• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
22 Ocak 2012 Pazar

Hınzırlar

Teknoloji yoğun dünya değişiyor hızla. Akıl diye bildiğimiz, 'tek' olduğunu sandığımız gücümüz, bileşenlerine ayrılıyor: Ben yazılarımda adlarını anıp duruyorum, teorik aklın yanında denetleyen, anlayan, şiirleyen, erotik, bağlanan, eleştiren akıllar, ortak akılla düzenleniyor. Akıl bölünmesi ya da çoğalmasının ardında, farklı boyutlarıyla çeşitli insan tipleri oluşuyor! Bunlardan biri de 'hınzır' insan tipi! (Okurlarıma fırsat buldukça farklı akılları ve onların farklı bileşimlerinden doğmuş insan yüzlerini anlatacağım.)
***
Hınzır Arapça'da 'domuz' demek. Bu zeki hayvan adıyla ilişkilendirilen insanı anlatmadan önce bir parantez açacağım.
***
Yıllardır geliştirdiğim bu düşüncelerimle ilk kez karşılaşanlar için bir ön açıklama gerekiyor.
Dünya, özellikle de ülkemiz giderek tek tipleştirilmek isteniyor. Akıllı iktidar aklı tekeli altına almış, kendi aklına 'ortak akıl' diyor. Hep o zeki, hep o iş bilendir. Zavallı muhalefet de aptalın aptalıdır. Bence bu tavır ülkeye ve kendilerine çok zarar verdiğinden, vereceğinden hiç de akıllıca bir tutum değildir. Bizim hikmet geleneğimize de yakışmaz.
Bundan önce hıyarlardan söz ettim. Karım bu sözün çok kaba olduğunu söyleyerek beni haşladı. Can Yücel örneği elbette 'hıyar'a hıyar demek gerekir. Şimdi hınzırlarda sıra. Devam edeceğim. Her yerdeler hınzırlar.  Sınıfta karşımda, akademik toplantılarda yanımda otururlar. Televizyonlarda en çok gördüğünüz yüzler onlarındır. Bu hınzırların çoğu habis hınzırdır: Kötü hınzır! Domuz!
***
Hınzır, zeki, çok zeki insandır. Zekası, onu seçeneklere, bulduğuyla yetinmemeye götürür. Kendisine öğretileni, verileni hızla kavrar, çerçevesini çizer kafasında. Bu çerçeveyi irdelemeye başlar, didikler. Sorgular.
Eski Yunan'da sofistler hınzırdılar. İnançsız hınzırlar! Her savı çıkar karşılığında savunabilirlerdi. Tartışmayı, araştırmayı bir oyun olarak görenlere, 'hınzır' diyemeyiz. Hınzır, bir hedefin, bir kaygının, bir inancın ardındadır. Sokrates bir hınzırdı. 'Hakikat'in peşine düştüğü için! Toplumunun inançlarıyla yetinmediği, onları sorgulamayı seçtiğinden. Üstelik, kullandığı ironi, hınzırlığını pekiştiren bir özelliğidir: 'Bilmiyorum' der, örneğin. Amacı, bildiğini sanan insanların, bilgi sanılarını çürütmek, onları araştırmaya itmektir.
Her araştırmacı hınzır değildir. Her aydın, her entelektüel, her bilim adamı, her sanatçı. Hınzır, çağından, çağındaki kültürel ve bilgi ortamından rahatsız olandır. Memnun, yetinen, hoşnut kalan, kabul eden, verileni irdelemekten kolayca vazgeçen hınzır olamaz.
Hınzır, zoru olandır. Derdi olan. Taklit eden, basmakalıp görüşler içinde kalakalan, memur zihniyetli insan, hınzır değildir. Basmakalıp insan kurnaz olabilir ama hınzır olamaz.
Benim hüsnü kuruntularımdan biri de hınzır olduğumu sanmam-dır. Hınzır insanları severim. Onların seçenekli dünya arayışlarına vurgunumdur (örneğin, Feyerabend!, Nietzsche!). Hınzırın ahlaksızına domuz diyorum. Zekası dünyayı çabuk kavramaya götürür onları; düzenin zayıf yanlarını çabucak görüverir, bu zayıf yanlarından yararlanmaya çalışırlar. Ülkemizde bunlardan çok sayıda vardır. Bankaları, kurumları soyanlar, ticarette fark edilmeyeceğini düşündükleri hilelerle para kazananlar, hınzırın ahlaksızıdır. Bilim ve sanat alanlarında da ahlaksız hınzırlar vardır. Kurnazlıkla doktora tezi yazan, insan ilişkilerini başarabildiği için akademik merdivenleri tırmanan akademisyenler bu gruba girer. Zeka ve kurnazlıkla, sanki 'ustaymış' gibi şiir yazan şairler var edebiyatımızda. Adı ünlüye çıkmış nice ahlaksız hınzıra her çağda rastlayabilirsiniz.
Hınzırları severim, domuza dönüşmemişlerse. Masum hınzırlar, dünyamızın kokuşmasını engellerler. Tez elden, basmakalıp, üstün körü çözümleri sevmezler. Hınzır, kuşkuyla bakar önerilere: Kandırılmaktan, aldatılmaktan korkar. Kuşkusu, sağlıksız bir kuşku değildir. Araştırmayı, yeniden gözden geçirmeyi sağlar.
***
Söylediklerimden, filozofun, saygın sanatçının hınzır olması gerektiği sonucunu çıkarabilirsiniz. Karşı çıkmam bu görüşünüze. Ben filozofun hınzırını, sanatçının hınzırını severim. Saf, çocuksu, tertemiz, pırıl pırıl olanlarına da (örneğin, felsefede Spinoza, bizim şiirimizde. Behçet Necatigil!) saygı duyarım, hayran olurum. (Örneğin, yine felsefede Husserl böyle bir masum, çocuksu filozoftur! Rousseau, Derrida hınzırdır! Nedense Einstein bana çocuksu yanlarına karşın hınzır biri gibi gelir!)
Hınzırın Türkçemizde olumsuz çağrışımları yok değil! Bu çağrışımların olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla, bir hınzırlık ahlakından, adabından söz edebiliriz. Hınzırlıkla, daha önce söylediğim gibi, kurnazlığı birbirinden ayırmak gerekir. Hınzırla domuzu. Hınzır, olumlu yorumuyla erdemli biridir. Çerçeveleri kıran, çerçeveler içindeki tutarsızlıkları fark eden, eleştiriyi, bakış genişliğini seven insanlardır.
Hınzırların zekası, teknoloji ve bilimin gelişiminde çok gerekli. Sakın yalnız bırakılmamalı. Hınzır insana, duygu zenginliği, bakış genişliği, sevgi coşkusu gerekli.
Hınzırlığımızı geliştirelim. Her insanın hınzırlık donanımı var. İnsan olma çabamızda, diğer yetilerimizle birleştirip, terbiye edilebildiğinde insanlığa katkısı olabilir. Yoksa bu savımda da bir kurnazlık olmasın?

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı