• $7,5296
  • €9,0211
  • 409.585
  • 1538.04
07 Haziran 2012 Perşembe

Yoksuluyuz yaşayışımızın...

Bugünlerde ülkemizin ekonomik olarak zenginleştiğine inanan bir çoğunluk var. Zenginliğin yalnızca parayla sağlanan bir ayncalık olduğuna inanıyorlar. Zenginlik bir iç zenginliğidir. Siyasetimizde iç zenginliğin yeri yok. İçi zengin olan iki de bir öfkelenmez. Esip gürlemez.
Yoksul olmayı da bilmiyoruz. Yoksulluğumuzdan öğrenemiyoruz. Yoksulluğumuzun altında eziliyoruz.
Olmadık ödünler veriyoruz.
Yoksulluk bin türlü.
Sevgi yoksulluğu, bilgi yoksulluğu, mizah yok- c sulluğu... Yoksulluğu- ^ muzun farkındayızdır, çoğu zaman. Yoksul olmayanlarla karşılaştırarak kendimizi. Varsıllarla. Belki karşılaştırmadan da, içimizde, yüreğimizde duyanz yoksulluğu. Boynumuz bükülür. İsyan ederiz. Boşluğumuzu, eksikliğimizi, yoksulluğumuzu, hangi alanda, ne düzeyde ise ortadan kaldırmaya çalışırız. Boş verenlerimiz de olabilir. Yakınıp bir şey yapmayanımız da.
Yoksulluk vurmalı. Uyanmalıyız. Hayat hiçbir zaman dolduramayacağımız boşluklan kapatmaya çalışmakla geçer. Geçmeli. Boşluksuzlardan söz etmiyorum. Boşluklarına perdeler asıp, görmek istemeyenlerden. Yetinenler, uyuşuklar. Ağlayıp sızlayanlar. Yoksulluk saklayıcıları. Örtücüleri. Yoksulluklarından utananlar. Utandıkça saklayıp, sakladıkça daha da yoksullaşanlar.
Ben sevgili yoksuluyum. Sevgilim yok. Var da yetersiz. Ben para yoksuluyum. Geçinemiyorum.
Bilgi yoksuluyum, merak ediyor, soruyor, yanıtlarını bilmiyorum. Ben akıl yoksuluyum. Düşünemiyorum. Duygu yoksulu. Duyumsayamıyorum. Duygulanamıyorum.
Peki, "yaşayışımın yoksuluyum" ne demek?
Çorak yaşıyorum demek. Kuru. Tatsız. Renksiz.
Heyecanlan sönük, Yaşayışıma sahip çıkamıyorum demek. Kendimin yoksuluyum. Ülkemin yoksuluyum. Kültürümün yoksuluyum. Bütün bunlar bende yok, varsa da eksik, yetersiz. Yaşayışım yetmiyor bana. Sınırlanmın, duvarlanmın ötesinde "hayatlar" var. Duyuyorum. Ulaşamıyorum. Eriştiğimde coşacağım bilgiler, bakış biçimleri; algılama, düşünme, duyumsama yolları var, erişemiyorum. Yaşayışımın yoksulluğu için için acıyla yaşanıyor. Hiçbir demek, sendika ya da örgüt bu temel yoksulluğuma eğilmiyor. "Asgari" ücretimle uğraşılıyor, "asgari" yaşayışımla ilgilenilmiyor. Aklımız, paraya, siyasete, futbola, günlük yaşayışın çıkarlanmızla ilgili birçok yanına eriyor. Aklımız "yaşayışımıza" pek ermiyor.

***

Nasıl yaşayacağım? Nasıl güzel yaşayacağım?
Asıl soru, bu ikincisi. Nasıl ezmeden, ezilmeden, hak yemeden, karşımdaki insan yüzünü yok saymadan yaşayacağım. Güzel: Hem etik hem estetik anlamda. Estetik yaşayış pek kavranamıyor. Şarkı söylemek, resim yapmak, şiir yazmak... İşte güzel yaşayış! Sanatla uğraşma güzel yaşayışa götürebilir de götürmeyebilir de. Kütük gibi yaşayan sanatçılar vardır, sanatla ilgilenenler. "Güzel", hayata belli bir biçimde "duruş"tan kaynaklanıyor. Böylesi bir tavır, bir tutum gerçekleştirilemedikçe, güzeli "memur sanatçı", "memur okuyucu", "memur duygulanıcı" yaklaşımıyla aramanın anlamı yok.
"Güzel", lezzetli bir yiyeceğin vereceği bir "haz" değil. "Güzel", gerçekleştirilecek bir çaba! Bir iş.
Bir ürün. Emek isteyen bir uğraş. Güzel, güzellik yoksulu olduğumuzu duymakla başlıyor.
Zengin bir hayat var. Birçok hayatlar. En azından iki boyutuyla. İlki, "mikro" boyuttaki hayat: Aynntılar ve incelikler ağı. Farkına varamadığımız ne kadar çok incelik var! Eşyada örneğin. Bizi ilgilendiren, Kullanabileceğimiz, zevkine erişip, keyfini sürebileceğimiz, bizi düşüncelere salabilecek ne denli çok eşya. Ne denli ince kavramlar var. Dilimizin incelmesiyle, zenginleşmesiyle yakalanabilecek. (Yabancı dil öğrenmenin, kaba dil bilinciyle, bizi incelikte zenginleştirmesine olanak yok. Örneklerini görüyoruz. Görebiliriz!) İnce duyma, ince düşünme, ince yaşama, mikro düzeyde "zenginlik", "çoğulluk" anlamına geliyor. Makro düzeyde ise, geniş bakabilme, derinlikleri, aynntıları kavrama, alternatifleri görebilme gibi özellikler taşıyor.
Genel kavramlarla, soyut düşünebilme gücü önemli, bu düzeyde.

***

Zengin yaşama, bir kültür sorunu. Bir yaşam biçimini öğrenebilme uğraşı. Henüz insanların buna pek zamanı yok. Alt yapı sorunlannı çözmüş kimi ülkeler, zengin yaşamayı arıyorlar, gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Sanatın bu çabada kaçınılmaz bir yeri var. Belli bir biçimde gerçekleştirilen felsefenin. Belki, inanç sistemlerinin de katkısı oluyordur.
Doğayla bunca bilgi birikimiyle karşı karşıya kalan, toplumsal yaşayışını, birey-toplum, toplum-toplumlar düzeylerinde anlamlı biçimde gerçekleştirmeyi arzulayan insan, yaşam yoksulluğunu henüz, ekonomik, ekolojik, politik yönleriyle kavrayabiliyor. Düşlerindeki dünyayı gerçekleştirme çabasında "duygu ve düşünce" yoksulluğunun ayırtına varamadığı için, daha çok hırpalanacaktır. Anlaşmalar yaparak, kanunlar çıkararak, mal alıp, mal satarak, üniversite açarak, yemek yiyerek, sevişerek, kitaplar, makaleler yazarak durumunu çözebileceğini düşünüyor.
Yoksuluz, Cemal Süreyya usta, hayatımız çok kısa, dörtnala, duymak ve düşünmek lâzım... Dünya zalimlerin dünyası ise, biz mazlumlann yoksulluğumuzu gidermedeki tembelliğimizdendir.

<p>Öğrencilerin merakla  beklediği yüz yüze eğitim başladı. Çocuklar eski normale nasıl adapte ol

Yüz yüze eğitim başladı, anne babalar nelere dikkat etmeli?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi