• $9,5112
  • €11,0553
  • 549.102
  • 1519.25
9 Ocak 2014 Perşembe

Başbakan kime, niye güvensin?

Başbakan Erdoğan’ın bazı sivil toplum temsilcileri ve gazetecilerle bir araya geldiği toplantıdan sonra üzerinde en çok tartışılan konu cemaatten gönderilen mektup oldu. Mektubun Başbakan’a değil Cumhurbaşkanı’na gönderildiği, bir anlamda
sulh’ çağrısı yapıldığı malum. Erdoğan’ın içi isteklerle dolu mektuba verdiği tepki ise ‘geri adım’ atılmayacağı yönünde oldu. Başbakan, devlet içine yuvalanmış ‘paralel yapıyı’ çökertmekte kararlı olduğunu üzerine basa basa bir kez daha vurguladı.
Mektubun deşifre olmasının ardından bazı kesimlerin ‘Başbakan neden geri adım atmadı, sonuçta bir sulh çağrısı yapılıyor’ diyenleri duyar gibiyim.
Ancak kazın ayağı hiç de öyle değil.
Gelin yaşananlara tarih tarih bakalım!
Mektup, ABD’de yaşayan Fethullah Gülen Hoca ile görüşen gazeteci yazar Fehmi Koru tarafından 22 Aralık tarihinde adrese teslim edildi. Cumhurbaşkanı ve Başbakan bu mektubu okudu. Lütfen tarihlere dikkat! Mektubun gelişinden 3 gün sonra, adliye önünde gazetecilere bildiri dağıtarak meydan okuyan Savcı Muammer Akkaş tarafından, 17 Aralık operasyonunun ikinci ayağı uygulanmak istendi. 42 kişilik bir liste gündeme geldi, bu isimlerin göz altına alınacağı söylendi. Listede yer alanlar, Türk ekonomisini ileri taşıyacak ihaleleri alan işadamları ve yine bazı siyasi kimliklerden oluşuyordu.
Arkasından 1 Ocak’ta patlak veren Hatay’daki TIR skandalı. İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ın da açık açık söylediği gibi, devlet içindeki paralel yapının bir başka hamlesi yaşandı.
Ve son olarak da, AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın hedef alındığı operasyon. 3 yıl önce başlatılan, 6 aydır savcının çekmecesinde tutulan dosya, her nedense Yıldırım’ın seçim çalışmaları için start vereceği güne denk geliyor.
Böyle bir oyun karşısında Başbakan Erdoğan’a ‘mektuba neden olumlu cevap vermedi’ demek büyük bir insafsızlık olmuyor mu? Erdoğan, böyle bir tablo karşısında kime, niye, nasıl güvenebilir?

HANFİ AVCI'YA KULAK VERİLMELİ

Devrimci Karargâh Davası’ndan 15 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın sesini duyan yok gibi. Yıllarca çetelerle, bugün gün yüzüne çıkmış ‘paralel yapılarla’ mücadele etmiş bir polis müdürünün anlatacağı çok şey olduğunu düşünüyorum. “Haliç’te Yaşayan Simonlar, Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı kitap nedeniyle Avcı hakkında 2 kez devlet memurluğundan ihraç ve 6 kez meslekten men cezası verildi.
‘Paralel yapı’nın mağdur ettiği polislerle ilgili başlatılan ‘eski görevlerinize geri dönmek için başvurun’ çağrısının Avcı için de geçerli olması çok doğru bir adım olur.

<p>Son yıllarda iyice hızlanan uzay  yarışının en önemli sebeplerinden biri de doğal kaynaklar. Ay y

ABD'nin uzay madenciliği hamlesi

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu