• $9,5112
  • €11,0553
  • 549.102
  • 1519.25
30 Ocak 2014 Perşembe

Faiz önlemi ve olası gelişmeler

Bombardımana tutulan Merkez Bankası sonunda sazı eline aldı ve marjinal fonlama oranı adını verdiği faiz koridorunun üst limitini 7.75 oranından yüzde 12'ye yükseltti. Piyasa yapıcısı denen bankalara repo ile tanınan borçlanma imkanı faizini de 6.75 oranından yüzde 11.5 oranına yükseltti. Faiz koridorunun alt limiti olan borç verme faizini yüzde 3.5 düzeyinden yüzde 8 düzeyine çıkarttı. Eski adı politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faizi ise yüzde 4.5 değerinden yüzde 10 düzeyine çıkartıldı. Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası fonlamasının temel olarak marjinal fonlama faizi dediği üst limitten fonlama yerine, bir hafta vadeli repo faizinden yani yüzde 10 oranından yapılacağını belirtti, tabii fonlama yapılırsa! Geç likidite penceresinden fonlamanın cezalı faizi ise yüzde 15 düzeyine çıkarıldı. Kısa vadeli belirsizlik ortadan kalktı, şimdi de uzun vade belirsizliği, büyüme ve istihdam sorunları gündeme gelecek.

Bu adımların sonucu ülkemizde mevduat faizinden kredi faizine kadar her tür faizin paralel şekilde yükselmesi olacaktır. Bu da bir yandan kurda rahatlık getirir, enflasyonu frenler ama diğer taraftan da reel sektörde durgunluğun ve tahribatın yolunu açabilir. Ancak Merkez Bankası'ndan beklediğimiz açıklama yapması, çünkü ülkemizden çıkan yabancı sermayenin minimal ve içeriden gelen talebin maksimal olduğunu Ankara vurguluyor. Bu konuda rakam vererek piyasada bilgi artışı sağlamanın faydalı olacağı kanısındayım.

Faiz her yerde yükselecek
Şimdi geriye dönüp bir bakalım. Türkiye 2013 yılında Mayıs ayından itibaren ABD Merkez Bankası FED'in para politikası değişikliği olasılığının getirdiği spekülasyona esir düşmüştü. Medya yorumları ve finans çevrelerinin hemen pozisyon alması ise TL'nin değerini derhal aşağıya itmeye başlamıştı. Bu bizim kontrolümüz altında bir konu değildi, ithal edilen bir sorundu. Tabii sermaye hareketlerinin getirdiği fonları keyifle harcamış olan da bizdik. Toplumumuz kredilere saldırırken bir gün fonların geri çıkacağını hiç düşünmemişti. Ülkemizde de ciddi bir kredi ve konut sektörü balonu oluşmuştu. Unutmamamız gerekiyor ki FED henüz daha bir likidite daraltma işlemi yapmamıştı ama önümüzdeki dönemde FED aksiyonları daha kuvvetlenecek ve uzun zaman devam edecek. Üstelik Avrupa Birliği ve İngiltere gibi ülkelerin Merkez Bankaları da zaman içinde birkaç yıl sürecek likidite daraltma operasyonuna girişmek durumuna gelecek. Her yerde faiz sonunda yükselecek.

Siyasi gerilimi azaltmalıyız
Ancak 2013 yılı sonunda Babacan'ın Davos'tan vurguladığı gibi 17 Aralık tarihinde ülkenin içinden kaynaklanan ve siyasi gerilimi önemli boyutta arttıran bir olgu ortaya çıktı. Bu siyaset kökenli gerilim TL'nin değer kaybını mayıs -aralık arasındaki değer kaybının iki misline yükseltti. Bu da hem ülke içinde hem de global çapta faiz arttırın feryatlarını gündeme getirdi. Kur artışları zaman içinde enflasyonu artıracaktı. Ayrıca ihracata olumlu, ithalata ise ters etki yapabilirdi. Ancak alternatif çözüm olan faiz artırımı da reel sektörü boğacak bir yaklaşımdı. Ama 2013 yılı sonuna kadar henüz reel sektörde verilerde bir kötüleşme görünümü henüz yoktu. Fakat iki gün evvel açıklanan imalat sanayii kapasite kullanımı verilerindeki önemli azalma, reel sektörde de tahribatın yolda olduğunu gösterdi. Şubat, mart ve takip eden dönem verileri reel sektördeki etkileri gösterecek!

Diğer taraftan bir faktör daha vardı. Türkiye'den çıkan yabancı parası minimal, içeriden gelen talep ise maksimaldi. Türkiye içinden talebin bir kısmı net döviz borcu olup riskten kurtulmaya çalışan kişi ve kurumların çabası sonucu için olsa da, diğer taraftan Türkiye içinden spekülatif ve kazanca dönük döviz talebi yaratanların TL'nin değer kaybına katkısı da önemli boyutta idi. Faiz yükselmesi kur spekülasyonunu frenler. Ancak esas sorunumuz siyasi gerilim. Eğer siyasi gerilim temel risk faktörü haline gelmiş ise şok faizin etkisinin kalıcı olması mümkün olmaz. Ülkeyi seven her kişinin iç siyasi gerilimin azaltılmasına destek vermesi gerekiyor. Bence esas kalıcı çözüm iç siyasi gerilimin azalmasından gelir.

<p>Son yıllarda iyice hızlanan uzay  yarışının en önemli sebeplerinden biri de doğal kaynaklar. Ay y

ABD'nin uzay madenciliği hamlesi

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu