• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
17 Temmuz 2012 Salı

Öz

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Anadolu Üniversitesi'nde Bilgisayar Destekli Eğitim çalışmalarına başladıktan kısa bir süre sonra, Milli Eğitimin projesi için öğretici yazılım üretmek durumunda kaldık. Payımıza düşen konulardan biri, altıncı sınıf Fen Bilgisi dersiydi. Bilgisayar marifetiyle altıncı sınıf öğrencilerine öğretmemiz gereken müfredatın ilk konusu ise madde idi.
Madde nedir? Fen Bilgisi kitaplarına bakarsanız, hacmi ve kütlesi olan şeydir. Peki, kütle nedir? Aynı kitaplara bakarsanız, madde miktarıdır. Hacim nedir? Maddenin uzayda kapladığı yerdir. Filan. Yani kitaplar, maddeyi hacim ve kütleyle, kütle ve hacmi ise maddeyle tarif ediyordu.
İşin eğitsel yanını tamamıyla üstlenmiş olan Fethi abinin bu tür döngüsel işlere tahammülü yoktu. Her namuslu bilim insanı gibi, döngüyü kırması gerekiyordu. Lazımsa aksiyomların üzerine inşa edilebilirdi bina ama iki şey birbirine gönderme yapamazdı. Fethi abi de maddeyi tanımsız bırakıp, kütle ve hacmi ona dayanarak açıklamayı tercih etti. Böyle birkaç cümleyle özetliyorum ama altıncı sınıf öğrencilerinin madde tanımlanmadan bir madde nosyonuna sahip olmalarını sağlayabilmek için aylarca usanmadan kafa yorması gerekti.
***
CERN'deki bilim insanları Higgs bozonunu bulmuş olabileceklerini geçenlerde ilan ettiklerinde, Fethi abinin zahmetli çabalarını hatırladım. Herhalde güzide medyamızda kütle ve ağırlık kavramlarının birbirlerinin yerine pervasızca kullanıldıklarını gördükçe çıldırmıştır.
Kütle, madde miktarı demek. Zamana ve zemine göre değişmiyor. Mesela yeryüzünde de, ay yüzeyinde de aynı kütleye sahipsiniz. Ama yeryüzündeki ağırlığınız ile ayın yüzeyindeki arasında ciddi bir fark var. Dahası, aynı kütleyle, uzayın uygun bölgelerinde tamamen ağırlıksız bile olabilirsiniz.
Böyle bakınca, kütlenin, maddenin özüne dair bir şey olduğu söylenebilir. Ağırlık ise maddenin başka maddeler ile etkileşiminin bir fonksiyonu. Âlemin kalanından tecrit edilmiş herhangi bir maddenin ağırlığı diye bir şeyden söz etmenin imkanı yok. Ancak bir bağlam içinde zuhur eden bir vasıf ağırlık denen şey. Aşk gibi bir şey yani, en az iki oyuncu gerektiriyor.
***
Herhalde tahmin etmişsinizdir, bunca altıncı sınıf bilgisini beyhude tekrarlamadım. 'Öze dair bir şeyler olduğu gibi, ancak bir bağlam içinde geçerli olanlar da var' diyebilmek için yaptım bu uzun girişi. Mesela Türklük veya Kürtlük öze dair şeyler değil. Ancak diğeri varsa var olabilen şeyler bunlar. Ancak birbirinden farkları sayesinde tanımlanabilen şeyler... Ve böyle çok şey var.
Tıpkı kütle ve ağırlık gibi, birbirinden çok farklı olan şeyleri birbirinin yerine fütursuzca kullanıyoruz. Olmayan yerlerde manasız özler buluyoruz. Yolda edinilmiş, yol boyunca değişip duracak olan -zaten de değişmesi lazım gelen- şeylere, mesela içinde doğduğumuz tabii dengeye öz değer muamelesi yapıyoruz. Kafa karışıklığımızın sebeplerinden biri de bu.
Buraya kadarı eski bilgi. CERN'den ilan edilen tahminler bir gerçekliğe tekabül ediyorsa, dünyaya yeni bir gözle bakmamız lazım geliyor. Çünkü anlaşılan o ki, kütle bile maddenin öz niteliklerinden biri değilmiş. Yolda edinilmiş bağlamsal bir şeymiş.
***
İnsanlık, benzeri sadece birkaç defa yaşanmış ölçekte bir sarsıntı geçiriyor. Tuhaf bir biçimde felsefe ve sanat suskun. Bize yeni bir şeyler söylemiyorlar. Bilim her ikisinin de eksiğini kapatmaya, ayıbını örtmeye çalışıyor gibi görünüyor. Nasıl bir bilim? Batı Avrupa'da yapılanı Amerika'da makbul değil. Amerika'da yapılanı Batı Avrupa'da hırsızlık olarak görülüyor. Doğu Avrupa'da yapılan bir şeyler varsa hala, onlar da hepimize meçhul.
Bizim zaten bu işlerle alakamız yok. Memlekette bilimle işi olmayan birilerinin var olması yüzünden değil. Her yerde var öyleleri. Durmaksızın bilim lafı edenler, bilimin üstlendiği rolün farkında varmamış gibiler. Canımız ondan yanıyor.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara'nın simgelerinden Kuğulu Park buz tuttu

MİLGEM Projesi'nin 5'inci gemisi denize indi