• $13,3594
  • €15,141
  • 789.802
  • 2014.21
12 Ağustos 2013 Pazartesi

Yükseköğretim sistemimizin tomografisi - 2

ÖSYM'nin ülkemizin yükseköğretime geçiş sistemiyle ilgili kurumsal web sitesinde paylaştığı veriler üzerindeki tespitlerime bu yazımda da devam edeceğim. Ancak öncelikle üniversitelerdeki araştırmacıların içine düştükleri önemli bir sıkıntıyı dile getirmek isterim. ÖSYM 2011'den bu yana veri paylaşımı konusunda oldukça cimri bir yaklaşım içinde. 2011'e kadar kamuoyuyla paylaşılan verilerin ötesinde ÖSYM çok daha geniş verileri ünivertsitelerin kullanımına açardı. Bu veri setlerinden bazıları adayların özlük bilgilerini içerirken (ad, soyad, adres, telefon vb) bazıları ise özlük bilgilerinden arınmış anonim bilgilerden oluşurdu (ad soyad olmadan, lise türü, sınava giriş sayısı vb). 2011'den sonra hiçbir veri seti üniversiteler ile paylaşılmıyor. Pek çok kişinin faydalanabileceği projeler, bilimsel çalışmalar, matematiksel modellemeler bu nedenle yürütülemiyor. ÖSYM'nin adayların özlük bilgilerini paylaşmama konusundaki hassasiyetini çok yerinde buluyor ve destekliyorum. Ancak anonim bilgilerin üniversiteler ile paylaşılmamasını anlamlandırmakta zorlandığımı söylemeliyim. Üniversitedeki iki yardımcımın biri yükseklisans diğeri doktora seviyesinde tezlerini bu veriler üzerine yapmıştı. Ülke genelinde pek çok kişinin bu veriler üzerinde çalıştığını biliyoruz. Araştırma ve üretme niyetinin önünün kesilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

İSTATİSTİKLERİN SÖYLEDİKLERİ

Şimdi gelelim istatistiklerin söylediklerine. Devlet üniversitelerdeki lisans programlarının kontenjanları genel ve okul birincisi kontenjanlarından oluşur. Okul birincileri, mezun oldukları sene, öncelikle tercih ettikleri okul birinciliği kontenjanlarına sonra da genel kontenjanlara yerleştirilirler. Bazı bölümlerin okul birinciliği kontenjanları çok, bazılarınınki az rağbet görür. Az rağbet gören okul birinciliği kontenjanları boş kalır. 2013 ÖSYS'de 86 makine, 55 inşaat, 44 elektrik-elektronik, 30 bilgisayar mühendisliği programının okul birinciliği kontenjanlarının dolmadığı görülüyor. Tıp fakültelerinin okul birinciliği kontenjanları tamamen dolarken, moleküler biyoloji ve genetik bölümlerinin 14'üne okul birincilerinin rağbet etmedikleri anlaşılıyor. Hukuk fakülteleriyle psikoloji bölümlerinin de okul birinciliği kontenjanlarının tam olarak dolması, bu mesleklerin yoğun şekilde tercih edildiğinin bir göstergesi. Üniversite bazında incelediğimizde, Boğaziçi Üniversitesi'nin tüm bölümlerinin okul birinciliği kontenjanları dolarken ODTÜ'de 2 bölümün (Fizik ve Maden Mühendisliği), İTÜ'de ise 5 bölümün (Cevher Hazırlama, Jeofizik, Jeoloji, Maden ve Tekstil Mühendislikleri) okul birinciliği kontenjanları boş kalmış. Örnekleri artırmak mümkün. Boş kalan okul birinciliği kontenjanlarının seneye tercih döneminde okul birincileri için önemli göstergeler olacağını şimdiden hatırlatmak isterim.
ÖSYM'nin web sitesindeki tablolarda lisans programlarına yerleşenlerin en düşük puanlarıyla ilgili bir detaya dikkat etmek gerekiyor. Listedeki puan, bölümün kontenjanı tam olarak dolduysa o bölümün taban puanıdır. Kontenjan tam dolmadıysa taban puanı baraj puan olan 180 puandır. Bu verileri referans olarak kullanacak dershane rehberlik servislerinin bu detaya dikkat etmesi gerektiğinin altını özellikle çiziyorum.

<p class='MsoNormal'>Ezgi Aşık soruyor, Altınbaş Üni. Öğretim Üyesi Dr. Eray  Güçlüer ve Hacı Bayram

Zeytindalı Harekatı'nın yıldönümü…

67 yıldır banyo yapmayan dünyanın en pis insanı! Doktorları hayrete düşürdü!

Boğa'nın gazabı! Herkes kaçarken o kamerasını açtı ve...

Dev timsahı kepçeyle durdurabildi! Yaklaşık bir ton ağırlığında