• $9,2647
  • €10,756
  • 526.452
  • 1409.56
21 Mart 2012 Çarşamba

Brezilya ve petrol!

Brezilya ülkeye giren yabancı sermaye akımını durdurmak için kullandığı Tobin vergisi uygulamasında başarısız. Parası da oldukça aşırı değerli ve daha da değerleniyor.
Brezilya'nın en önemli avantajı, Lula adlı, sol görüşlü ve aslında eğitimsiz bir işçi sendikası lideri tarafından ciddi ekonomik reformlar yapılması başarısı ve sürprizi sonucu, ekonomisinde işsizliği yüzde 5-6 arasına indirebilmiş olması. Bizdeki sol politikacılar Brezilya'nın sol liderlerinin yaptığı reformları izlemeli! Tabii son kriz dönemindeki ekonomik hamlesinde de, tarım ürünleri, maden ve emtia fiyatlarının artması nedeniyle elde ettiği kazançlar önemli etken oldu.
Ancak ülkenin Türkiye'den önemli bir farkı, enerji durumu ve özellikle petroldeki avantajı. Brezilya elektrik üretiminde 461 milyar KWH ile dünyada onuncu. Elektrik tüketiminde ise 421 KWH ile dünyada on birinci. Çok az miktarda, 40 KWH elektrik enerjisini komşusu Paraguay'dan ithal ediyor. Yani elektrik üretiminde kendi kendine yeterli.
Petrol üretiminde ise günde 2.746 milyon varil üretimle dünyada dokuzuncu. Petrol tüketiminde ise günde 2.654 milyon varille dünyada altıncı. Petrol ithalatı 720 bin varil ve petrol ihracatı da günde 699 bin varil. Petrol sorunu yok! Bugüne kadar bilinen petrol kaynakları da büyüktü ve ülke 12.86 milyar varil ile dünyada 15'inci sırada.
Brezilya sadece doğal gaz kullanımında ithalatçı, tüketimin yarısını ithal etmekte. Yani Brezilya bizim belamız olan ve cari denge açığımızın üçte ikisini üreten enerji ithalatı sorununa kurban gitmiyor. Bu nedenle cari denge açığı GSYİH oranı olarak yüzde 2-3 arasında.
Ama Brezilya son günlerde bulduğu yeni petrol kaynakları ile şimdi bir petrol devi olmak yolunda. Bu nedenle de dünyanın en büyük sanayi ve teknoloji kuruluşları da Brezilyaya akın etmekteler. Yani yabancı sermaye girişi yavaşlamayacak, tersine artacak ve ülke parası değerlenmeye devam edecek. 
Brezilya dünyada son dönemde bulunan en büyük petrol kaynağını, kendi sahilinde denizin dibinde aradı ve buldu. Halbuki 1970'li yıllarda gerçekleşen OPEC kökenli petrol fiyat artışları Brezilya'yı da aynen Türkiye gibi göçertmişti.  Ama Brezilya bu soruna önce Campos petrol yatağını bularak ve enerji için etanol sektörünü büyüterek cevap vermişti. Campos kaynağı son otuz yılda günde 0.2 milyon varilden, 2011 yılında günde 2.3 milyon varil üretime ulaştı. 
Brezilya son birkaç yılda 90 kadar farklı off shore petrol kaynağı buldu. Bu kaynaklar toplam 40 milyar varil kadar ek, yeni ve dev rezerv içeriyor. Brezilyanın bu petrolü çıkartma maliyeti de Meksika Körfezindeki ve Batı Afrika offshore yataklarının onda biri kadar olacak. Bu da büyük avantaj. Brezilyanın günlük petrol üretimini 2020 yılında 4.5 milyon varile çıkartması bekleniyor. Brezilya Chavez'in Venezüella'sını da geçecek ve Latin Amerikanın en birinci petrol devi olacak.
Ancak ülkenin petrol şirketi Petrobras bir teknoloji devrimi yaşamak zorunda. Petrol kaynakları sahilden 200 mil uzakta ve denizin bir mil kadar derinliğinde, üstelik de bir tuz tabakasının altında. Bu kaynaklarda ayni zamanda önemli boyutta doğal gaz da var. Brezilya bu kaynakları çıkartmak ve nakletmek için önemli teknolojik gelişme üretmek zorunda. Bunu sağlamak için şimdiki Başkanları Dilma Rouseff ne yapıyor? Brezilya vatandaşlarından 100 bin genci 2015 yılı sonunda ABD, Almanya, Fransa, İngiltere gibi büyük sanayi ve teknoloji ülkelerinde en üst düzey teknik eğitim alabilmiş hale getirmek için burslar vermekle ve eğitimi sağlayacak ülkelerle görüşme ve anlaşama sağlamaya çalışmakla meşgul. Dilma teknik ve üst eğitime büyük önem veriyor.
Brezilya Tobin vergisi ile parasının aşırı değerlenmesini çözemedi. Parası dolara karşı yüzde 32 değerlendi. Otomotiv ithalatı da 2011 yılında yüzde 30 arttı. Arabaların önemli bir kısmı da Çin'den gelmeye başladı. Ayni nedenle Mercosur adlı bölgesel ekonomik işbirliği anlaşması çerçevesinde Meksika ve Arjantin gibi ülkelerle birbirlerine serbest otomotiv satışında rekabet edemez hale geldi ve ithalat başladı. Bu nedenle de sanayi sektörünün GSYİH payı da 2000 yılındaki yüzde 17.2 düzeyinden 2011 yılında yüzde 14.6 düzeyine inmiş bulunuyor.

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi