• $7,5082
  • €9,0811
  • 443.561
  • 1518.81
05 Temmuz 2012 Perşembe

Kızlar

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Kızlar Londra'da 4x100'de yarışmaya hak kazanmışlar. Bugünlerde böyle bir şey olabileceğini, çok değil yirmi yıl önce dile getirmiş olsaydınız, akıl sağlınızdan şüphe edilirdi. Şimdi bile inanılması zor görünüyor.
Olimpiyatlar, seçkinlerin en seçkinlerinin yarıştığı bir platform. Dolayısıyla 5000 veya 10000 metrede yarışma hakkı kazanmak da şüphesiz kıymetli. Ancak -ömrümüz varsa hep birlikte izleyeceğiz- o finallerde, dünyadaki başka herhangi bir alanda bir performansı olmayan ülkelerin sporcuları birbirleriyle çekişecekler. Sporcularımız onların arasında yer alıp madalyaya ulaşırlarsa da elbette müthiş iş başarmış olacaklar ama...
Aması şu: Eğer Amerikalıların, Rusların, Almanların, İngilizlerin çekiştiği bir alanda varlığınızı hissettiriyorsanız, yaptığınız iş başka türlü bir şey. Nevin'in yaptığı iş tam da böyle bir şey işte. Aslı'nın ve Gamze'nin yaptığı da... 4x100 bayrak takımını herhalde finalde görebilecek değiliz. Ama olimpiyatlarda yarışma hakkı kazanmaları bile, branşın özelliklerini dikkate alacak olursak, olağanüstü bir iş.
Atletizm Federasyonu Başkanı Mehmet Terzi'nin şahsında hepsine teşekkürler ve başarılar. Ya evet, böyle bir Federasyon olduğunun, başında da Terzi'nin bulunduğunun farkında bile değildiniz, itiraf edin. Ne güzel...
***
Voleybol takımımızdan sonra basketbol takımımız da Londra'da olacak. Üstüne bir de atlet kızlar... Ne oluyor? Neden kadınlar erkeklerin bu kadar önüne geçti? Bu ülke, kadınlarının sosyal statüsü açısından problemli bir ülke değil miydi?
Bu soruyu sorduğumda, kadınların isyanlarını spor gibi alanlarda sergiledikleri performansla dile getirdikleri gibi iddialarla karşılaşıyorum. O halde de, geleneksel olarak kadın sporlarında başarılı olan ülkelerin performansını açıklamak zorlaşıyor.
Kendi hesabıma bir cevap dayatmaya hevesli değilim. Sadece açıklamaya muhtaç işler olmakta olduğuna işaret etmeye çalışıyorum. Üzerinde kafa yorulursa, memleketin hallerinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacak işler bunlar. Sorularla yaşamak, acilen bir cevap yakıştırmaktan daha çok işe yarar ayrıca. Ve dahası, daha zevkli de...
***
Nevin çok zor bir işi, üstelik bir saman alevi gibi bir kereliğine parlayıp geçmeden, üst üste iki defa başardıktan sonra Türk bayrağını alıp tur atarken mutlu oldum. Yaşadığı sevince ekran başında ortaklık ettim. Kendisini binlerce kilometre uzaktan kutladım. O bayrağı seviyorum ama Nevin'in omuzlarında Helsinki'de tur atmasa da seviyorum. Kimsenin milliyetçi olarak niteleyebileceği biri değilim. Bunu da övünerek veya yerinerek söylüyor değilim.
Mesele şu ki, Alina Talay'ın yarışıyor olması 100 m engelli finalini Beyaz Ruslar için nasıl daha anlamlı kılıyorsa, Nevin'in yarışması da aynı finali benim için daha anlamlı kılıyor. Dünyanın dört bir yanındaki milyarlarca insan için böyle bu. Bu sayede yapılabiliyor o organizasyonlar. Kimse sadece voleybol maçı seyretmiyor. Kimse yalınkat sporsever değil.
Biz, gençliğini 50'lerde, 60'larda, 70'lerde yaşamış olanlar, tuttuğumuz takımların Avusturyalı, Bulgar hatta Danimarkalı rakiplerini neden yenemeyeceklerini, daha maç başlamadan önce bilerek yaşadık. Olimpiyatlarda kızlarımızın da yarışması hayal edilebilecek şey bile değildi.
Halbuki mühimdi bütün bunlar. Barajlar, fabrikalar, okullar kadar önemliydi. Faşizan patlamalara yol açmayan yerlilik duygularının yeşerebilmesi için mühimdi. Toplumu bölen (ve bölmesi gereken) her türlü ayrımın sigortası olarak mühimdi. Başka alanlarda da rekabet kabiliyetinin boy verebilmesi için mühimdi. Kendi tenhalarımızda sıkışıp kalmamak, mütemadiyen kendimizi yiyip durmamak için mühimdi. Dünyanın paryası olmadığımıza kendimizi inandırabilmemiz için mühimdi.
Şimdiki nesiller bizim hangi ruh durumunda büyüdüğümüzü, o zırva ruh hallerini kendi kendimize nasıl meşrulaştırdığımızı tahmin bile edemeyecekler. Bizi sakatlayan şeylerin önemli bir bölümü onların hayatına hiç girmedi. Tarihin kendilerine sağladığı bu fırsatı, bakalım nasıl değerlendirecekler?

<p>Şiddeti en çok yaşayan grupların, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar olduğuna dikkati çeken  Uzman Ps

Şiddete uğruyor olabilir miyim?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Haftanın yalanları