırı iznini verdikten sonra yalnızca uçan ya da uçabilecek her şeye değil, zıplayana bile bomba yağması beklenmedik bir durum mu? Tribüne oynamak diye buna deniyor herhalde. Ya da önce sessiz kalıp, sonra ses çıkarmaların stratejik bir manası var. Savaşa katılmamak, savaşa karşı duyarsız olmak anlamına gelmiyor. Savaş sonrasının pozisyonu bu şekilde alınıyor. Pazarlık da önceden kesilmiştir muhtemel. İyi polisler, kötü polislere karşı!

2 Bu müdahale yalnızca uluslararası düzeyde değil, ülkelerin kendi iç politik süreçlerinde de sorunlara yaratabilecek gibi görünüyor. Örneğin Putin, saldırıyı Haçlı Seferi benzetmesiyle tanımlarken, Medvedev böyle bir tanımlamayı reddediyor. ABD'de Obama yönetimi Kongre'den gerekli izni almadığı için kıyasıya eleştiriliyor. Bir yandan da müdahalenin gerçek nedenleri ve düzeyi konusunda tartışmalar sürüyor. Kaddafi'nin iktidardan düşürülmesinin bir hedef olup olmadığı, ya da olması gerekip gerekmediği ülkelerin parlamentolarında açıkça tartışılıyor. İngiliz başbakanı Cameron, bu müdahalenin sadece Kaddafi'nin insan kıyımını engellemeye yönelik olduğunu söylüyor, oysa ABD'de tartışılan konu Kaddafi'nin devrilip, yerine yeni bir iktidar kurmaya kadar varmış durumda. Sarkozy ise bir Sezarvari kumandan rolünü benimsemiş, olayın başını çekmeye soyunmuş durumda. Muhaliflerin olası aksamalarda ya da başarısızlıklarda bu durumu ona karşı kullanacağı aşikar. Kısaca ortada hızlı gelişen bir süreç ve hızlı alınmış kararlar var.

3 Prensipte, Ortadoğu'da demokratikleşme adı altında gelişen süreçlere Batı ülkelerinin müdahil olmama gibi bir tavırları var. Zira müdahale edilirse bu dalgaların Batı emperyalizminin bir uzantısı gibi algılanması ve destek kaybetmesi riski bulunuyor. Uzaktan seyrediyor ve alkışlı destek veriyorlar. Lakin nereye kadar? Libya konusunda olayların bir insan kıyımına dönüşmesi riski 'ideal bir bahane'. Kaddafi'nin üstünlük sağladığı alanları, yani havadaki üstünlüğünü ve karadaki ağır silahlarını bertaraf edip, olayı Libyalılara bırakacaklar. Kaddafi kendi taraftarı 1 milyon kişiye silah dağıtıyor. Aynı şeyi diğerleri de yapacaklar. Bu uzun soluklu bir iç savaş demek. Bu iş kolay bitmez ve sonuçta bölünmeye kadar varacak süreç başlar. Görünen o ki, dışarıdan işin içinde dahil olan devletler kendilerine düşen parçada etki yaratmaya çalışacaklar. Libya muhtemelen bölünecek. Kaç parçaya derseniz, şimdiden bilmek zor...

4 Türkiye tarafını seçmekten imtina ediyor. Kolay bir durum olmadığı açık ama Libya, istese de istemese de Türkiye'nin müdahil olmak durumunda olduğu bir ülke. Çalışan işçilerimiz ve yatırımlarımız açısından bakılırsa ikinci Almanya niteliğini taşıyor. Stratejik davranmak ve yön belirlemek durumundayız.

<p><span>Geçmiş duygusal yaraların sağlıklı bir onarım  süreci yoksa kaybetme korkusunun yeri sağlam

İlişkilerde kaybetme korkusunu aşmak

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü

Limonu hiç mikrodalgada ısıtmayı denediniz mi? Sonuçları inanılmaz

2021 BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu