• $8,2693
  • €10,0522
  • 488.154
  • 1454.99
02 Nisan 2016 Cumartesi

Büyüme oranı yüksek ama dengeli mi?

31 Mart 2016 tarihinde 2015 dördüncü çeyreği ve de 2015 yılı bütünü için büyüme verileri yayımlandı. Bahçeşehir Üniversitesi Betam ekonomistleri Seyfettin Gürsel, Mine Durmaz ve Melike Kökkızıl her zamanki gibi verileri ve gelişmeleri özetledi ve analiz ettiler.

Analizler detaylı olduğundan büyüme iki gün peş peşe analiz edilecek. Dün ilk yazı yayımlandı, bugün ise ikinci ve son yazı yayımlanıyor.

İktisatçıların analizine göre özeti tekrar edersek, Türkiye ekonomisi 2015 yılında yıllık bazda yüzde 4 büyüdü. Bahçeşehir

Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi Betam da benzer bir büyüme oranı tahmin etmişti. Bu büyüme hızı 2014 yılındaki yüzde 2.9’luk büyümenin ardından nispeten büyük bir büyüme demek. İlan edilen büyüme sayısı Orta Vadeli Program’da öngörülen büyüme oranıyla da tutarlı.

Büyümeye en büyük katkıyı yüzde 4.5 artan özel tüketim sağladı. Büyümeye ikinci en büyük katkı ise kamu harcamalarından geldi. Yatırımlar dâhil kamu harcamaları yüzde 7 arttı. Buna karşılık net ihracatın katkısı negatif oldu. İhracat yüzde 0.8 gerilerken ithalat artışı da yüzde 0.3 oldu.

Ancak büyüme iktisatçı gözü ile bakıldığında beklenenden daha az dengeli oldu. Denge demek özel tüketim ılımlı artarken net ihracatın da büyümeye pozitif katkı yapması demek. Bu beklenti ise gerçekleşmedi.

İhracat düşerken ithalatın sınırlı da olsa artması, dolayısıyla net ihracatın büyümeye negatif katkı yapması, 2015 yılında iç talep kaynaklı yüzde 4’lük ve nispeten yüksek GSYH artışının bedeli olarak görülebilir. İhracat yıllık bazda yüzde 0,8 oranında düşerken ithalat artışı yüzde 0,3 oldu. Sonuçta net ihracat büyümeyi 0,3 puan aşağıya çekti.

İhracattaki gerilemenin esasen zayıflayan dış talepten kaynaklandığı not edilmelidir. Türkiye’nin ikinci en büyük pazarı haline gelmiş olan Irak’a yapılan ihracat hemen hemen yarı yarıya azalırken, Rusya’da yaşanmakta olan ekonomik krize, son dönemde iki ülke arasında yaşanan politik kriz de eklenince, bu pazara yapılan ihracat da önemli ölçüde olumsuz etkilendi. Buna karşılık Avrupa pazarındaki sınırlı canlanma kayıpların telafisi için yeterli olamadı.

2015 yılı genelinde dış ticaret gelişmelerinin son çeyrekte daha da olumsuzlaştığına da dikkati çekmek istiyoruz. 3. Çeyrekten 4. Çeyreğe ihracatın yüzde 1,2 oranında gerilediğini, ithalatın ise yüzde 6,5 oranında yüksek bir artış sergilediğini not etmek gerekiyor.

Sonuçta net ihracatın çeyreklik büyümeyi 2 puan aşağıya çekerek stok artışından kaynaklanan katkıyı sildiğini belirtelim.

Ekonomik büyümede temel eğilimler

2015 yılının bütünü itibarıyla yüksek bir büyüme performansı söz konusu olmakla birlikte bu performansın kalitesi sorgulanabilir. Yüzde 4 büyümeyi özel tüketim ve kamu harcamaları sürüklerken, net ihracatın negatif katkısı “dengeli büyüme” stratejisine gölge düşürüyor.

Dikkat çekilmesi gereken diğer özellik ise son çeyrekte büyümenin önceki çeyreklere kıyasla yavaşlamış olması. Bu yavaşlama özel tüketim ve kamu harcamalarındaki belirgin yavaşlama ile net ihracatın negatif katkısının derinleşmesinden kaynaklanırken, yegâne olumlu gelişmenin yatırımlarda görülen canlanma olduğu görülüyor.
Ekonomik büyümede gözlemlenen yavaşlamanın Betam’ın 2016 1. Çeyrek Ekonomik Görünüm araştırma notunda da görüldüğünü hatırlatalım. 2016 yılının 1. çeyreğinde Betam’ın ilk büyüme tahmininin de yüzde 0,5 olduğunun da altını çizelim.

<p>İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'da fanatik Yahudilerin baskını

İsrail polisinden Filistinlilere yeniden müdahale

Onları görebilmek neredeyse imkansız! İşte kamuflaj ustası savaş gemileri

Çamurlarda serinleyen mandaların görüntüsü Serengeti'yi aratmadı

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları