• $7,5315
  • €8,9764
  • 413.047
  • 1541.98
26 Aralık 2010 Pazar

Kültürden felsefeye

Kendi kültürlerinden felsefe devşiremeyenlerin durumu ne olacak? Tabii böyle toplumlar batıyor diyemeyiz. Mesela biz toplum olarak daha çok sonuçlara bakıyoruz. Sonuçlara yönelen pragmacı bir kültür olduğumuzdan felsefe belki, senin deyiminle güdük kalıyor. Bu bana çok trajik gelmiyor, bir araştırma yapmak, sonrakilere işaretler bırakmak gerekiyor. Felsefe olursa dediğim gibi edebiyat olur, sanat olur, sosyal bilimlerde, doğa bilimlerinde gelişmeler olur.
- Siz Mevlana, Yunus, Nasreddin Hoca diyorsunuz, günümüzden örnekler yok mu? Örneğin Nazım Hikmet, Sabahattin Ali nerede duruyor?
Önemli bir soruna değindin. Evet hep eskilerden örnek veriyorum. Bunun yeni dönemlerde de örnekleri var. Nazım Hikmet'in buralı olduğu kesin. Bence onun bir hikmet temeli vardır.
Nazım, kendini Marksist ve enternasyonal bir platformda görse de o bu toprakların, bu ülkenin insanıdır. Şiirlerini de Türkçe yazmıştır. Yalnız Türkçe'yle yazmakla kalmamış, bu kültürü, bizim toprakları, bakış tarzını, dünya görüşünü bizim kültürümüzden giderek oluşturmuştur. Yani Nazım bizim hikmet sandığımızda çok önemli bir isimdir, Sabahattin Ali de öyle değil midir?
- Bu adlar tek değil sanırım, sizin önemsediğiniz başka isimler de vardır herhalde...
Tek değil elbette. Melih Cevdet mesela. Onun denemeleri değil ama şiiri çok önemli bir yerde duruyor. Denemelerinde sığ bir pozitivist olsa da şiirlerinin ufuklar açacak düzeyde olduğunu düşünüyorum.
Burada da aynı sorun, bizim şairlerin de iyi anlaşıldığı kanaatinde değilim. Edip Cansever var. Bunlara yakından baktığınızda yazılan şiirler felsefeye büyük olanaklar sağlıyorlar. Belki bunun kendileri de farkında olmayabilir, o ayrı. Hatta bunlar derinlemesine felsefe de bilmiyor olabilirler. Asaf Halet'i düşünün. Bizim mistik geleneğimizin izlerini sürüyor, çok özgün, değil mi? Dağlarca'nın 'Çocuk ve Allah'ını ben çok önemsiyorum. Necip Fazıl'da da yeni açılımlar getiren özellikler bulunabilir. Romancılarımızda da; A.Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay, Bilge Karasu'da felsefeye açılan yerler bulunduğuna inanıyorum. Ferit Edgü'yü de unutmamalı. Bizim hocamız, senin de üzerine tez çalışması yaptığın Nermi Uygur da hem felsefeci hem de edebiyatçı yanıyla önemlidir.
Salah Birsel ve burada adını anmadığım nice önemli değerimiz var... Yalnız bence yine de önceliği eski değerlere vermekte yarar var. Çünkü onlar pınara daha yakın. Biz de pınara yakın durmalıyız. Husserl'in 'şeylere dönelim' dediği gibi bizim de öncelikle pınara yakın olana dönmemiz gerekir.
- Peki, pınara dönelim...
Pınarın başında öncelikle Ahmet Yesevi'yi buluyoruz. Peşinden Yunus ve Mevlana geliyor. O kaynaklarda gerçekten çok büyük işaretler var. Yani Mesnevi'yi açıp okuduğunuzda bunu anlarsınız. Yani Mevlana okundu da ukalalık ediliyor değil.
Bir defa Mevlana'yı hikmet sandığı olarak açan yoktur benim bildiğim. Yani Fars dili edebiyatını bilip Mevlana uzmanı olabilir ama onu açıklama gücüne ulaşabilen yoktur. Bizim ilahiyatçıların falan Mevlana çalışmaları var ama çok verimsiz. Onları Mevlana'yı felsefi bakışla kavrayıp bize açmada yeterli bulmuyorum. O çalışmalardan da yararlanılır ama daha verimli araştırmalara ihtiyaç olduğu kesin. Keza Yunus Emre için de aynı şeyler söylenebilir.
Onlara turistik yöneliyoruz. Mevlana deyince 'kim olursan ol yine de gel' diyen biri anlaşılıyor, Yunus deyince de onun birkaç dizesi akla geliyor. Oysa bu değerler o denli basit değil. Bu değerlere ne yazık ki gereği gibi sahip çıkamıyoruz. Divan şiirimiz de inanılmaz bir sandıktır. O da aynı şekilde açılmış, anlaşılmış değildir.
Bu şiiri araştıran uzmanlar da doğru dürüst felsefe, antropoloji, dünya tarihi bilgisine sahip olmadıkları için çok mesleki ve dar alanda sıkışıp kalıyorlar. Yani halk şiirinde olsun, divan şiirinde olsun, felsefece devşirilecek malzeme de verimli olmuyor. Karacaoğlan, Pir Sultan gibi halk şairlerinden neler neler çıkar, yeter ki sorunun özüne girebilelim, şeylere dönebilelim.
Sorular Mehmet Akkaya dostun.

<p>Türk dizileri yurt dışında tarih yazıyor. İster Güney Amerika'ya gidin ister Balkanlar'a, Orta As

Türk dizileri tarih yazıyor, şer odakları boş durmuyor!

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı