• $7,5251
  • €9,0223
  • 410.424
  • 1538.04
26 Ocak 2012 Perşembe

Demokrasi geliyor, karşılayalım!

Öyle zamanlar yaşıyoruz ki kesinlikle kaydı gerekiyor. Yüreğimin sesini dinlediğimde her hangi bir anın, sıradan, olağan, hiçbir özelliği olmayan anın, bir şiir anı olduğunu düşünür, yazmaya çalışırım. Oysa şu zor zamanlar çok büyük bir gürültü var insan yüreğinde. Değişen Türkiye, gelişen Türkiye, demokrasi ışığı gelen Türkiye, daha adil Türkiye! Bu çığlıkları duydukça kahroluyorum. Çocukken de duyardım bu sözleri. Bir grup halinden memnun, 'ilerliyoruz nurlu ufuklara' derdi, bir grup da batıyor Türkiye!
Türkiye değişiyor elbette! Unuttunuz mu 'evrende değişmeyen tek şey değişmedir.' Ben çocukken Çengelköy'deki kuru kahveci Feridun Ağabeyimin yalancısıyım, ondan duymuştum. Her şey değiştiği gibi Türkiye de değişecektir elbette!  Şunu demek istiyorlar herhalde: 'Haberiniz var mı Türkiye bizimkilerin istediği gibi değişiyor. İttihatçı kafası gidiyor, demokrasi kafası geliyor.'
Demokrasiyi nedense Türkiye'de bir kısım muhafazakar ve kendine liberal diyen dostlar tekelleri altına almış, kanal kanal dolaşarak ülkeyi irşat ediyorlar.
Demokrasiyi öyle bir tavırla anlatıyorlar ki, kızıp, eleştirerek, zaman zaman alay ettikleri eski paşalar konuşuyor sanıyorsunuz. Kendi iktidarlarının adına demokrasi diyorlar. Hoş geldin, yüzde çoğunluk, hoş geldin demokrasi.
Sizin dünyanızda ben yokum. Bundan önce eleştirdiğiniz yönetimlerin dünyasında da yoktum. Ben muhalefetim. Hep azınlığım elbette. Sizin kafanızdaki insanlara göre çoğunluk olsaydım zaten iktidar olurdum. Ben garibim. Her dönemin garibi. Her dönemde gürültüye gidiyorum. Hiç gürültüye gitmeseydim garip olmazdım elbette. Sizin demokrasiniz sizinkilerin demokrasisi.
Neden anlamamakta direniyoruz ki: Türkiye değişiyor, kafalar değil.
***
Birkaç gündür yorgan döşek yatıyorum. Kötü üşütmüşüm. Bunca yıldır hastalığımı görmemiş karım pek şaşkın. Belki koşuşturmaktan yoruldu canım. İsyan etti, zorunlu bir tatildi benim için. Gerçi tatil de değildi pek. Zorunlu işlerim için okuluma, konuşma yapacağım mekanlara koşuşturup, ardından yüksek ateşle yatağa düşüyordum.
Bu yatışlarımda kadın programları denen programlarla tanışma olanağına kavuştum. Dedim ki kendi kendime: 'Oğlum Ahmet, neden daha önce hasta olmadın da bu ufuk açıcı, zihin geliştirici, bilgilendirici programlardan yararlanmadın.' Evinde oturan sevgili kadınlarımızın, elbette izleyen erkekler de vardır, değişen Türkiye adına medyamız tarafından nasıl eğitildiğini gördüm. Dedim ki iktidar yanlısı dostlarım haklı: Bu güzel kadın programlarında kadınlarımıza yüksek demokrasi dersi verilmektedir. Böylece demokratik Türkiye'miz ittihatçı kafadan kurtulmakta, demokrasinin nurlu ufuklarında yüzmektedir.
***
Türkiye artık yeni bir Türkiye. Neden mi? Eskiler içeride de ondan.
Kimi zaman öğrencilerim , kimi zaman da karım, siyasal yazılar yazmamamı söylerler. 'Bak, dinle beni, atarlar seni içeriye, sen hapis hayatına alışık değilsin, ölür gidersin oralarda. Otur, felsefe melsefe, Kant Mant uydur öyle suya sabuna dokunmayan şeyler yaz; her kör satıcının bir kör alıcısı bulunur nasılsa. İlla yazacaksan, iktidarın hoşuna gidecek şeyler yaz.' Elbette bana bu sözleri bu biçimiyle kimse söylemedi. Bir korku seziyorum çevremdekilerde. Diyorum ki, bu güzel ülkemize demokrasi gelmiş. Benim gibi birinin bile içeri atılabileceği düşünüldüğüne göre. Ne yapalım. Varlığım demokrasiye armağan olsun.
***
Yönetenlerin, yönetilenlerin zihniyeti değişmedikçe ülke değişmez. Peki, hiç mi bir şey değişmiyor bu ülkede? Artık askerlerin müdahale şansı kalmadı. Yargı reformu yapıldı. Çifte yollar, yüksek binalar, sağlık reformları... Saymakla bitmez. Nankörlüğün anlamı yok. Siz geri kafalı muhalefet, her yeniliğe itiraz edersiniz, halkla alay eder, 'göbeğini kaşıyan' diye aşağılarsınız, bizse sürekli iktidara geliriz. Türkiye yeni Türkiye, yönetim demokrasidir, çünkü iktidar bizdedir. Biz iktidarda olursak siz eski, biz yeni oluruz. Siz yıllarca bize gerici dediniz. Şimdi gericilik sırası sizde. Zaten gericilik sırayla gerçekleşir. Muhalefet daima gerici, yüksek iktidar ilericidir.
Eskiden derin devlet sizdiniz. Şimdi derin devlet biziz. Anladınız mı neden değişiyor Türkiye? Neden geliyor o ipek kanatlarıyla bu ülkeye demokrasi?
***
Hoca! Yazılarına dikkat et! Bu sözlerinle kime hizmet etmektesin? Ergenekoncu musun yoksa?
Hayır, güzel ülkemin değişimini temaşa etmeye çalışan bir ben-i ademim.
Demokratik zihniyet diye bir zihniyet var mıdır? Demokratik zihniyet diye bir zihniyet vardır. Bu sizin dışınızdaki inançları, düşünceleri, hayat tarzlarını anlamaya açık bir tavırla, hayata, çevrenize, kültürünüze, farklı kültürlere, tüm canlılara duyulan saygıyla başlayan bir zihniyettir. İçtenlik, dürüstlük, alçakgönüllülük ister.

<p>Süper Lig'in 28. haftasında Ankaragücü sahasında Galatasaray'ı konuk etti. Bu zorlu karşılaşmada

Galatasaray-Ankaragücü Maç Yorumu

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi