• $7,3575
  • €8,9541
  • 438.706
  • 1536.11
28 Ekim 2011 Cuma

Deprem vergisi IMF'nin ön şartıydı

Bugün, yana yana hesabı sorulan deprem vergileri, Türkiye'yi uzun dönemli deprem felaketlerine karşı koruyacak altyapı harcamaları için çıkarılmadı. 
Doğru bir tartışma için o dönemi hatırlamamız gerekiyor.
17 Ağustos Marmara Depremi, bu felaket öncesinde bile hayli kırılgan olan mali dengelere büyük darbe vurmuştu. Ekonomi yönetimi, acilen kaynak bulmak zorundaydı.
Deprem vergileri, depremin yol açtığı ağır kayıpların, bütçe kısmını biraz olsun onarmak amacıyla gündeme geldi. Ek gelir öngören yasa tasarısı, o sıra yoğun temas trafiği içinde olunan IMF ile görüşülerek, hızla hazırlandı. Depremin haftasında Meclis'e sunuldu.
Ertesi gün de Plan-Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. 
Ancak kamuoyundan yükselen tepkiler öyle büyüktü ki, gerek bu tepkiler, gerekse deprem bölgesine yapılan yardımların yeni vergiler nedeniyle aksayabileceği kaygısı, tasarıyı askıya aldı.  
Askı hali, Düzce depremine kadar sürdü. 12 Kasım Düzce depreminin ardından indirilerek yeni vergilerle genişletildi. Özel İletişim ve Özel İşlem Vergileri'ne bir de faiz vergisi eklendi. İş dünyası ayağa kalktı. Ama sonuç değişmedi.
Ek vergiler, 25 Kasım 1999'da TBMM Genel Kurulu'nda yasalaştı. Kredi vermek için bu kanunu bekleyen IMF, hemen 4 milyar dolarlık stand-by anlaşmasını onayladı.
Sonuç 1: Deprem Vergisi, kırılgan bir ekonominin acil ihtiyacı olan IMF kredisinin ön koşulunu yerine getirmek amacıyla hayatımıza girdi.
Dahası, bir defalığına planlanan bu vergilerin süresi bir yıldı. 2000 yılı sonunda, uygulama sona erecekti. Ancak yüksek kamu borcu hala çok ciddi bir sorundu. O sıralarda, kabinenin adeta dışarıdan bir bakanı muamelesi gören (gerek hükümet gerekse biz haberciler tarafından)  Fon'un Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli,  merhum Başbakan Bülent Ecevit'e, hükümetten bu vergiyi bir yıl daha sürdürülmesi gerektiği mesajını iletti.
Koalisyon hükümeti, bu talebe karşı koyacak dirence de sahip değildi. Vergi 2000 ve kriz yılı olan 2001 ile toparlanma dönemi sayılan 2002'de de sürdürüldü. 
ŞİMŞEK DOĞRU SÖYLÜYOR AMA
Dün Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, deprem vergisinin nerelere harcandığını açıklarken, bu verginin kendilerinden önceki hükümet döneminde kalıcı hale getirildiğini söyledi. Cevap doğru ama eksiktir.
Eksiği tamamlamak zorundayım. Tarih 16 Ekim 2003. Ankara Defterdarlığı'nda düzenlenen bir törende, Şimşek'in selefi Kemal Unakıtan'a sorduğum soru ve aldığım cevap:
-Deprem için konulan bu vergilerin beş yıldır birer yıl uzatılması, toplumda bir inandırıcılık sorununa yol açmıyor mu? Bunları kalıcı hale getirmeyi düşünüyor musunuz?
- Milleti aldatmanın alemi yok. Vergiyi getirirken bir gerekçe aranmış. Deprem Vergisi denmiş. Bütçe açığını kapatmak için konulmuş. Bugüne kadar depremzedeye mi gitmiş? Yıllardır topluyorsun bu vergileri, vazgeçemiyorsun da. Bu vergilerde yeniden yapılandırmaya gideceğiz. Gerekli düzenlemeleri yaparak milletin karşısına da, (evet bunlar budur) diye net çıkmak istiyoruz. Kimse kimseyi kandırmasın. (16 Ekim 2003)
Sonuç 2: Zayıf ekonomi döneminde, IMF'nin ön koşulunu yerine getirebilmek adına, koalisyon hükümeti döneminde hayatımıza giren Deprem Vergisi, AK Parti hükümetlerince de başta duble yollar olmak üzere, altyapı yatırımları ve IMF taksitlerinin ödenmesi amacıyla da sürekli hale getirildi.

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Herkes memleketinde yaşasaydı illerin nüfusu kaç olurdu?

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!