• $9,4979
  • €11,0726
  • 548.67
  • 1519.25
4 Nisan 2013 Perşembe

Büyümeyi nasıl değerlendirelim?

Benim şahsi tahminim yüzde 2.5 civarında bir büyüme idi. Benim tahminimin dayandığı "betam" araştırmaları ise yüzde 2.6 civarında bir büyüme bekliyordu. Aşağıdaki tabloda Eurostat tarafından açıklanan euro bölgesinin 17 ülkesi ile Türkiye'nin karşılaştırması var. Tabloda Türkiye tabii ki yok. Çünkü euro bölgesi üyesi değiliz. Ama bugün 27 ülkeden oluşan AB ve 17 ülkeden oluşan euro bölgesine göbekten bağlıyız. Bu ülkelere ihracatımız 2009 kriz döneminde yüzde 60 kadardı. Yani müşterilerimiz büyük çapta daralınca biz de müşterileri batan her tüccar gibi 2009 yılında yüzde 4.7 daraldık. Tabloda karşılaştırma yapılabilmesi için Türkiye ve Almanya verilerine bir arada bakmak gerekli. 2009 krizinde Başbakan Türkiye ekonomisi için "kriz teğet geçti" dedi. Tabii "teğet" diye bir ekonomi terimi yok. Aslında değerlendirme şöyle yapılmalı. 2009 krizinde Almanya da Türkiye de aynı boyutta yani yüzde 4.7 daraldı. Almanya ile Türkiye neden krizde benzer boyutta darbe yedi? Çünkü 2009 yılında hem Almanya hem de Türkiye ihracatlarının üçte ikisini Avrupa ülkelerine yapmakta idiler.

Türkiye 2010 ve 2011'de kredi balonuyla şişen iç ekonomisinde, hem iç talebi artırarak ve hem de ihracatı Avrupa dışına kaydırmak ve ürün gamını da değiştirmek şeklindeki yaklaşımıyla iki yılın ortalaması olarak  yüzde 9 civarında büyüdü. Ancak ekonomide her şeyin bir faturası var. 2011 yılı sonuna gelindiğinde cari denge açığının GSYİH'ye yüzde 10'a ulaşmıştı. Alternatifimiz ya kriz ya da büyümeyi düşürerek cari denge açığını kısmaktı. İkincisini yaptık. Krizi engellemek için büyümeyi kendi aksiyonumuzla daraltmak tarihimizde bir ilk. 

Tabii hükümetin tahmini başlangıçta 2012 büyümesinin yüzde 3 oranının altında pek kalmayacağı idi. Ama euro bölgesinin çöküşünün devamı, Suriye ile itiş kakışın etkileri, İran, Irak ve kendi güneydoğumuzdaki siyasi gelişmeler, Türkiye içindeki hükümet-muhalefet kavgası gibi faktörler beklentileri bozdu. Ama gene de fren yapan Türkiye bile, 2012 yılında Avrupa'da pozitif büyüme yaşayan ve cari denge açığını hızla düşüren nadir birkaç ülkeden biridir. Tabloda da görüleceği gibi Türkiye yüzde 2.2 ile büyümede Estonya sonrasında ikinci sırada.

<p>Küresel ısınma ve iklim değişikliği artık inkar edilemez bir  seviyede ancak ne yazık ki bu konud

İklim değişikliğindeki büyük tehlike

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu