• $ 6,7603
  • € 7,3778
  • 360.199
  • 93015.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Pensilvanya’dan gelen talimatlar

Yolsuzluk’ iddiasıyla başlayan 17 Aralık operasyonuyla ilgili yaşanan gelişmeler, olayın yolsuzlukla uzaktan yakından hiçbir ilgisinin olmadığını ortaya koymaya başladı. Bu iddiaya kargalar bile karınları çatlarcasına gülmeye başladı.

Bu yaşananların adı tam ifadeyle ‘paralel yapının Türkiye’yi dizayn etme’ planı.
Türkiye’deki cemaat temsilcilerinin Pensilvanya’daki Fethullah Gülen’den aldığı talimatlar doğrultusunda neler yaptığı çok açık ortada artık.
Özellikle cemaate yakın bir bankayı kurtarma operasyonuyla gündeme gelen talimatlar nasıl bir oyunun ortasında kaldığımızın net göstergesi.
Aralık ayında Gülen’le görüşen bir cemaat temsilcisi, Hoca’nın, “benim verdiğim elinizdeki parayla bankadan iki büyük şirketin çektiği 300’er milyon mevduatı karşılayamaz mısınız” talebine olumsuz cevap verince harekete geçiliyor. Cemaate yakın 10 işadamı devreye sokularak ‘bankayı kurtarma’ planı hayata geçiriliyor. Gülen, kurtarma operasyonunun çarçabuk yapılmasını istiyor. Bu arada, Gülen ile yapılan görüşmede, “Biz bu arkadaşların önde gelenleriyle 2001’de olduğu gibi paralarını yatırmalarını istesek. Sizin isteğinizle yapmıştık 2001’de” dediğini bile öğreniyoruz.
Böylece, ‘2001 yılında talimatla yapılan banka kurtarma operasyonu neydi?’ sorusu gündeme geliyor.
Skandallar zinciri bunlarla sınırlı değil!
Devlet içindeki ‘paralel yapı’ ağlarını öyle bir örmüş ki, bu ağ Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’na gidiyor. Çok yüksek miktarda mevduat çekilmiş olsa bile cemaate yakın bankaya el konulamayacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Neden mi?
Çünkü ‘paralel yapı’nın kurum içinde başkan yardımcısı, daire başkanları ve daire başkan yardımcılarına varıncaya dek adamları var.

İşadamlarına iş dağıtılıyor

Pensilvanya’dan gelen talimatlar Türk iş dünyasının önemli isimlerini de çok yakından ilgilendiriyor. Gülen’e danışılarak yapılan operasyonlarda önemli isimlere iş dağıtımı yapılıyor. Örneğin; bir rafineri ihalesinde, Akın İpek ilgilenmeyince ihalenin Koç Grubu’na teklif edilmesine karar veriliyor. Gülen bu teklifi, “Olabilir. Böylece gönüllerine girmiş olursunuz” diye karşılıyor. Tabii bu süreçte ortalarda pek gözükmeyen ancak Gülen’in durumunu merak eden işadamları da var. Cemaat temsilcileri bu işadamlarının selamlarını bizzat Gülen’e iletiyor. Bu süreçte Gülen’e en çok selam gönderen, sağlığını soranların başında da Ali Sabancı geliyor. Nitekim, dün Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil, Fethullah Gülen’in bazı iş adamlarıyla ilgili yaptığı telefon görüşmelerini inkar etmedi. Aksine, Gülen’in sık sık işadamlarıyla görüştüğünü söyledi.

2001’de ne oldu?

ANAYASA kitapçığıyla başlayan 2001 ekonomik krizi bankalarla birlikte özel finans kuruluşlarını da vurmuştu. İhlas Finans’ın batmasıyla başlayan süreç, diğer özel finans kuruluşlarında da paniğe yol açtı ve mevduat kaçışına neden oldu. Arkasında büyük sermaye gruplarının olduğu bazı kuruluşlar ‘sermaye takviyesiyle’ süreçten en az hasarla çıkmayı başardı. Bunlar arasında yer alan Asya Finans da (şimdiki Bank Asya) para kaçışını cemaate yakın işadamlarının mali desteğiyle göğüslemeye çalışmıştı.

Kafası konserve kutusuna sıkışmıştı... Jandarma bakıma aldı

Kafası konserve kutusuna sıkışmıştı... Jandarma bakıma aldı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul'da 'koronavirüs' sessizliği

Roketsan'da patlama