• $7,3773
  • €8,9702
  • 442.01
  • 1552.52
02 Şubat 2012 Perşembe

Yüksek demokrasi enstitüsü

Efendim, ülkenin birinde büyük bir üniversite reformu yapılmış, bu reformla birlikte her köye bir üniversite, her beldeye de bir 'yüksek enstitü' açılmış. Bu enstitülerden birinin adı 'Yüksek Demokrasi Enstitüsü' imiş. Burada 'yüksek' olan enstitü değil, 'demokrasi' imiş. Bu enstitünün demokrasinin alçağını, sıradanını değil yükseğini aramak için kurulduğu söyleniyormuş.
Önce enstitüye 'mütevelli heyeti' tayin edilmiş. Bu heyet ileri demokrasinin ne olduğunu bilen bilge insanlardan oluşuyormuş. Diyorlarmış ki bu dünyadaki bütün demokrasiler geri demokrasidir. Bizim inancımıza, bizim hayatımıza uyan demokrasiye yüksek demokrasi denir. Bu enstitünün amacı, bizim hayat tarzımızın demokrasisini kurmak, gençleri bu konuda aydınlatmaktır. İçlerinden daha az bilge olan birinin soracağı tutmuş: 'Peki bizim hayat tarzımız neden demokrasi oluyor?' Diğer bilgeler bu cahil, aklı kıt arkadaşlarının bu sorusuna pek şaşırmışlar. Yarı kızgın yarı alaycı cevaplamışlar arkadaşlarının sorusunu: Biz doğuştan demokratız. Analarımızın karnından hepimiz demokratik doğduk. O zaman o soruyu soran az bilge pek bir sevinmiş duyduklarına 'ben de hep sorardım bendeki bu demokratiklik nereden geliyor diye. Demek doğuştanmış. Müzik yeteneği gibi sanki. Demokratiklik yeteneği olmayanlara acıyorum doğrusu. Bir tek biz bu yetenekle donatılmışız. Diğer kavimler, topluluklar, bizden farklı inançlarla yaşayan toplumlar, demokratik olmak için çok çalışmaları gerekiyor. Onlarda bizdeki yetenek yok. Bu dünyada bir tek biz demokratik yetenekle doğmuşuz' demiş kendine kendine.
Az bilge, 'bizdeki demokrasi yeteneğini nasıl geliştirebiliriz?' sorusuyla gelmiş bir gün mütevelli heyeti toplantısına. 'Herkes bizim gibi yaşarsa dünyaya demokrasi gelir' diye gürlemiş diğer bilgeler. 'Tüm dünyayı kendi hayat tarzımızın üstünlüğünü göstermeliyiz. Kim ki bizim gibi yaşar, demokrat oğlu demokrattır o.'
Az bilgenin yine soracağı tutmuş: 'Kızlara ne oluyor peki?' Diğer bilgeler gülmüşler. 'Ey az akıl!' demişler, 'oradaki 'oğul' kelimesi erkeği göstermiyor, insanı gösteriyor. Bizim gibi yaşayan insanlar demokrat olabilir ancak.'
Enstitüde ne dersleri verelim? Hocalarımız kim olsun? Enstitüye alacağımız öğrencilerin nitelikleri neler olsun? Tartışmışlar.
Yüksek demokrasiyi anlatabilmek amacıyla önce bazı ilkelerden başlama kararı almışlar. Enstitüyü bitirebilmek için kazanılması gerekli düşünce ve davranışların şu ilkeler ışığında gerçekleşmesi gerekiyormuş:

1. Demokrasi yoktur diyenler gaflet içindedir. Demokrasi vardır.
2. Ortalama demokrasi başka ülkelerin bir kısmında bulunabilir.
3. Yüksek demokrasi ancak bizim inançlarımızla doğanların sahip olabileceği bir nadide erdemdir.
4. Demokrasiyi inkar edenlerle ortalama demokraside takılıp kalmışları yüksek demokrasiye yöneltecek çalışmalar enstitümüzce gerçekleştirilecektir.
5. İki yıllık yüksek demokrasi eğitimi almış öğrencilerimiz hürer unvanıyla tüm dünyaya yayılacaktır.(Bu maddeye az bilge itiraz etti: Yahu 'führer' çağrışımı yapan bu kelimeyi nereden buldunuz diye sordu. Çok bilge güldü:'O halde  'özgürer' olsun dedi.)
6. Bu ilkelere uymayan insanlar enstitünün bakış açısından birkaç gruba ayrılabilir:

a)
Bizden olup da Yüksek demokrasiye inanmayanlar: Enstitüde hizmetli olarak çalıştırılıp, enstitüde her sınıfı iki kez okuma cezası verilir. Islah olmazsa ortalama demokrasi ülkelerine sürgüne gönderilir.
b) Ortalama demokrasi ülkelerinden yüksek demokrasiye inanmayanlar, değişik ilgi çekici tekliflerle enstitü bünyesine alınır, sıkı bir eğitimle yüksek demokrasinin nuru ruhlarına kazınır. Islah olmazlarsa ülkelerine yollanır, gitmezlerse hapsedilirler.
c) Bunların dışında haddini bilmeyen gafillere karşı mücadele ülkenin istihbarat birimlerince yürütülür. İkna olunanlar, enstitü tahsilinin ardından, başarılı oldukları takdirde özgürer olarak ülkede çalışmaya gönderilir.
Başarılı özgürerler yurdun dört tarafına yayılarak değişik mesleklerde, farklı siyasal partilerde, farklı hayat tarzlarındaki topluluklarda yüksek demokrasiyi anlatırlar, ülkeye bu anlayışın önemini gösterirler.

Yüksek Demokrasi, akla ve bilime dayanır. Bundan dolayı hep doğru yoldadır. Şimdi anladınız mı ey demokrasi düşmanları yanlışınızı? Akla ve bilime karşı gelmek olur mu? Peki, kimde akıl ve bilim vardır? Bizden olanlarda. Akıl ve bilim bize verilmiştir. Verilmemiş olsaydı yüksek demokrasiyi nasıl bulabilirdik ki? Neden başkalarının demokrasisi ortalama demokrasidir? Bilimden ve akıldan yoksun oldukları için. Ha onlar bilim ve teknolojide ileri olduklarını söylüyorlar. Bu bize karşı duydukları aşağılık duygusundan kaynaklanmaktadır. Onların bilimi bilim değil Anadolu'nun bir yöresinin ağzıyla söylendiğinde 'silim'dir. Silim uyuşuk demektir. Bizler başkalarının siliminden bilim üretmekteyiz. Yüksek demokrasi bunu en açık göstergesidir.
Böyle buyurdu çok bilge. Özgürerler dünyaya yayıldı. Yakında dünya Yüksek demokrasinin ateşiyle yanacaktır.

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılanların yuttukları dev canlılar

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı