• $9,5095
  • €11,0908
  • 546.156
  • 1455.42
23 Mart 2012 Cuma

Çin piyasaları neden hüzne soktu?

Piyasalarda birkaç gündür Çin ekonomisinde reel büyümenin düşeceği endişesiyle artan risk algılaması sonucu 'bozulma' başladı. Salı günü Avrupa ve ABD'de borsalarda hisse senedi endeksleri düşüş yaşarken petrol fiyatları da aşağıya doğru harekete başladı.
Okurlarım hatırlarlar, bu sütunda Arvind Subramanian adlı iktisatçının Eclipse adlı 2011 sonu baskısı kitabındaki Çin konusundaki analizleri sizlere detaylı şekilde aktarmıştım. Bu kıymetli kitabın temel tezi, Çin ekonomisinin ABD'nin dört misli nüfusa sahip olması nedeniyle, ABD'nin dörtte biri kadar kişi başına gelire geldiğinde, toplam üretim olarak ABD'yi geçeceği ve dünyanın yeni hegemonu olacağı ve bu durumun erkenden, 2016 yılında bile gerçekleşebileceği idi. Analizleri son derece sağlam verilere dayanıyordu. Bu nedenle kitabı ve tezini gündemde tutmuştum.
Ancak şimdi farklı gelişmeler gündeme geliyor. Büyük gelişmiş ülkeler yüzde bir iki oranında reel büyümeyle ilerlerken, Çin büyümesi yüzde 10 düzeyinden yüzde 7 civarına düşecek diye üzülenler var. 
1915-1991 arasında yaşayan ve Karaiblerde S.Lucia Adası'ndan gelen zenci bir genç olan 'Sir' Arthur Lewis, 1940 yılında London School of Economics'ten ekonomi doktorasını almış ve sonra LSE, Manchester, Princeton, West Indies üniversitelerinde  öğretim üyeliği yapmış, bu arada 1957 yılında bağımsızlık kazanan Ghana'nın da ekonomi danışmanı olmuştu. 1970 yılında da Karaibler Kalkınma Bankası Direktörlüğü yapan Sir Lewis 1979 yılında Ekonomi Nobeli'ni 'Sınırsız İşgücü ile Kalkınma Modeli' adlı 1954 tarihli eseriyle kazanmıştı (Nobel kazanan ilk zenci iktisatçı olarak da tarihe geçti). Lewis  modeline göre düşük gelir ve üretim düzeyindeki ülkeler, ucuz ve bol emek mevcudiyeti nedeniyle ve düşük emek ücretinden faydalanarak, uzun süre hızlı büyüme ve gelişme sağlayabilirlerdi. Bu üretim sürecindeki karlar da ücretler artmadan yeniden yatırıma aktarıldığı takdirde, gelişme ve büyüme uzun zaman devam edebilirdi. Ancak sonunda bu ülkeler orta gelir kategorisine sıkışıp, büyümeyi yavaşlatmak durumuna da gelebiliyorlardı. Bu duruma, 'Lewis dönüş noktası' denen konuma gelmek, kaçınılamaz  hale gelebiliyordu. Çünkü hızlı büyüyen bu tür ekonomiler orta gelir düzeyine vardıkları sırada, ucuz emek arzı da kurumaya başladığından, ücretler artmaya başladığında duraklamaya mahkum olmalarına 'Orta gelir ülkesi düzeyi tuzağı' deniyor.
İşte Çin konusunda Dünya Bankası tarafından yeni hazırlanan 'China 2030' adlı raporda ve Çin'in kendi hazırladığı 12'nci Beş Yıllık Kalkınma planında ve medyaya aksetmiş bulunan Strateji Raporunda, Çin için yeni bir ekonomi yaklaşım vizyonu gündeme geliyor ve bu yeni yaklaşımda hem siyaset hem de ekonomi alanında reform gerektiği vurgulanıyor.
Financial Times yazarı Martin Wolf'e göre Çin 35 yıl evvel ucuz emek fazlası olan bir ekonomi idi ama bugün emek arzı zafiyeti başlamış bulunuyor. Çin reformlar başladığından bu yana reel olarak (enflasyon ayıklanarak bakıldığında) 20 misli büyüdü ve artık Çin nüfusunun  yarıdan fazlası kentsel! Çin'de nufus artış hızı da çok düşük, çünkü doğum sınırlaması da var. Çin'de, doğuda, 2004 yılından sonra sanayileşmiş sahil kentlerinden başlayarak ciddi  boyutta emek arzı sıkıntısı başlamış.
Dünya Bankası'ndan iktisatçı Louis Kuijs Çin'in reform başlangıcında, dev yatırım hızı sağlama sürecinde, büyümenin hep sermaye ve emek girdileri eklemek ile, yani girdi artışı ile sağlandığını ama artık büyümek için 'toplam faktör' verimliliğini artırmak gerektiğini ve bu gerçekleşmediği takdirde prodüktivitenin düşeceğini vurguluyor. Başka bir deyişle artık büyüme için verim artışı, girdi artışı ile değil, daha fazla emek ve sermaye ile değil, teknolojik değişim ile sağlanmak zorunda. Bu yapılmazsa da karların artışı duracak, ücretler de artarak ile kar artışı düşecek. Birçok ülke teknolojik gelişme ile sağlanan büyüme sürecine geçişte Lewis tipi 'Orta Gelir Düzeyi Tuzağına' yakalanarak durmuş, ilerleyememiş. Çin ise muhakak yüksek gelir düzeyi ülke durumuna gelmek arzusunda ve  yapılması gerekenler, yerel yönetimlerin, kamu bankalarının ve kamu iktisadi kurumlarının güç kaybedeceği ve rollerinin değişeceği sinyali vermekte. Bu nedenle de, görev süresi bitmekte olan Wen Jiabao 14 Mart tarihinde ,siyasi reformun öneminin altını çizmiş bulunuyor ve sürekli 'alt çizmeye' de devam ediyor.
Çin bu yıl yüzde 7.5 ve gelecek yıldan itibaren de beş yılda ortalama yüzde 7 büyümeye geçecek. Yüzde 50 yatırımdan yüzde 35 yatırıma bir resesyona kurban gitmeden düşmek için yatırımdan iç tüketime dönmek gerekiyor. Üstelik Çin'in geçmiş yatırımları da 13 yılda her yıl yüzde 26 artış sağlayan inşaat sektöründe gerçekleşmiş.  Bunun devam etmesi ve prodüktivite artışı sağlanması oldukça zor. Çin'deki gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz!

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu