• $8,2815
  • €9,9982
  • 483.289
  • 1427.73
04 Mart 2015 Çarşamba

Yüz yıllık hesap kapanıyor

Türkiye’nin çözüm sürecinde son aşamaya girmesi, barıştan korkanları, barışın düşmanlarını harekete geçirmiş bulunmaktadır. Onların “korkularının kaynağını” doğru analiz etmek gerekir. Çünkü bu barış düşmanları bu coğrafya üzerinde“yüzyıllık Batı hâkimiyetinin” içerideki adamlarıdır, bu hâkimiyet üzerinden pay alarak kendi halklarına karşı, sömürge yönetimlerinin etrafında toplanan, onların adına düşünen, hareket eden, onlar gibi yaşayan zevata benzemektedirler. “Kürtlere ne verildiyse ben de onu isterim” diyenlerin sancısı budur.

Batı sistemi, yüzyıl önce sömürgeleştirdiği, haritada cetvelle çizerek yapay sınırlar marifetiyle devletler icat ederek hükmettiği veya işgal edip sömürgeleştiremediği toprakları ise, Batılılaşma ideolojisi vasıtasıyla bağımlı hale getirerek kontrol altına alıp dolaylı olarak yönettiği bu coğrafya şimdi kendi yolunu çizmektedir.

Zamanı geçmiş proje

Kürt meselesi denilen konu, uzun yıllardır bu bölgedeki ülkelerin, başta Türkiye olmak üzere, bağımsızlaşma, demokratikleşme, kendi tarihlerinin, kültürlerinin kısaca kendi halklarının iradesi yönünde atacakları adımların karşısında bir araç olarak kullanılmıştır. Benim “ulusalcılık” diye eleştirdiğim yaklaşım, bu toprakların millet anlayışına aykırı, etnik fanatizme dayanan “etno-ulusal devletler”, faşizan örgütlenmelerinden başka bir şey olmayan kapalı, otoriter ve anti-demokratik bir siyaset anlayışına dayanan zihniyeti temsil etmektedirler.
Batı sistemi, bu coğrafyanın tarihsel birikimini oluşturan medeniyet değerlerine, siyaset anlayışına, “çokluk içinde birlik diye ifade edilen”, çoğulculuk yaklaşımına karşı “monolitik bir modeli” geçerli kılmak için, her türlü çabayı ve desteği ortaya koymuştur. Türkiye’nin tarihsel millet anlayışının içinde yer alan halkları da etnik temelde bölmeyi amaçlayan, bu bağlamda Kürtleri de etno-ulusal temelde ayrıştırmaya dönük bir proje olan terör hareketleri çözüm süreciyle başka bir yöne evrilmiştir.
Batılı başkentlerde hazırlanan “Kürt ayrılıkçılığı projesine” Türkiye iki esasta cevap vermiştir. Bunlardan ilki içerde verilen cevaptır ki, temelinde demokratikleşme süreci bulunmaktadır. Burada tarih, kültür, inanç temelindeki kadim ortaklık zeminine “eşit yurttaşlık biçiminde” siyasal bir boyut katılmıştır. Bu çerçevede “çözüm süreci” köklü bir dönüşüm imkânıdır, çünkü etnik temelli terör demokrasi karşısında çaresiz bir konumda kalmıştır; ya kendi ülkesiyle çatışmak üzere batılı servislerle yola devam edecektir ya da demokrasi üzerinden devletle yeni bağlar kuran Kürtleri karşısına alacaktır. İkinci cevap, Irak Kürtleri üzerinden verilmiştir. Kuzey Irak yönetimiyle kurulan çok yönlü işbirliği ve ittifaklar, Batı’nın yıllardır hazırlamaya çalıştığı projenin çökmesi anlamına gelmektedir. Bunun devamı IŞİD karşısında Türkiye’nin aldığı aktif tutumla gelecektir.

Yeni zaman yeni proje

Terörden vazgeçilmesi, silahların bırakılması çağrısı kapsamında açıklanan maddeler nihai olarak ortak bir vatan ve bir millet anlayışına dayanmaktadır ki bu başından bu tarafa Türkiye’nin savunduğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği “Tek vatan, tek devlet, tek millet” anlayışına uygun bir yaklaşımı ifade etmektedir.
Bugün barıştan rahatsız olanların, barışa düşman olanların rahatsızlığının kaynağında “yüz yıllık” Batı tasarımı ve pratiği olan “etnik temelli devletler projesinin çökmesi” yatmaktadır. Etnik düşmanlık üreten bu siyaset, etnik kimliklerin ötesinde bir millet anlayışı ve küresel süreçte “Türkiye merkezli bölgesel işbirliği siyaseti” karşısında kaybetmeye başlamıştır. Bu siyasetin karşısında yer alanlar, aynı zamanda bu halkların düşmanıdır.
Meseleye muhalefet etmek için “PKK yeni şartlar ileri sürüyor”, “silah bırakırsanız yanarsınız”, “ayak sürüyün teslim olmayın” vb. söylemler geliştiren gazeteci-yazar, siyasetçi türünden bazı kimseler ya dünyada, bölgede yaşanan değişime Türkiye’nin verdiği cevabı anlamayanlardır ya da Batı projesini hükmü kalmamasına ve her şeye rağmen savunmak zorunda olanlardır.

<p>AK Parti tarafından 'CHP yalan üretim merkezi' adıyla yayınlanarak '128 milyar dolar nerede?' tar

CHP'yi sarsan çizgi film: İlham kaynağı Muharrem İnce

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı