• $7,4026
  • €8,9775
  • 441.86
  • 1540.32
10 Temmuz 2012 Salı

Ferrari'nin arkadaşı ve KPSS

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Ferrari askerlik yaparken biriyle tanışır. Çok etkisinde kalır. Askerlik bitince onu fabrikasına davet eder. Yeni modellerin test edildiği alana bakan büyük bir odayı lüks bir biçimde tefriş edip yerleşen askerlik arkadaşı, hiçbir şey yapmadan yüksek bir maaş alır durur.
Diğer müdürlerin homurtuları yükselmeye başlamışken, bir gün, askerlik arkadaşının odasındaki telefondan manasız bir talimat duyulur. 3 metre eninde 6 metre boyunda, 1,5 metre yüksekliğinde bir buz kalıbının test pistine indirilmesi istenmektedir. Herkes şaşırır ama patronun şımarık arkadaşına itiraz edemezler. Buz kalıbı piste indirilince, en hızlı otomobillerden birinin onu pist boyunca çekmesini ister askerlik arkadaşı. Pistin sonuna ulaşıldığında, bu defa öteki yöne...
Buz kalıbı bu şekilde, bir o yöne, bir bu yöne çekilir durur. Bir süre sonra yukarıdan yeni bir talimat gelir: 'Şimdi stilistler insin, kalıbın siluetini çizsinler.' Rivayete göre, Ferrari'nin -bir yığın insanı baştan çıkaran- ünlü silüeti bu şekilde çıkarılmıştır.
Ferrari'nin askerlik arkadaşının hikayesi, büyük ihtimal bir şehir efsanesi. Ama mantıklı bir yanı da var. O dönemde de biliniyordu, hareket halindeki bir araç hava direncine maruz kalır. Hava direncinin aracın yüzeyindeki dağılımı düzgün de değildir. Ama aracın yüzeyindeki hangi noktaların ne kadar dirence maruz kaldığını hesaplayacak matematiksel araçlar yoktur ve bu amaçla kullanılacak olan simülatörler de henüz geliştirilmemiştir. Buz kalıbı, o dönem için hayal edilemeyecek kadar mükemmel bir simülatör işi görebilir.
***
Ferrari hikayesi şehir efsanesi bile olsa, neticede hikayenin ima ettiğine benzer şeyler her daim, her yerde olup duruyor. Mesela bu tür işlerin en beklenmeyeceği devasa teknoloji ürünü fabrikalarda bile... İşçilerinin ürün veya proses iyileştirme konusundaki fikirlerine müracaat eden hemen her firma, muazzam ücretler alan, çok gösterişli CV'lere sahip teknokratlarının akıl edemediği buluşlar derleyebiliyor.
Ferrari hikayesinden alınacak çok ibret var. Biri şu: Çaldırdığınız telefon açılmıyorsa, santral memurunuzun işini yapmadığını bilirsiniz. Ama buz kalıbını simülatör olarak kullanmayı akıl eden kimse olmazsa, bunu akıl edemediği için kimseyi suçlayamazsınız. Dünyada böyle çok iş var. Kıymetli olan, fark yaratan işler bunlar.
Ferrari'nin askerlik arkadaşı muhtemelen KPSS'ye girmezdi. Girse muhtemelen kayda değer bir puan alamazdı. Alsa, kendisini istihdam edecek olan kuruluş onu, buz kalıbından simülatör üretmesi için rahat bırakmazdı. Sızdırmaz bir görev dağılımın yapıldığı biçimsel organizasyonlarda, netleştirilmiş görev tanımlarına göre ve biçimselleştirilmiş metodlarla istihdam gerçekleştirdiğinizde, yapılmasında kıymet olan bir yığın işi yapacak olan insanı istihdam etme şansınız olmaz.
***
KPSS gibi bir zırvalık yıllardır yapılıyor. Memleketin halleri hakkında bence kafi bir gösterge. Ama daha anlamlı olanı, galiba, bunca yıl KPSS hakkında hiçbir ciddi tartışma olmaması, hiçbir ciddi itirazın dile getirilmemesi.
Bu defa, nihayet KPSS'yle birlikte bir tartışmamız da oldu. Ama ne yazık ki, tartışma mevzuu da KPSS kadar zırva. KPSS marifetiyle yıllardır devlete kendi memurlarını yerleştirenler, aynı kapıdan benzer metotla girenlere suçüstü yaptılar. Bu fırsat KPSS hakkında düşünmek amacıyla değerlendirilebilir mi? Zor görünüyor. Ama belki KPSS'nin kaldırılmasına filan vesile olabilir. Ne diyeyim, benimki de zavallı bir ümit işte...
Daha önce yazmıştım, KPSS Türklerin yoğurttan bile daha mühim bir icadı. Modernliğe yaptığımız yegane katkı. Mesele şu ki, bizden başka kimse bu işe itibar etmiş değil. Neden etmediğini düşünsek kafi. 

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi

Haftanın yalanları