• $7,4788
  • €9,073
  • 442.095
  • 1565.01
20 Mayıs 2012 Pazar

Kitap denen muamma

'Kitap okumanın erdemleri saymakla bitmez' derler. Kitap okumayanların cahilliğini ayıplarlar. 'Biz Türkler kitap okumuyoruz, televizyon seyredip, internet ağlarında yok olup gidiyoruz' Oysa 'Bir kitap okusak değişir hayatımız. Okuyalım ve değişelim.'
Sıkıntınız mı var? Uyanık, sıkıntı çözücü danışmanların çarpıcı başlıklar taşıyan kitaplarını okuyuversek, derdimizden eser kalmaz.
Türkiye yakında batabilir. Neden? Kitap okumuyoruz da ondan!
Sürekli okumalı. Özellikle güvendiğimiz gazeteleri kitap eklerinde güvendiğimiz yazarların oku dediklerini. Eşimiz dostumuz da o yazarların kılavuzluğunda okudukları için, eğer okumazsak, konu komşuya rezil oluruz.
Şöyle cilalı pırıl pırıl kütüphanemiz ve kütüphanemizde ne denli çok okuduğumuzu gösteren kitaplarımız olmalı. Görenler şaşmalı: Siz bu konularla da mı ilgileniyorsunuz? Ne zaman vakit bulup da bu kadar çok kitabı okuyorsunuz? Belki kuşku duyanlar da olabilir, onları ikna etmelisiniz: Bu kadar kitabın hepsini okudunuz mu?
Şimdi bilgisayarlar var: Bilgisayarlarda binlerce kitap. Ufacık bir belleğe kütüphaneler sığdırabilirsiniz. Peki, nasıl hava atacaksınız, bu ilk bakışta görünmeyen kalabalık kitaplarınızla?
Kitaplar hava atmak için midir? Şöyle mi desinler size: 'Maşallah ne de çok kitap okumuş!'
Ya arkanızdan şöyle de derlerse: 'O kadar kitap okumuş da adam olamamış. Hala kaba, hala halden anlamaz. Hala kör nice inceliklere!'
Kitap enayileri pek çok aramızda. Oku da ne okursan oku. Yazılı her kağıdı okurum arkadaş, ben bu kadar bilgiye kolay erişmedim. Ne bulursan okuyacaksın. Her birinin bir faydası vardır. Boşuna yazılmamışlardır. Okursan gelişir, okursan akıllı olur, okursan üstün bir varlık haline gelirsin. Hayatta başarı okumaktan geçer. Kitaplardan tavşan çıkar. Kuş çıkar. Böyle düşünenlere neden kitap okuma enayisi diyorum? Kitap okumayı çok kolay, çok basit bir işmiş gibi görüyorlar: Ne var, Türkçe değil mi? Ben Türkçe bilmiyor muyum? Liseyi, hatta üniversiteyi bitirmedim mi? Neden anlamayacakmışım? Benden daha aptal insanlar anlıyor da ben nasıl anlamıyorum? Ben salak mıyım?
Ne ararsan bulursun kitaplarda. Bir gün bir yerde bir kitapla karşılaşacağım. Okur okumaz hayatın sırlarını anlayıvereceğim. Neden mutsuzum biliyor musun? Kitabımı bulamadım. Yıllarca arıyorum. Bir gün rastlayacağım elbette.
Bir de okunacak kitaplara sınır koyan tutucular vardır. O kitabı okuma komünist olursun. Hele onu, insanı dinden imandan eder. O gerici tayfasının kitaplarını neden okuyorsun, seni bilimin aydınlığından alıkoyar. Kendi dünya görüşünüzü, insan anlayışınızı, yaşam biçiminizi onaylayan kitapları okuya okuya daralır, yok olur gidersiniz. Ufkunuz, canınızı sıkan, tepenizi attıran kitaplarla açılabilir belki, o kitaplar hayatın farkına varmadığınız boyutlarını anlatabiliyorsa size.
Her gün yüzlerce yeni kitap çıkıyor. Bu denli kitap kalabalığı arasından hangisini okuyacaksınız? Sizin hayatınıza, arayışınıza yakışan kitapları nasıl seçeceksiniz? Yoksa başkaları söyledi, başkaları okuyor diye dünyanıza dünya katmayan kitapların boğucu havasında yok olup gidecek misiniz? Kimdir kitap kurdu? Sürekli okuyan mıdır, seçme gücünü kullanamadan? Neden okur ki insan? Kör körüne bir alışkanlık mıdır, kimi zaman bağımlılık düzeyine varan? Yoksa kitaplar hayattan kaçmayı denediğiniz, kuytu limanlar mıdır? Oh açıyorum kitabımı, başlıyorum okumaya, tüm derdimi unutuveriyorum. İlaç ilaç bu kitaplar! Dünyanın çirkinliklerinden kurtuluyorum. Kitapların açtığı dünyaya girip kayboluyorum. Ne güzel bir terapidir, kitaplarla yaptığım yolculuk.
***
Şimdi özellikle eğitimci arkadaşlarım beni topa tutabilirler: Ne ayıp bir de hoca olmuşsun, kitap okuyanlarla kafa buluyorsun. Ayıp ayıp! Biz senin kütüphaneler okuduğunu biliriz. Şimdi karşımıza geçmiş gençlerimizin, okumaya hevesli güzel insanlarımızın aklını karıştırıyorsun. Okumasınlar da serseri mi olsunlar? Cahil mi kalsınlar. Sen okuyup duruyorsun, sonra geçmiş okuyanların karşısına onların arayışlarını engellemeye kalkıyorsun.
Ben de derim ki: Ey okuyanlar, okumayı çok seviyorsunuz da, okuma üzerine hiç düşündünüz mü? Okuduklarınız üzerine zaman ayırarak, kafa yorup, sizin gibi kitaplarla arayanlarla tartışıyor, konuşuyor musunuz? Hayatınızın neresinde durur okuduklarınız? Okuduklarınızı bir yerlere yazar, onları yaşama ufkunuzda yaşayarak değil de, malumat torbanızda saklayarak mı sürdürürsünüz okumalarınızı?
Hep kitaplarla mı beslersiniz bilginizi? Kitapları okursunuz da yaşamınızı okuyamaz mısınız? Kitaplardan okursunuz da, hayatınızdan okuyamaz mısınız? Sizin kitaplar dışında yaşamınızdan devşirdiğiniz düşünceleriniz yok mudur? Yaşamı okuyamayandan iyi bir kitap okuru olabilir mi? Yaşadıklarınızı mı okuyorsunuz, okuduklarınızı mı yaşıyorsunuz? Okumak da bir çeşit yaşamak değil midir? Kitaplarınızı zenginleştirecek yaşamınız yoksa yaşamınızı zenginleştirecek kitaplarınız olabilir mi?
Kendilerini kitaplara gömenler! Hangi kitap sizi sıkıştığınız yerden hayata çıkarır? Kitap okumaktan kaçanlar! Hangi hayat sizi sıkıştığınız yerden kitapların açabileceği geniş ufuklara çıkarır?

<p>Trump Destekçileri Kongre Binası’nı bastı hayatını  kaybedenler ve gözaltına alınanlar oldu

ABD'de devir teslim töreni nasıl olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı

Mandaların eksi 10 derecede yemek arayışı