• $7,4084
  • €9,0272
  • 441.544
  • 1542.45
28 Ekim 2012 Pazar

Futbolumuz deşifre oldu!

Son haftalarda hem Milli Takımımız'ın hem de Avrupa'da oynayan kulüplerimizin gerçek futbol düzeyi ortaya çıktı. Sonuçta bir Akdeniz toplumu ile bir Orta Doğu toplumunun karması olan ülkemizin kültüründe işlerin başında iyimserlik, sonra gerçekler ortalığa dökülünce de kötümserlik yapma geleneği vardır. Ama aslında başımıza gelen belaların ve felaketlerin kendi hayata bakış açımızdan kaynaklandığını da hiç düşünmeyiz. Bugün biraz futbola dair yazıp çizeceğiz, ama gerçekleri vurgulayarak!

BİZE GÖRE SUÇLU BİREYLERDİR

Kültür olarak kolektif değil bireyseliz. Bu nedenle sisteme inanmayız, bireyleri eleştiririz. Bize göre Ahmet, Mehmet suçludur, teknik adam suçludur, falan filan. Ülkemizde sporda yapılması en zor şey de hem taraftarı, hem de medyayı bu bireysel yorumdan uzaklaştırmaktır. Bugün Aykut Kocaman'ın Alex ile yaşadığı sorunun arkasındaki temel faktör yüceltilen ama aslında artık oyunun yarısından bile azını oynayabilen bir futbolcunun sahada durmaya başladığı dönemde hem kendisinin hem de taraftarın geçmişe endeksli yaşamasından kaynaklanmıştır. Alex twitter'dan teknik adam Kocaman'a saldırdığı zaman haksızdı, limitleri aşmıştı, kendini yaktı ama sorun da kötü yönetildi. Fakat işin esası yazdığımızdır.

ALAN SAVUNMASI YAPAMIYORUZ

Şimdi bireylerden takım sporuna dönelim. Bugünün futbolunda adam adama savunma yerine alan savunması oynanır. Bunu biz ve teknik adamlarımız çok geç öğrendik. Gordon Milne 4-4-2 alan savunmasında ısrar ettiği zaman 'modası geçmiş İngiliz futbolu oynatıyor' eleştirisini ahmakça getirmiştik.Bugün Türk takımları alan savunması yapmaya çalışıyor ama yapamıyor. Milli futbolcumuz Alpay zaten yapamadığını itiraf etmişti! Son dönemde Avrupa'da oynadığımız yabancı kulüp takımları ve de oynadığımız diğer milli takımlar (mesela Braga veya Romanya) sekiz kişilik alan savunmasını dayayarak bizi alt ettiler.

ALTYAPI BİTTİ

Tabii o günün Beşiktaş takımında bir de altyapı ve bol kepçe para harcamanın önünde engel bir de Süleyman Seba vardı. Bu nedenle Beşiktaş o dönemi minimum  gider ile atlattı ve çok da başarılı oldu. Ama sonra Beşiktaş da girdaba katıldı. Altyapı bitti.
Nerede ise otuz yıl olacak, İngiliz milli takımının sert alan savunmasına karşı bir tek gol atamadık. Bir sistematik çözüm de geliştiremedik. Altyapıda da bir şey öğretmedik. Alan savunması yapmayı da bilmiyor, rakiplerimize sürekli beleş gol veya kolay gol fırsatı veriyoruz. Halbuki hepimiz biliyoruz ki, beğendiğimiz Barcelona ve İspanya bugün dünya futbolunun tepesinde ise, bu birincisi Barcelona takımının altyapı eğitimi ve ikincisi o altyapıda geliştirdiği (Hollanda'dan öğrendiği) ve yerleştirdiği futbol sistemi sayesinde olmakta. Ama bizim ne takımlarımızda ne de Milli takımda yerleşik,  kendimize has ve yeteneklerimiz ile uyumlu bir sistemimiz yok. Dolayısıyla da futbolumuz  hem kulüplerde hem de Milli Takımda yerlerde sürünüyor. Artık Almancı kardeşlerimiz bile bizi kurtaramıyorlar!

TELEVİZYON ULEMASI NE DİYOR?
Tabii medyanın yaklaşımı da büyük sorun. Çünkü medya da ölmüş durumda. Hıncal Uluç Efendi Türk spor medyasına iki büyük zarar verdi. Birincisi aleni takım taraftarlığına prim verdi, ikincisi ise maça gitmeyip televizyondan maç yazmayı makbul hale getirdi. Medya yöneticileri de masraf azaltan bu yaklaşıma çanak tuttular. Halbuki kamera sadece topun olduğu yeri gösterir, topun olmadığı yerde adam öldürülse kimse farkına varmaz. Bu nedenle 'yarım saha yorum' ile 'fanatik taraftarlık' birleşti mi, ve sorunun sistem değil bireysel performanslar olduğu düşünüldü mü, başarısızlık Allah'ın emri haline gelir. Televizyonda ise en önemli olan analiz değil, kavga etmektir.
Bu nedenle büyük otorite sayılanlar bile saçma sapan şeyler söyler, yazar ve  çizerler. Birkaç ikaz yapmak zorundayız. Alan savunması en başarılı savunma sistemidir ama gol alanına onsekize gelindiğinde alan savunması adam adama savunmaya döner. Bu, rakip korner attığında da adam paylaşılması şeklinde gerçekleştirilir. Televizyon uleması tersini düşünüyor. Acı olan ne biliyor musunuz? Artık bazı teknik şeyleri örneğin alan savunmasını beceremediğimizin yabancılar farkına vardı, deşifre olduk! Bundan sonra Türkler hep sekiz kişilik katı alan savunması karşısında oynayacaklar! Çözüm düşünmeliyiz!

<h3>Süper Lig'in 20. haftasında Fatih Karagümrük ve Beşiktaş karşı karşıya geldi. Maç Kara Kartal'ın

Beşiktaş-Karagümrük maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler

Türkiye'nin Arnavutluk'ta inşa edeceği hastanenin şantiyesi açıldı