• $13,4654
  • €15,3281
  • 770.707
  • 1857.4
29 Eylül 2013 Pazar

Ülkemizde gelir dağılımı!

TÜİK geçtiğimiz günlerde ülkemizin gelir dağılımı ile ilgili istatistikleri yayınladı. Ekonomistlerimiz Merkez Bankası ve döviz kuru ile sürekli halvet olmayı tercih ettiklerinden gelir dağılımı verileri ile pek ilgilenmediler. 
Biz aşağıda bazı verilerin bir özetini vereceğiz. Ülkemizin bugünkü bulunduğu yeri önemli ölçüde belirleyen en önemli ekonomik ve sosyal değişimler 1980 sonrasında gerçekleşti. 1980 önemli bir tarih. 

50 yılda 50 milyon kişi göç etti

Ülkemizde dışa açılma ve Latin Amerika benzeri ithal ikamesi mantığından kurtulma Özal ile 1980 sonrasında başladı. Aslında kente göç 1950 yılında başlamıştı. O zaman kentsel nüfus sadece yüzde 15 ve kırsal nüfus ise yüzde 85 civarında idi. 1980 sonrasında kentlere yüksek dozda göç başladı ve bugün kentsel nüfus yüzde 75 oranına dayandı, kırsal nüfus da yüzde 25 altına indi. Yani kabaca 50 milyon kişi son elli yılda kırdan kente göç etti demek doğru olur. 
Şimdi yeni yayınlanan Gayri Safi Katma Değer’den en yüksek pay nereden  istatistiğine bakıldığında, eldeki son veri olan 2010 verisine göre yüzde 26.9 kadarı İstanbul, yüzde 8.7 kadarı Ankara ve yüzde 5 kadarı da İzmir bölgesine yani büyük kentlere ait, bu da kentsel nüfus artışı göz önüne alındığında çok normal. Tabi en düşük payın ise yüzde 0.7 ile Van, Muş, Iğdır ve Hakkari’den oluşan bölgeye gitmesi de anormal sayılmamalı. Göç, milleti iş peşinde koşarak kente taşımış bulunuyor. Ama yakında ise kentlerden yeniden daha az kentsel bölgelere ve daha az kalabalık kentlere göç de başlayacak! 

Gelirin %5,8’i yoksul kesimin

Gelirin dağılımına baktığımız zaman son verilerde Türkiye’de 2012 yılında nüfusun en düşük yüzde 20’si gelirin yüzde 5.8 kadarına sahip. İkinci en az gelirli yüzde 20 gelirin yüzde 10.6 kadarına, üçüncü en düşük gelirli yüzde 20 yüzde 15.2 kadarına dördüncü en düşük gelirli yüzde 20, yüzde 21.7 kadarına sahip. En yüksek yüzde 20 ise gelirin yüzde 46.7 kadarını elde etmekte. Görüldüğü gibi Türkiye gelir dağılımının kötü olduğu ülkelerden biri. 
İktisatçılar durumu daha özet bir ölçütle özetlemeye çalışırlar. Gini katsayısı 1 ile 0 arasında bir sayıdır. Bu sayı bire yakınsa gelir dağılımı daha kötüdür, sıfıra yakınsa da daha iyi bir gelir dağılımı vardır. 
2010 yılında ülkemizin Gini katsayısı 0.402 iken 2012 yılında 0.404 düzeyinde tahmin edilmiştir. Yani ekonominin cari denge açığını düşürmek için reel büyümeyi yavaşlattığı 2012 yılında gelir dağılımı hafifçe bozulmuştur (yani 0.002 puan kötüleşme). 

Sosyal devlet olmak böyle bir şey

Ancak Gini katsayısı uluslararası karşılaştırmada vergi ve sosyal transferler öncesi ve sonrası olarak iki ayrı şekilde değerlendirilir. 
Örneğin 2000’li yılların sonunda ülkemizin Gini katsayısı vergi ve transferler öncesi 0.470 olarak tahmin edilirken, vergi ve transferler sonrası ise 0.409 olarak daha iyileşmiş görülmekte. Ama  gene 2000’li yılların sonunda Almanya’nın vergi ve transferler öncesi Gini katsayısı Türkiye’den kötü olan yüzde 0.504 olarak tespit edilirken de, vergi ve transfer sonrası Gini 0.293 gibi çok daha adil ve iyi bir duruma gelmekte. Sosyal devlet olmak demek böyle bir şey!   

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı