• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
6 Ocak 2013 Pazar

İçimdeki öteki, dışımdaki ben

B en ve öteki', 'iç ve dış' ayırımların anlamı nedir? Politik olarak anlamları nedir?
Öteki, 'öte'dir; hem yakınımda hem uzağımda, ilerimdedir. Beni öteye götürecektir.. 'Öte'ye yönelmiştir, zaman olarak. Geleceğe. Geçmişe. Bizim Türkçemiz'de 'öte' hem geçmişte ('öteden beri') hem gelecekte ('şimdiden yıllarca öteye') bulunur.
İçim, yalnızca benim denediğim, yaşantısına sahip olduğum alandır. İçimi bir başkası yaşayamaz.
Dışımı ötekilerle birlikte yaşarım. Her ötekinin, ötedekinin bir içi olduğunu düşünürüm. Benim içim gibi.
İçimdeki ben, içimi tecrübe edebilen, dışımı da algılayıp, ötedekilerle üleşebilendir. İçimin yaşantısının ortağı yoktur. Dışımın yaşantısının vardır.
Dışımdaki öteki, dokunduğum; dokunabildiğim, (yaşıyorsa!) ortağım olabilen, diğer ötekilerin de görebildiğidir.
İçimdeki öteki, yalnız benim yaşadığım,etkileşime girdiğimdir.(İçimdeki ötekilerle konuşabilirim. Kendi kendine konuşma mıdır bu?). (İçimdeki öteki beni nasıl etkiler? Onu yok etmediğim, onu ötelemeyi başardığım sürece, beni etkileyebilir!) İçimdeki ötekilerle üleşebilirim de içimi. Dostlarım, sevdiklerim, düşmanlarım bile, bende yaşarlar! İç ülkemi üleşirler!
İçimdeki ötekileri genellikle unuturum. İçim yokmuş, içimde kimseler oturmuyormuş gibi davranırım. (Acaba neden?) İçimdeki ötekilerle etkileşmeyi bilmem. Varlıklarım farkedemediğim için. Farketsem de içimin tiranı olurum, kolayca (!) ezerim onları! Söyleşemem onlarla! İçimi paylaşamam!
Dışımdaki ben, ortaklaşa görülen, ötekilerce yaşanan bendir. Dışımdaki ben, ötekinin gözündeki bendir. Sözüm ne kadar geçebilir ki ötekinin gözüne? İçimdeki benle dışımdaki ben birbirinden kopabilir! Belki de böylesi bir uçurum hepimizde vardır!
Bir ten taşırım ben. Tenimin fiziksel olmayan bölgeleri vardır: Ten beri ve Ten öte bölgeleri. Ten beri, tenimden etkilenen, iç bölgemdir. Duygularım vardır orada, örneğin fiziksel ağrılarım vardır, ten beri noktasının daha içleri iç dünyama gider. Çağımızda birçok insan ten beri noktasında tutsaktır! İç dünyalarına gidemezler.Ten beri dünyanın eşiğinden içe giremezler. Duyguları, düşünceleri, ötekileri bu ten beri dünyasında kalmıştır. Orada duygular, hazlar, acılar, belli belirsiz imgeler, hayaller vardır. Arada duvarlar, uçurumlar, yarlar vardır. İç alemi olan insan, teninden içeri, tenberisinden içeri girebilendir.
AŞKI KEŞFEDELİM
Ten öte, tenimize bağlı, tenimizle dışımız arasındaki bölgedir. Dünyayı oraya sıkıştırmak demek, dünyayı hazlar, çıkarlar, acılar, bencillikler ideolojilerle görmek demektir. Ten öteden kurtulamadığımız sürece dışa çıkamayız; doğrusu öteye açılamayız. Ötekini öbürü olarak görmeye mahkum oluruz.
Durumun vahameti şuradadır: Çoğumuz ten beri ve ten öteyle sınırlandırılmış daracık dünyalarımızda yaşarız. Ne iç alemimize girebiliriz, ne de ötemize, ötedekilerimize açılabiliriz! İki eşik arasındaki beşikte salınır dururuz: Ten beri eşiği ile ten öte eşiği arasında. Ten öte bölgesi, bir kangurunun cebine benzer: Çağımız da hepimiz birer kanguruyuz. Ten ötenin eşiğini aşıp öteye, ötedekine ulaşamıyoruz.
İçimizdeki ötekileri tanıyamadığımız gibi, dışımızdaki bene de ulaşamıyoruz. Ten hapishanesinden çıkaramadığımız için benciliz ve kötüyüz.
Ötekini kabul ise bizim öteye, ötelere, ötedekilere yapacağımız yolculukla ilgilidir. Cesaret ister: 'Ötesi var mı?' diyelim öyleyse. Aşkı keşfedelim. İcat edelim. Yürüdükçe soralım: 'Ötesi var mı?' Daha ötesi var mı?

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler