• $7,3585
  • €8,958
  • 437.177
  • 1536.11
16 Aralık 2012 Pazar

Yarılan gerçeklik ve adalet duyguları

Ülkemiz düşündürücü bir oluşumun eşiğinde: Gerçeklik ve adalet duygularımızda ağır yarılmalar gerçekleşiyor. Gerçek nedir diye soruyorsunuz. Bir kısmı bu, bir kısmı bu değil diyor. Adalet var mı diyorsunuz. Bir kısmı var, bir kısmı yok diyor. Gerçeğin ve adaletin ne olduğunda ülkemiz insanının görüşlerinde yarılma var. Farklı farklı anlıyor, duyuyorlar. Duygularında yarılma var. Uzun bir süre tartışılacak, üzerine araştırmalar, sanat ürünleri yaratılacak olaylar yaşıyoruz.
Ergenekon olayıyla gerçeğin, olup bitenin ne olduğu konusunda toplum bölündü. Halkın seçme özgürlüğüne, ibadetine karışan, kendini seçilmişlerin üzerinde gören sivil-asker bürokratlar temizlendi, bu Cumhuriyet tarihimizde bir devrimdir diyenlerle, bu Cumhuriyet tarihimizin en büyük zulmüdür, haksız yere yıllardır içeride yatan seçilmiş milletvekillerine, gazetecilere, başta genelkurmay başkanı olmak üzere terörle savaşmış komutanlarımıza, akademisyen ve siyasetçilerimize yapılan tarihe geçecek büyük bir haksızlıktır diyenler karşı karşıya gelmekteler.
Silivri'de adil bir yargılama var mıdır? Yarılan gerçeklik bakışının iki yanında olanların yanıtı: Yoktur. Usul hatası, hukuktaki en büyük hatalardan biridir. Küçümsenemez. Adalet kuru yanında yaşı yakamaz. Adaletin olmadığı bir yerde demokrasiden söz edilemez. Ekonomik refahın hiçbir anlamı kalmaz. İnsan onuruna vurulan en büyük darbedir, adaletsizlik.

ADALET YOKSA DEMOKRASİ YOKTUR
Yargıya siyaseti taşımak demokrasinin ölümüdür. İktidar bu tavrını şöyle savunamaz: Geçmişte de yapılıyordu. Ama sizin partinizin adında adalet var. Adaleti vaadederek geldiniz. Adalet yalnızca sizden yana olanlara işliyorsa orada adalet yoktur. Orada demokrasi yoktur. Orada hak, orada hukuk yoktur.
Gerçek nerededir? Darbeciler gitmiş, gitmeyenleri sinmiştir diyenlerin korkusu hala devam etmekte olduğu için yargıyı etkilemeye çalışarak tutukluluk sürelerini uzatmaya uğraşıyorlar. Kin dolu bakışlarıyla intikam ruhu içinde gerçeği görenler, ortada adalete aykırı önemli bir şeyin olmadığını söylemektedirler. Onlara göre yılanın başı ezilmelidir.
Gerçek nerededir? Ömrünü cumhuriyeti kuran değerleri korumak için vermiş, güneydoğuda silahlı çatışmalarda inandığı değerleri yurt sevgisiyle yaşayarak başarılar kazanmış, tek suçu bu vatanı sevmek olan komutanları hukuk dışı gerekçeler ve belgelerle içeri atıp, aylardır içerde tutuyorsunuz. Adalet bunun neresinde?  Cumhuriyeti savunmak neden suç oluyor?
Gerçek nerededir? Ergenekon, iktidarın hemen parti olarak kapatılması kararına ramak kala can havliyle giriştiği, haklı haksız herkesin aynı torbaya insafsızca konduğu bir torba yargılama mıdır? Bence böyledir. İçeride kanun önünde suç işlemiş olanlar olabilir. Haddini bilmez bürokratlara engel olunmaya çalışıldığı düşüncesinden yola çıkılırsa, darbeleri önleme tavrını engelleme açısından anlamlı bulunabilir. Ama geçmişte adalete aykırı işler yapmış olanları adalete aykırı biçimde yargılayamazsınız.
Silivri'de yarılan bakışlardan fışkıran enerjiyi gördük. İktidar hala kendinden olmayanların seslerine sağırdır. Adalet ağır yaralar almaya devam ediyor. Partinizin adındaki adaleti arıyoruz sayın iktidar.

<p>Yozgat'ta aydınlatma direğindeki Türk bayrağının katlanmış olduğunu gören yaşlı bir vatandaşın, ş

Yozgat'ta vatandaşın 'bayrak' hassasiyeti kameraya yansıdı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi