• $9,5539
  • €11,0823
  • 553.468
  • 1519.37
16 Aralık 2010 Perşembe

Hüseyin'in partisi

Hüseyin, yarım asırlık bir arkadaşım, ilkokuldan. Cin gibi bir çocuktu. Güzel sesi vardı. Yanık türküler okurdu. Meraklıydı. Girişkendi. Şakacıydı. Yaşama sevinci ışırdı renkli gözlerinden. Bir manavın oğluydu. İlkokuldan sonra okumadı. Babasına yardım etti dükkanında. Babası ölünce bir cümbüş edindi kendine. Kendi kendine çalıştı çalmayı öğrendi. Askerde onu bandoya almışlar, orada klarnetle tanıştı. Evlendi. Çocukları oldu. Bir ara ney üflemeye başladığını öğrendim. O deli çocuk, otuzlu yaşlarının ortalarında, duruldu, ağırlaştı.

Dükkanı çıraklarına bırakıp, kendini okumaya verdi. Yurtdışına gitti bir süre, dükkanını satıp. Uzunca bir süre dışarıda kaldı, Arapça ve Farsça'nın yanında İngilizce ve Fransızca'yı o dillerden kitaplar okuyabilecek kadar öğrendi. Onun bu 'tuhaf' davranışları çevresinde şaşkınlık yarattı. Karısı çocuklarını alıp, onu terk etti. Annesinden kalan Çengelköy'deki konağı sattı. Yalnız yaşamayı seçti. Dünyayı dolaştı. İnsanlarla konuştu, tartıştı. Öğrendi, düşündü. Arada bir beni telefonla dünyanın uzak köşelerinden arardı. Yaşadığı anların yoğunluğuyla başından geçenleri anlatır ya da neyiyle içini dökerdi.


***
Bir süredir, Türkiye'de yaşıyor. Bir-iki gün önce Ankara'ya gelip, uğradı bana. Bir süre konuştuk. Bir parti kurmak istediğini söyledi. Kendisine bu konularda yardımcı olacak bir arkadaş grubu varmış. Para sorun değilmiş. Zengin arkadaşları böyle bir oluşuma sonuna dek destek olacaklarını söylemişler. Kadroları hazırmış. Bana partinin 'fikriyatını ve tavrını' anlatmaya gelmiş.

Doğrusu her şey aklıma gelirdi de Hüseyin'in parti kuracağı aklıma gelmezdi. Merakla dinledim anlattıklarını. Özetle dile getirmeye çalışayım. Partinin adını henüz belirlememişler, ben kısaca ona 'Hüseyin'in Partisi' diyorum. Bu arada, beni partisine çağırdı. Ona başarılar dileyip, katılamayacağımı söyledim.

***
Partinin başkanı olmayacakmış. Yasa gereği sırayla parti üyelerinden  birilerinin adı başkan olarak bildirilecekmiş. Partinin amacı iktidar olmak değilmiş. Amaç, 'parti gibi parti olmaya' çalışmakmış. Siyasetin nasıl edeple yapılabileceği, siyasi kavgaların, çatışmaların nasıl yürütüleceğini göstermekmiş amaçları. Örneğin, bir muhalefet lideri bir konuda konuştu diyelim. Bu konuşmayı, karşı çıkış ve eleştirileriyle parti binasındaki sahnede sergileyerek, tartışmanın çirkin, sığ, iki yüzlü, kaba taraflarını göstereceklermiş. Bu sahnelemenin adı: 'Biz olsak' olacakmış. Söylenenlerin içeriğinden çok, üslubu, söyleme adabı üzerinde duracaklarmış. Asıl amaçları: Ülkemizi ilgilendiren bir fikrin, bir gerçeğin nasıl ifade edilmesi gerektiği konusunda tartışma açmakmış. Partinin il ve ilçe merkezlerinde de, eğitilecek partililer, o bölgedeki siyasi tartışmaları etik ve estetik açıdan değerlendiren, eleştiren konuşmalar yapacak, oyunlar sergileyecekmiş. Oluşturulan tiyatro ve müzik grupları, oyunlar, şarkılar ve türkülerle ülke siyasetindeki üslup bozuklukları konusunda yorumlarla, artan şiddete ve kabalığa karşı halkı aydınlatacaklarmış. Parti, sanat ve düşünce yoluyla çıkarcı, kaba, cahil, duyarsız, sorumsuz siyasetçileri, medyayı sürekli olarak uyaracakmış. Ülkesini, kültürünü, toprağını, insanı sevenleri bir araya getirip, ülkedeki siyasi hareketlerin düzeyini yükseltmeyi; ülkede sanat, düşünce ve bilimin gelişmesini sağlamayı amaçlıyorlarmış.

***
Elbette her seçime gireceklermiş. Ama seçimde, dürüst, bilgili, yönetim becerisi yüksek insanları başka partiden de olsa destekleyeceklermiş. Amaçları iktidar olmadığı için, bilge insanlar olmaya çalışarak, ülke yaşamının daha zengin, daha yaratıcı olmasına yardımcı olacaklarmış. Partide iktidar hırsı olmayan, siyaseti yol gösterme, güzel insan olma etkinliği olarak anlayan, bilimci, düşünür, sanatçılar olacakmış.

Dedim ki Hüseyin'e: 'Hüseyinciğim al neyini de git buralardan. Bırak bu ülkeyi, dünyada senin anlattığın gibi iktidar arzulamayan, kavga etmeyen bir parti olabilir mi? Diyelim ki partiyi kurdun. Kim girer böyle bir partiye? Kim oy verir? Bir süre sonra senden kuşkulanıp, Silivri'ye postalarlar.'

Sarıldı bana: 'Seni korkak, düz kafalı, hayalsiz adam seni. Türkiye'nin ihtiyacı olan tek parti bu.  Bir kurulsun, göreceksin neler olacak bu ülkede.' Hüzünle bakakaldım, ardından.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Beyaz Saray Sözcüsü Psaki, düzenlediği  basın toplantısında, gün

ABD'den 'müttefiklik' vurgusu

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Şuşa'da ezan okudu

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor