• $7,3506
  • €8,9441
  • 437.39
  • 1536.11
30 Ekim 2012 Salı

Merkez Bankası'na saldırmayı bırakın!

"merkez.20121030003430.jpg"

Ülkemizde ekonomi tartışıldığında aslında siyaset tartışılır. Bir de üstelik sipariş üzerine veya siyasete dayalı ekonomi yorumu yazanlar vardır. Hele son dönemde ülkemizde olduğu gibi (gaz ve fren tartışmasını hatırlayın)  ekonomi yönetiminde bölünme oldu mu, sipariş sayısı ve yaklaşımı tahammül edilemez hale gelir. Ülkemizde bugün siyaset kaos içinde, hem içerde hem de dışarıda. Tersine ekonomimiz global ortamdaki kaosa rağmen oldukça sağlam yere basmakta. Şanslıyız, çünkü bizim krizlerimizi yaşadığımız 1994 ve 2001 yıllarında dünyada kriz yoktu. Bu nedenle hem bankacılık sorunlarını hem de kamu maliyesini 2001 sonrasında yere sağlam bastırabildik! Tabii katma değer vergileri ile sağladığımız maliye rahatlığı aslında adil bir vergi toplama yaklaşımı değildir. Katı kanunlarla elde ettiğimiz banka sistemi sağlamlığı da zorluklar yarattı. Ama banka ve kamu maliyesi sorunları artık Türkiye'nin  gündeminde değil. Türkiye 2001 sonrasında, enflasyonu tek haneye indirdi, ayrıca döviz rezervini arttırdı ve bunların  sonucu olarak da ülkenin riskliliği azaldı.
Ancak ülke içinde bizim bazı meslektaşların, yani profesyonel ve amatör ikitsatçı kardeşlerimin risk yaratan yaklaşımları kabul edilebilir değildir. 2012 yılına girilirken kurlar 1.92 dolar başına düzeyine gelmiş, bir delikanlı iş yapıyormuş gibi '2.20 olur!' ahkamını ortalığa döküyor. Bir başka  'delikanlı' da  kurlar oynarken 'Bu ateşe döviz dayanmaz!' ahkamını patlatıyor. Tabii birkaç hafta içinde ikisi de 'madara' oldu. Merkez Bankası ise kazandı, çünkü Merkez Bankası bugün ülkemizdeki en bilimsel kurumdur. Merkez Bankası katı enflasyon hedeflemesinden vaz geçip hem miktar hem de fiyat önlemlerini bir arada kullandı, finansal istikrar ile fiyat istikrarını bir arada sağlamaya çalıştı ve oldukça başarılı oldu! Ama amatör ve profesyonel ulema içinde hatırı sayılır oranda insan, ya yapılanları inceleyip öğrenmediler, ya da siyasi bagajları fazla ağırlık yaptı, eleştiriyi seçtiler! Ortaya bir de yeni kavga  çıktı. Ülke bugün koalisyonla yönetilmiyor, tek parti hükümeti var,  ama hükümette ekonomiyi yönetenler arasında kasten dışa aksettirilen bir bölünme de var. Adeta koalisyon içi aleni kavga gibi bu! 2002 yılından bu yana hükümet içinde (muhalefeti ima etmiyoruz) birkaç münferit hareket hariç hiç çıkmayan türden çatlak sesler, bugün ortalığa döküldü. Acı olan ülkenin en bilimsel kurumlarından biri olan Merkez Bankasının bu bölünmede alet edilerek hırpalanmasıdır. Hem de ekonomi bilgileri sınırlı  olanlar tarafından gerçekleştirilen sipariş yazılarla!
Allah aşkına, 'Kredi hacminin daraltılması, cari gelirden fazla tüketim yapılmasına  neden olacaktır, ve bu da hane halkının tasarruflarını azaltacaktır!' ne demek ? Bu saçmayı anlayan beri gelsin! Kredi hacmi kısılıp ekonomi daralırsa gelir düştüğü için tabii tasarruf miktarı  azalır, ama tüketim ve ithalat da düşer. Düştü de! 
Ülkemizde gerçekleşen, dışarıdan gelen fonlarla artan kredi miktarının yüzde 35-40 hızla büyüdüğü ortamda ekonomik büyümenin taşıyamayacağımız yüzde 9-10 düzeyine çıkması ve bunun da cari açığı GSYİH oranı olarak yüzde 10 düzeyine getirmesi idi! Cari açık birkaç şekilde etkilenir, biri gelir etkisi, yani iç büyümenin yavaşlaması sonucu azalan ithalat, veya fiyat etkisi yani döviz kurunun devalüe olması sonucu elde edilecek ihracat artışı! Bütün bilimsel araştırmalar gösteriyor ki ülkemizde gelir etkisi fiyat etkisinden çok daha kuvvetli. Ülkemizin tarihinde tüm daralmalarda  cari açık da daraldı ve çoklukla artıya döndü. Ama global ortamda risk ve daralma var iken, devlüasyon yaptık diye birden İspanyollar, İtalyanlar, Fransızlar, Portekizliler Yunanlılar ve İngilizler bizim mallarımıza mı saldıracaklar?

MERKEZ ÇOK BAŞARILI OLDU
BÜYÜMEYİ kredi kısarak azalttığın zaman üç yan etki olacak! Hem ithalattan hem iç tüketimden KDV hasılatı azalacak, bu da bütçeyi az biraz açığa döndürecek! İkincisi istihdam düşüşü duracak, hatta hafifçe yukarı dönecek! Üçüncüsü de bütçeyi düzeltmek için yapılacak fiyat ayarlamaları enflasyonu az biraz yukarı atacak. Bunlar önceden miktarı planlanmış değişimlerdi. Ama eğer faiz daha aşırı  düşürülüp, kur yüksek oranda devalüe edilse  idi, birincisi  tüm toplum anında fakirleşmiş olacaktı, ikincisi yabancılar risk algılaması içine girecekler ve kaçacaklardı , üçüncüsü de enflasyon kuvvetle artacaktı. Bu alternatifi tavsiye etmek çılgınlık olurdu. Sonuç: Traşı keselim, Merkez Bankası çok başarılı oldu!

<p>Yozgat'ta aydınlatma direğindeki Türk bayrağının katlanmış olduğunu gören yaşlı bir vatandaşın, ş

Yozgat'ta vatandaşın 'bayrak' hassasiyeti kameraya yansıdı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ağrı Dağı göçmen kuşlara ev sahipliği yapıyor

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...